Grizu faciasında ölen 103 madenci anıldı

Ereğli'ye bağlı Kandilli beldesinde 7 Mart 1983'te Türkiye Taşkömürleri Kurumu (TTK) Armutçuk Müessesesi'nde meydana gelen grizu faciasında hayatını kaybeden maden işçileri düzenlenen törenle anıldı.

 

Zonguldak’ın Ereğli ilçesine Bağlı Kandilli beldesinde 7 Mart 1983'te Türkiye Taşkömürleri Kurumu (TTK) Armutçuk Müessesesi'nde meydana gelen ve 103 maden işçisinin hayatını kaybettiği grizu faciasında hayatını kaybeden maden işçileri düzenlenen törenle anıldı.

TTK Armutçuk Müessesesinde gerçekleştirilen törene TTK ve Genel Maden İşçileri Sendikası Yöneticileri, AKP Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan, Alaplı Belediye Başkanı Nevzat Çimenoğlu, Ormanlı, Gökçeler ve Gülüç Belediye Başkanları, AK Parti Ereğli ve Alaplı İlçe Başkanları, CHP Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Hayrettin Kartal, İl Genel Meclis Üyesi Kenan Gündoğdu, Milletvekili aday adayları Yaşar Balcı, Recep Erdoğan, Saffet Bozkurt, Hasan Yılmaz ve çok sayıda maden işçisi katıldı.

Maden şehitleri anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ramis Muslu, madenciliğin zor ve çileli bir meslek olduğunu, bu bölgede taşkömürü bulunuşunun üzerinden 63 yıl geçtiğini ve bu 63 yıl içerisinde 5 bine yakın şehit verildiğini belirterek, şöyle konuştu: "Birçok canlar feda ettik.

Zonguldak’ta şehitler anıtında 5 bine yakın şehidimiz var. Ülkemizi kalkındırmak sanayimizi canlandırmak, ülke ekonomisine katkı vermek adına canlarımızı verdik, vermeye de devam ediyoruz. Grizu madencinin korkulu rüyasıdır. Günümüze gelindiğinde teknolojinin geliştiği bu günlerde grizudan ve iş kazalarından artık söz etmek, konuşmak istemiyoruz.

İş güvenliği tedbirlerinin alınmasını, denetimlerin yapılmasını sadece Zonguldak’taki kazalarda değil ülkemizdeki kazalarda Orhangazi, Balıkesir, OSTİM yine Elbistan’da dahil. Dünyada yapılan istatistiklere bakıldığında bu kazaların yüzde 97-98’i önlenebilir kazalar. Ülkemizde ne acıdır ki iş kazalarında dünyada üçüncü, Avrupa’da birinciyiz. Biz artık bunların tersine dönmesini istiyoruz. Ülkemizin yıllık 20 milyon ton kömür tüketimi var bunun yaklaşık 2.5-3 milyon tonunu özel sektör ile bu bölgeden karşılayabiliyoruz.

Yılda 20 milyon ton kömür ithal edebilme adına dışarıya 2.5-3 milyar dolar civarında para aktarıyoruz. İstiyoruz ki ülkemizde ve bölgemizde işsizlerimiz var yeraltında da kömürümüz var. Ülke sanayisine ve ekonomisine bu kömürü kazandıralım, yeraltına bu yatırımları yapalım, işçi açıklarını da giderelim. 2006-2009 Yılında işçi alımı gerçekleştirildi, emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

O günden bugüne kadar 3 bin 500-4 bine yakın işçi emekli oldu. Genel Müdürümüzün Enerji Bakanlığı ve Hazine’ye yazısı yaklaşık bin 500 işçi talebi var. Biz 3-5 bin işçi alın demiyoruz biz genel müdürlüğün bu konudaki talebinin yerine getirilmesini istiyoruz. İşçi açıkları yeraltında iş kazalarına da neden olabiliyor."

"TEKNOLOJİ NE KADAR GELİŞİRSE GELİŞSİN, UYGULAYICI İNSAN"

Türkiye Taşkömürleri Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Özçelik’de konuşmasında, üretimin attırılması gerektiğine vurgu yaparak, "Zonguldak taş kömürü havzası demir çelik sektörünün vazgeçilmez hammaddesi olan koklaşabilir taşkömürü üreten Türkiye’deki tek havzadır.

Armutçuk müessesemizde özellikle demir çelik sektörü için öğütülebilirliği çok iyi olan kül oranı düşük kömür üretiliyor. Ülkemizin ihtiyacının yüzde 10-15’lerini anca karşılayabiliyoruz. Üretimi mutlaka arttırmalıyız, ülkemizin ihtiyacının enazından yarısını karşılayabilecek duruma gelmemiz lazım.

İş güvenliği konularını ön planda tutarak bir tane işçimizin burnunu kanatmadan üretimimizi gerçekleştirmek zorundayız. Her iş bir ekip meselesidir. Geldiğimiz noktada iş güvenliği konusunda gerçekten ülkemizde çok önemli yerlere geldi kurumumuz. Ama teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin sonuçta bunları uygulayacak olan insan. İşyerlerinde çalışanları eğitimden geçirip uygulamada da tam manasıyla yerine getirmemiz gerekiyor." dedi.

"BAŞKALARININ CANINI KURTARIYORUZ, KENDİ CANIMIZI KURTARAMIYORUZ"

AK Parti Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan’da konuşmasında, "Geçmişimize sahip çıkacağız. Ekmek için tarih yazmaya da devam edeceğiz. 150-160 Yıllık maden tarihinde Zonguldak karaelmas diyarı Türkiye’nin ve dünyanın önünde büyük bir sınav veriyor.

Bu sınavı can, ekmek, alın teri pahasına veriyor. Karadon’da özel sektörde en son şehitlerimiz oldu orada içimiz yandı. Hiçbir yerde özel ve kamu olarak içimizin yanmasını istemiyoruz. Geçmişteki bütün bakanlar, bütün yöneticiler, verdikleri planları programları önümüze koydukları planları çevirip çevirip okuyorum ve altından çıkamıyorum.

Burada bir hesap bir teknik bilgi eksikliğimi var yoksa biz mi farklı okuyoruz bu yazılan çizilenleri? Yeniden düşünmek mi lazım pratikte kağıt üzerinde masa başında iyi de sonuçta buranın bir sosyal sorumluluğu var. İnsanımızın ekmeğe aşa ihtiyacı var.

Yeni alanlar geliştirinceye kadar Türkiye Taşkömürü Kurumu bütün varlığı ile kamu ve özel olarak ayakta tutulmalı, diri tutulmalı can güvenliği de esas alınmalı. Biz hep başkalarının canını kurtarmak için yollara döküldük, bugünde dökülüyoruz. Değerli arkadaşlarımız kendi canımızı kurtarmak için bazen bilmiyorum çok daha rehavet demesem bile bazen oluyor bu.

Çin’den gelip burada bizi kurtaracak birileri olabilir ama biz bundan sonra Çin’e gidip oradakileri kurtaracak kadar şuurlu, bilgili, teknolojiyi kullanma yeteneğinden yoksun insanlar değiliz. Bize gelen bütün bilgileri değerlendiriyoruz. Hükumet olarak Filyos’a ne kadar önem veriyorsak maden kömürüne de o kadar değer veriyoruz." ifadelerini kullandı.

FACİADAN KURTULANLARA MADENCİ HEYKELİ HEDİYE EDİLDİ

7 Mart 1983 tarihindeki grizu faciasından sağ olarak kurtulan Salih Kılavuz, Hüseyin Demirel, İlhan Korkuç’a madenci heykeli hediye edilirken maden işçilerine şeker ve lokum dağıtıldı, okunan Kuran-ı Kerim’in ardından buradaki tören sona erdi. Daha sonra Türkiye Taşkömürleri Kurumu Armutçuk Müessesesi Misafirhanesinde katılımcılara sabah kahvaltısı ikramında bulunuldu. 

Gündem Haberleri