"Hak edenin alkışlanmasını istiyorum''

Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, liderliğin havasını atmadıklarını, dev aynasına bakmadıklarını söyledi

Güneş, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nde düzenlediği basın toplantısında, ligin ikinci yarısına iyi niyet dilekleriyle başladıklarını belirterek, ''Sadece bizim için değil, Türk futbolu için iyi dileklerde bulunmuştuk. İlk maçımızda Ankaragücü ile berabere kaldık. Oyun olarak iyi bir sonuç hak ettiğimizi düşünüyoruz. Kazanmamiz gereken bir maçta puan kaybı yaşadık. Şanssızlıklar, haksızlıklar, diğer sebepler ve sürprizler buna etki etti. Oynadığımız oyun karşılığında iki puan kaybetmeyi hak etmedik. Ama rakibi aldıkları bir puan için de tebrik ettik'' dedi.

O maçın eleştirilerinin yine yapılacağını ve bunun doğal olduğunu kaydeden Güneş, ''Ama bunun üzerinden spekülasyon yapmayı, beklentileri olanların, politikası olanların bu duruma kendi düşüncelerini kanalize etmelerine izin vermeyeceğiz. Biz bunun içinde olmayacağız'' diye konuştu.

Ligin uzun bir maraton olduğunu ve bu maratonda iniş-çıkışların olabileceğini anlatan Güneş, şöyle devam etti:

''Biz sıralamadaki yerimiz itibariyle biraz avantyajliyiz. İlk 5 içinde olmak için büyük avantajımız var. Lider olduğumuz için herkes bizim üzerimizden muhakemeler yapıyor. Halbuki 5. sırada olanın 4. olmak için önce onu geçmesi, 4'üncünün de 3'üncüyü geçmesi gerekiyor. Ama bu spekülasyonun sebeplerini biz biliyoruz, benim camiam bilmediği için onlara bunu bir daha hatırlatmakta yarar var. Sakın ha bu tuzağa düşmeyin. Düşüyorsunuz, bunu görüyorum. Düşmeyin çünkü bu bir yarış. Bu maratonda bizim ile diğerlerinin politikası aynı olmayabilir. Bizim politikamız doğruluktan yana olacaktır, düzgün iş yapmaktan geçecektir. İlk 5 için avantajlı bir takımız. İlk 3 için daha avantajlı olmak için çalışacağız. Şampiyonlar Ligi ve şampiyonluk için daha ilerleyen dönemlerde avantaj sağlamaya çalışacağız.''

Güneş, böyle bakmaları halinde daha rahat çalışacaklarını, yollarına daha iyi devam edeceklerini dile getirerek, şöyle konuştu:

''Taraftarlardan bu yolda bize ayak oyunlarını getirmek isteyenlerin tuzağına düşmemelerini diliyorum. Bu ligde tek şampiyon olacak. Hak edenin şampiyon olmasını temenni ediyorum. Sadece kendi camiasından değil, bütün camialar tarafından hak ettiği, söyledikleri, hatta hakemler, seyirci, taraftar, yönetici, oyuncular herkesin daha çoğunlukla (bu takım hak ediyor) dediği anlayışta bir takımın şampiyon olmasını istiyorum. Diğerlerin hepsi tartışmaya, şaibeye açık olacaktır.''

-HAKEMLER KONUSU-

Hiçbir takımın sonucu garanti edemeyeceğini vurgulayan Güneş, ''Ama güzellikleri sunmayı garanti edebilir. Herkesin böyle yapması temennimdir. Hakemlerle ilgili çok konuşuluyor. Hakemlerin geliştiğini dusunuyorum ama hata da yaptıklarını söylüyoruz. Yaptılar da yapacaklar da. İyi niyet, kötü niyet sorgulaması da kişiye göre değişir. Örneğin yerel medya kötülerken, Fenerbahçe'yi seven biri hakemin doğru yaptığını söyleyebilir. Ben buna karışamam. Ama şunu söyleyebilirim, hakemler hata yapacaktır ve bunun da konuşulmasını doğru bulmuyorum. Hakemlere baskı yapılmasını doğru bulmuyorum, hakemlerin de baskı yapanların tarafına geçmesini doğru bulmuyorum. Bu genel bir ifadedir. Sadece bu maçla ilgili değildir'' dedi.

Hakemlerin zaman geçirmelere, sertliğe izin vermemeleri gerektiğini hep dilediğini anlatan Güneş, ''Bu maçta da bizim ağzımızdan yazılıp söylenenler var. Konuşmak istemiyorum. Ama ben şunu söylüyorum, saha içinde hakemin her kararının doğru olması mümkün değil. Ama art niyetliliği tartışılırsa maçlarda bu tip tartışmalar çok olursa bundan sadece hakemler değil Türk futbolu zarar görür. Hakemlerin sahiplenmesini de doğru bulmuyorum. Onların sahipleri var. Hakem kurulu düzeltmek için elinden geleni yapar, düzeltir. Bu konular speküle edilmemeli. Speküle edip kazanan varsa da onu sizler, futbol aydınları gündemde konuşur'' diye konuştu.

Takımının futbola odaklandığını belirten Güneş, ''kalitemiz ve kapasitemiz var. Başarmak için gücümüz var. İnançlıyız, yürekliyiz ve cesuruz. Kazandığımızda sevinmeyi, kaybettiğimizde üzülmeyi yerinde yaptığımızı düşünüyorum. Futbol oynarken gelişen bir takımız. Üzüntü ve sevinçlerimiz gelecek maçlara olumlu yansıyacaktır. Bütün oyuncularımtakımın bir parçası olarak kendilerini hissediyorlar. Art niyetli değiller. Bazen beklentileri ortaya koyamadıklarında üzüntü ve tepkileri olabiliyor'' ifadelerini kullandı.

-BEŞİKTAŞ VE FENERBAHÇE MAÇLARI-

İlk olarak Beşiktaş ile Ziraat Türkiye Kupası'nda karşılaşacaklarını anımsatan Güneş, ''Devre arasında yıldız oyuncular aldı. Pahalı bir takım. İyi futbol oynuyorlar. Beşiktaş, 14 puan gerimizde olmasına rağmen taraftarları maçlarına geldi. Turu geçecek her sonuç bizim için makbuldür. İki maça baktığınızda Fenerbahçe maçının daha önemli olacağını ve ona göre kendimizi hazırlayacağımızı söyleyebilirim. Çünkü Fenerbahçe ile lig maçı oynayacağız. Ama Beşiktaş maçını önemsemiyoruz anlamına gelmez bu durum'' dedi.

Güneş, Fenerbahçe'nin de renkli bir takım olduğunu kaydederek, ''Dolayısıyla Beşiktaş ve Fenerbahçe ile art arda iki güzel maç yapacağız. Fair-play içinde maçın geçmesini, hak edenin alkışlanmasını istiyorum'' diye konuştu.

-BURAK'IN ISLIKLANMASI-

Ankaragücü maçında Burak'ın maçta ıslıklanmasına değinen Güneş, ''Taraftarımızın bu takımın sahibi olduğunu, geleceği olduğunu söyledim. Taraftar, bizim sembolümüzdür. Takımı sahiplenerek sembol olunur. Taraftarlık, oyuncusuna tepki göstermekle olmaz. Çocuğunu döven, sokağa atan anne baba olmaz. Aksi ihanet olur. Kendi saygınlığını ortadan kaldırmak olur. Ama buna izin vermeyen taraftarlarımız var. Hangi oyuncu olursa olsun, kim gelirse gelsin, burada nasıl tutulabilir diye düşünmek gerek. Gitmelerine sebep gösterilmesini doğru bulmuyorum. Burası sosyal, entelektüel bir şehirdir. Azınlıkta olan olumsuzlukları yine biz temizleyeceğiz. Ayrık otları atmak zorundayız, eğer çoğalırsa bulunduğunuz ortam kirlenir'' dedi.

Taraftarların tepkisinden çok ani değişimlerinin olduğunu belirten Güneş, şöyle devam etti:

''Bu yönetimle ilgili, bizle ilgili, sizle ilgili. Takımı nereye koyduğumuz belli değil. Bir bakmışsınız oyuncuyu Messi'ye benzetiyorsunuz, bir bakmışsınız takımı Barcelona'ya benzetmişsiniz. Haddimizi bilelim. Yoksa yanlışa düşeriz. Biz lideriz havası atmıyoruz. Dev aynasına bakmıyoruz. Bu maçta kupa maçından daha iyi oynamamıza rağmen puan kaybı yaşadık. Kısır döngü içinde hatalar yapıyoruz. Çok pozisyon ürettik atamadık. 3-0 yendiğimiz Karabük maçında daha mı çok pozisyon bulduk. Hayır. Bu tartışmaları olumsuz hava yaratmak anlamında yapmayalım. Diğer medyanın ne yazdığıyla ilgilenmiyorum. Sizinle paylaşıyorum. Kimseyi suçlamıyoruz. Takım üzerinde baskı yapmak isteyenlere izin vermeyiz. Aykut Hoca ile ilgili hiçbir şey söylemedim. Sadece konuştuklarımdan alıntı yapıp yazmak istiyorlar. Ben genel konuşurum. Şahıslar varsa örnek veririm ama kimseyi suçlamak için yapmam. O gün benim emeğime yapılan saygısızlık için konuştum. Ben hiç kimsenin hata yapmadığı bir sistem görmedim. Kötü niyetli işlerin yapıldığı sistem gördüm. Kötü niyetlilere prim tanındığı bir ülke olmak istemiyoruz. Her alanda olmak istemiyoruz.'

Pawel ve Piotr Brozek kardeşlerin hazır olmadığını ve bu nedenle futbolcuları kadroya almadığını anlatan Güneş, ''Polonya'da mart ayında ligler başlayacak. Orada lige ara verilmişti. Burada ilk koştuklarında ayakları şişti. O nedenle kadroya bu oyuncuları almadım'' diye konuştu.

-''ŞEHİR VE CAMİA BÜTÜNLÜĞÜ SAĞLANMAMIŞ''-

Güneş, şehir ve camianın bütünlüğünü sağlayamadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

''Benim de moralimi bozan olay bu. Geldiğimiz günden bugüne mesafe alamamışız. Bizim alacağımız sonuçlar değil, düşünceler bizi büyütecek. Bu düşünceler yerleşmeli. Yanlışsa ben değişeceğim. Domino taşını yapmak zor, yıkmak kolay. Çok kolay yıkılıyor. İki oyuncuya küfür edersiniz, yollarsınız. Sahada oyuncu oynarken kafası takılıyor. Ben onu kenara alayım mı almayayım mı? Alsan bir türlü almasan bir türlü. Bu kadar müdahale olur mu? Trabzonspor taraftarının, medyanın, yönetimin, hocanın yerini bilmesi gerek. Eğer karışıklık yaparsak hepimiz zarar görüyoruz. Daha maçın başında kavga varsa olmaz. Taraftar grupları ne yapmalıyız diye düşünmeli. Sorun çıkarmasınlar, kulübe yardımcı olsunlar. Takım üzerinde, camia üzerinde tahakküm kurmak taraftarlık değildir. Bir yıldır yapılanma için uğraşıyoruz, tam düzelttik, bir yere geldik, şimdi başka konuları konuşuyoruz. O zaman burda büyük yanlış var. Bu yönetimden mi, yönetim dışından mı, seyirciden mi kaynaklanıyor? O zaman başka bir şey var. Ben bu oyunda olmam. Doğruysa hep birlikte küfür edelim oyunculara, belki daha iyi oynarlar. Onun için çirkin ve kabul edilebilir bir şey değil. Ben sabırla desteklemelerini ve sevmeleri gerektiğini söyledim. Bu maçta onu görmedim. Taraftarların kendi aralarında kavga etmesi bile doğru değil.''

Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray'ın üst sırada birden olmasını istediğini dile getiren Güneş, ''Birini geri bırakmasınlar. Üçü de birbiriyle yarışırsa bizim işimiz kolaylaşır. Şiddet olursa bunun sorumlusu biz olmayalım. Hakikaten üçünün de olmasını isterim ama futbol olarak olsunlar. Eskişehirspor ve Gaziantepspor da geliyor. Yarışın heyecanlı olmasını isterim. Yarışta geri kalmak olabilir ama öne geçmek için diğer güçleri kullanırsan o camiayı büyütmez. Şu aşamada öyle bir görüntü var. O da bizi ilgilendirmeyecek. Biz bu hafta büyük takımlarla büyük takım olarak futbol oynayacağız. İki maçtan da istediğimiz sonuçla ayrılmak istiyoruz'' dedi.

Şenol Güneş, kentten izinsiz olarak ayrılan Teofilo'nun dönüşünün mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.

 

Sporname Haberleri