Konuşma kaydının gerçeği

Haluk Özdalga, bazı gazetelerin manşete taşıdığı konuşmanın gerçeğini ortaya çıkardı.

AK Parti Ankara Milletvekili Haluk Özdalga, siyasi partilerle düzenlenen bayramlaşma sırasında söylediği iddia edilen konuşmanın gerçeğini ortaya çıkardı.

Bugün partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında tartışma yaratan sözlere açıklık getiren Özdalga, haberlerin yalan olduğunu ses kaydı ile yalanladı. Özdalga, “Milliyet ve Hürriyet’i özür dilemeye, ilkeli ve iyi gazetecilik yapmaya davet ediyorum” dedi.

İŞTE HALUK ÖZDALGA’NIN YAPTIĞI O AÇIKLAMA:


"...18 Kasım 2010 Perşembe tarihli Milliyet gazetesinde, AK Parti Genel Merkezinde diğer partilerin bayram ziyareti yapan heyetlerini kabul ederken, mikrofonların kapalı olduğunu düşünerek CHP’lilerin oruç bile tutmadıklarını söylediğim, hatta benim ağzımdan doğrudan alıntı yapılarak “CHP’liler Ramazan’da oruç bile tutmuyorlar. Şimdide türban konusuna el attılar. Nasıl çözecekler?” dediğim, haber olarak birinci sayfadan verilmiştir.

Aynı gün Hürriyet gazetesinde, olayla ilgili olarak ve yine doğrudan benim ağzımdan alıntı yapılarak “Bunlar zaten oruç bile tutmazlar, şimdi turban sorununu biz çözeriz diye ortaya çıkıyorlar” dediğim haber olarak birinci sayfadan verilmiştir.

Milliyet’in haberi hazırlayan muhabiriyle görüşerek, böyle sözler kesinlikle söylemediğimi, konuşmamın zaten bantta kayıtlı olduğunu, bu kaydı dinlerken böyle bir ifadeye kendisinin rastlayıp rastlamadığını sordum.

Cevaben, kendisinin bu ifadelerin bulunduğu bir kayda rastlamadığını, ama haberi güvendiği bir gazeteci arkadaşından aldığını belirtti. Bu güvendiği kişinin de, Hürriyet gazetesindeki haberi yapan muhabir gazeteci olduğunu söyledi.

Hürriyet gazetesindeki haberi yapan muhabiri aradığımda, bu ifadeleri Haber Türk televizyonunun ses ve görüntü kayıtlarından aldığını ve ısrarla bu sözlerin o kayıtlarda olduğunu iddia etti.

Haber Türk televizyonundan söz konusu kayıtları aldım. Dileyenler bu kayda şimdi aşağıda adresleri verilen internet sitelerinden ulaşabilirler.

Kayıtlardan, Milliyet ve Hürriyet gazetelerinde doğrudan benim ağzımdan verilen ve yukarıda belirtilen sözleri söylemediğim açıkça görülmektedir. Öyle ki, bu gazetelerde çıkan ifadelere yakın, bunlara benzeyen veya yanlışlıkla öyle anlaşılabilecek veya yorumlanabilecek sözlerim dahi bulunmamaktadır.

Esasen zihnen hiç bir zaman kimin oruç tutup tutmadığıyla ilgili değerlendirmeler veya yargılamalar yapan bir kişi olmadığım için, böyle bir ifadede bulunmam da mümkün değildir.

Böyle bir haberciliğin, ilkeli gazetecilik açısından kabul edilebilir ve savunulabilir bir yönü yoktur. Söz konusu gazetelerin birinci sayfalarından verdiği bu haberler, gerçeklerle asla ilgisi olmayan kaba bir çarpıtmadan ibarettir ve kişilik haklarıma ağır bir saldırı anlamına gelmektedir.

Milliyet ve Hürriyet’i özür dilemeye, ilkeli ve iyi gazetecilik yapmaya davet ediyorum. Bu esef verici gazetecilik olayı nedeniyle doğmuş bulunan yasal haklarımı sonuna kadar kullanacağım. Milliyet ve Hürriyet gazetelerinden elde edebileceğim muhtemel maddi tazminatları da ilkeli ve iyi gazetecilik doğrultusunda çalışan kurumlara bağışlayacağım..."

Perde Arkası Haberleri