Haberal'ın korkunç mafya timi

Ergenekon'un tutuklu sanığı Haberal'ın mafyavari işleri olduğu iddia edildi...

Ergenekon'un tutuklu sanığı Mehmet Haberal'ın mafyavari işlerini üstlenen Rıfkı Kamburoğlu, tüyler ürperten itiraflarda bulundu: "Para ödemeyen İremtur'un sahibinin kulağını kestik."

Ergenekon iddianamesinin eklerinde Ergenekon sanığı Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal'la ilgili korkunç iddiaların yer aldığı bir dilekçeye yer verildi. Dilekçeyi yazan Rıfkı Kamburoğlu, Mehmet Haberal'ın talimatı üzerine tahsilat yaptığını, alacaklıyı dağa kaldırdığını, borcunu ödemeyen bir tur yetkilisinin kulağını kestiğini öne sürdü.

AVUKATINA BİR BİR ANLATTI

Rizeli olduğunu, Mehmet Haberal'ın eşi tarafından akrabası olduğunu ve kayınbiraderi Bora Müftüoğlu'nun Patalya Oteli'nde güvenlik müdürü olarak görev yaptığını anlatan Kamburoğlu avukatı Niyazi Özgül'e gönderdiği dilekçede yaptığı işleri bir bir sıraladı.

Patalya Otel'deki konaklama ücretlerini ödemediği gerekçesiyle İremtur'dan tahsilat yapması için Kızılcahamam'daki Patalya Oteli'ne davet edildiğini ifade eden Kamburoğlu, otelde kendisini karşılayan Erkan Haberal'ın İremtur'dan 115 bin dolar alacaklarını tahsil edemediklerini söylediğini kaydetti.

'KAMAYLA KULAĞINI KESİN'

İstanbul'a İremtur'un merkezine gidip, tehdit ettiğini bunun üzerine 60 bin dolar üzerinden anlaşmaya vardıklarını anlatan Rıfkı Kamburoğlu 10 bin dolar ödeme yapan İremtur'un kalan miktarı ödemediğini belirterek, dilekçesinde şunları anlattı: "Bunun üzerine İremtur Yönetim Kurulu Süha Alnıtemiz'i kaldırdım. Jeep marka otosuyla Patalya Oteli'ne getirdim. Haberal, 'Kafasını gözünü kırın, benim odamdaki tarihi kama asılıdır kulağını kesin' dedi. Ben de onun dediği herşeyi yaptım ve Süha beyden 65 milyarlık ve 50 milyarlık iki adet çeki aldım. Bunları daha sonra Bahçelievler'deki hastanesinde Mustafa Birben ve ve Adem Avcı'nın huzurunda rektöre iade ettim."

BİR DE FOTOĞRAF ÇEKTİRMİŞ

Süha Alnıtemiz'e işkence yaptıktan sonra bir de fotoğraf çektirdiğini belirten Kamburoğlu, şunları anlattı: "Aynı gece Süha beyi yanıma alarak Patalya'nın rektör odasında şömine bara çıktım ve Süha beyle İlhan Cent ortasında samimi pozla resim çektirdik. Bu resim sayın avukatım sendedir. Resim incelendiğinde Süha Alnıtemiz'in patlak kulağı ve kanlar görülecektir. Bu olaydan sonra Süha beyin boğazında ödem çıkması nedeniyle üç ay konuşamadığı sabittir."

Mühendisten aşağı olmamalı

Rıfkı Kamburoğlu, Bayındır Holding ile çıkan ihtilafı ise şu sözlerle anlattı: "1998'in Ağustos ayında Mehmet Haberal'ın talimatıyla kayınbiraderim Bora tarafından beni memleketten arayarak 'Hocanın başı dertte adamlarını al silahlı olarak İzmir'e araziye in' dedi. Ben de yanıma 10 kişi alarak İzmir'e gittim. İzmir'de bizi Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Hastanesi Müdiresi Sibel Hanım karşıladı. Mehmet Haberal beni cep telefonu ile arayarak, 'Enişte vuracağınız adam mühendisten aşağı olmamalı ona göre bu işi hallet benim kazancım yani 30 milyon doların yüzde 10'unu sana vereyim' dedi." İzmir'deki başarılarından dolayı Haberal'ın kendisinden 3 tane silahlı adam istediğini anlatan Kamburoğlu, "Sayın rektöre bu 3 kişiye ilaveten dördüncü kişi İrfan Okutan'ı da bıraktım. Maaşlı olarak rektörün illegal işlerinde kullanılmak üzere yanlarında çalıştılar" dedi.

İllegal işler yaptırdı

Rize Ardeşen'de ticaretle uğraşan Rıfkı Kamburoğlu, Ergenekon eklerinde yer alan mektubunu doğrulayarak, "Haberal bana illegal işler yaptırdı" dedi. Yaptığı tahsilatlar karşılığında alacaklarının ödenmediğini öne süren Kamburoğlu, "Bana iş yaptırdı, Beni kullandı. Kullandığı işlerin karşılığında bana para ödeyecek. Ben sabıkalı, illegal bir insandım. 3 yıla yakın Patalya'da kaldım. Sabıkalı bir adamla Haberal'ın ne işi olur?" diye sordu.

Gündem Haberleri