Kürşat Tüzmen iddialara cavap verdi.

Dün akşam sürpriz bir kararla AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkanlık görevine yerine Ömer Çelik'in getirildiği Kürşat Tüzmen, bugün yaptığı açıklamayla hakkındaki iddialara cavap verdi.

 

AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığını Adana Milletvekili Ömer Çelik'e devreden Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen, görevden kendi isteğiyle ayrıldığını ifade ederek, ''Bu benim bir ay öncesinden Sayın Başbakan ile yaptığım bir görüşmedir. Kendisinden izin istedim. Dedim ki, 'Sağlık sıkıntılarım var, rahatsızım'. Kendisi de kabul ettiler, sağolsun bana o izni verdiler'' dedi.

Tüzmen, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen törenle AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini Çelik'e devretti.

Bir gazetecinin, ''Diyarbakır'daki Nevruz ile ilgili yaptığınız değerlendirmenin bu görev değişikliğiyle az veya çok ilgisi var mı?'' sorusuna Tüzmen, şöyle yanıt verdi:

''Hayır. Hiçbir etkisi yok. Bu benim bir ay öncesinden Sayın Başbakan ile yaptığım bir görüşmedir. Kendisinden izin istedim. Dedim ki, 'Sağlık sıkıntılarım var, rahatsızım'. İstekte bulundum. Kendisi de kabul ettiler, sağolsun bana o izni verdiler. Dolayısıyla bizim yaptığımız bu konuşmalar ilk konuşmalar değil. Benim her yerde aynı şekilde arkadaşlarımızla beraber bayrak konusunda ne konuştuğumu herkes bilir. Meclis'te de aynı şeyi konuştuk. Merkez Yürütme Kurulu'nda da aynı şeyi konuştuk. Her yerde, partide de, Türkiye'nin her tarafında da aynı şeyi konuştuk. Burada yaptığımız konuşma da kimseyi incitecek bir konuşma değil. Biz diyoruz ki samimiyet her yerde olmalıdır. Bayram Türkiye'nin neresinde yapılıyorsa orası Türk bayraklarıyla donatılmalı. Onu söyledik. Bunu benim söylemem o kadar önemli değil. Ama Türk bayrağını hangi etnik kökenden olursa olsun bir arkadaşıma verdiğimde, o onu savunduğu zaman, Kürt kökenli arkadaşım da Türk bayrağına sahip çıktığı anda biz zaten açılımı tamamlamış oluyoruz.

Bence iki tarafta da herkesi kucaklayacak çalışmayı yapmamız lazım. Buradan arkadaşlarımı göreve çağırdım. Sağolsun, Bingöl milletvekilimiz, benim Kürt kökenli arkadaşım, Zaza arkadaşımız Yusuf Coşkun da aynı şeyleri dün Meclis'te söyledi. İçim rahatladı.''

Tüzmen, ''Bundan sonraki siyasi hayatınızı AK Parti'de sürdürecek misiniz?'' sorusu üzerine de, şunları söyledi:

''Arkadaşlar herhalde biz mesajı yanlış verdik. Ben bir yere gitmiyorum. Bu saatten sonra... Kalıbımızla geldik. Ben bürokrasiden ayrılırken ne dedim; 'Boynumuz yiğit boynu bükerse sevda büker' diye ayrıldım. AK Parti'ye de, Türkiye sevdalısı bir partiye boynumuzu büktük. Çünkü ben bir Türkiye sevdalısıyım. Adaleti ve kalkınmayı amaçlamış, o konuda çalışan, istikrar getiren... Ben bu partiye sadece MYK'da hizmet veremeyeceğimi söyledim. Neden? Genel Başkan Yardımcısı olarak şu anda aynı şekilde aynı tempoda gidemeyeceğim. Ama MKYK'nın içerisinde bir üye olarak, bir milletvekili olarak hizmetimi sonuna kadar götüreceğim.''

Sağlık sorununun ne olduğuna ilişkin bir soruyu yanıtlarken Tüzmen, ''Biliyorsunuz bende tiroid problemi var. Bu zaman içerisinde tekrar nüksediyor. Çok ağır tempolar olduğu zaman bu biraz daha büyüme gösteriyor. Tahliller yapmamız lazım. Merak etmeyin, görüyorsunuz, bende de görüntü fena değil. Biraz daha sağlığımıza özen göstereceğiz.''

MİLLETVEKİLİ TÜZMEN: '' BİRLİK VE KARDEŞLİK PROJESİ YENİ DEĞİL, BİNLERCE YILLIK TARİHİMİZDE BU PROJE VAR''

AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına getirilen Adana Milletvekili Ömer Çelik, Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen'den görevi devralırken, ''Bu bir nöbet değişimi, kendisi sağlık sebepleriyle görevden ayrılmak istedi'' dedi.

Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen törenle AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini Mersin Milletvekili Tüzmen'den devraldı.

Çelik törende yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

''Kendisi biliyorsunuz profesyonel dalgıç, iyi bir rallici ve uçuş dersi de aldı, kendisine denizde, karada ve havada ölüm yoktur. Bu üçünü de çok iyi yapar. Kuşkusuz bu görevi de yüksek standartta bırakıyor, bana büyük bir sorumluluk yüklüyor. Bu bir nöbet değişimi, Sayın Bakanımız kendisi sağlık sebepleriyle görevden ayrılmak istedi. Biz her halükarda kendisinin performansından ve birikiminden faydalanmak isteriz. Bir, iki haber çıktı 'gece yarısı bu değişim oldu' diye. Gece yarısı değil, kendisi de ben de bir kaç gün önceden biliyorduk. Fakat sizler gece yarısı duymuş oldunuz. Bazı arkadaşlarımız yanlış yorum yapmışlar. Sanki Sayın Bakanımızın, bazı politikalar konusunda genel merkezle ters düşerek, böyle bir karar aldığı yönünde. Hiç böyle bir şey yok. Sayın Başbakanımızın, iradesi ve parti politikaları etrafında hepimiz kenetlenmiş durumundayız. Bütün bunlar spekülasyondur, tamamen sağlık sebepleriyle kendisi ayrılmak istedi. Bizim aldığımız siyasi terbiye gereği bakanlık, genel başkan yardımcılığı, milletvekilliği ya da sıradan parti üyeliği arasında fark yoktur, nöbet değişimidir. Hangi görev verilirse onu yaparız, bundan sonra başka bir arkadaşımıza görev verilirse ona da seve seve devrederiz.''

''DAİMA İLERİYE BAKMANIZ LAZIM''

Tüzmen, dış politika konusunda iktidar milletvekillerinden de muhalefet milletvekillerinden de destek aldıklarını ifade ederek, şunları söyledi:

''Dış politika söz konusu olunca zaten Türkiye kenetlenir. Dış politika çok ciddi bir alan ama dalış kuralları aynen geçerli. Soğukkanlı olacaksınız, önce duracaksınız sonra düşüneceksiniz, karar verip uygulayacaksınız. Bu sıralamada hata yapmazsanız gayet güzel politik açılımları sağlayabilirsiniz. Tabii bir şey daha var. Uçuş kuralları da dış politikada geçerli. Havaalanından kalkarken kalktığınız meydana dönüp arkaya bakmayacaksınız. Yani uçağı emniyetle sürebilmek için daima ileriye bakmanız lazım. Bizi, geriye baktırmaya çalışanlar var. Bakıyorsunuz, hiç yapmadığımız, bir sözde soykırım hadisesi ile dışarda defalarca dile getirilen şeyler... Çalışacağız, yılmadan çalışacağız, aldığımız sonuçlar ortada. Bir farkla Türkiye'nin artık haklı olduğu taraflar ciddi bir şekilde vurgulanmaya başlandı.''

''ZULÜMLE HİÇ BİR ZAMAN ABAD OLUNMAZ''

Tüzmen, daha önce kurulmuş olan 16 Türk devletinin bayraklarını ve Türk bayrağını Ömer Çelik'e hediye ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Birlik ve kardeşlik projesi yeni değil. Binlerce yıllık tarihimizde bu proje var. Bu devletlerin hepsi bizim devletlerimiz. Sadece son 95 senede değil, Birinci Dünya Savaşı'nda değil. Çanakkale'de destan yazan, bütün dünyanın takdirini kazanan bir millet, aynı tarihlerde, batıda kahramanlık destanı yazarken doğuda öyle sözde soykırım hadisesi filan yapamaz. Bir taraftan kahramanlığınız yazılacak diğer taraftan bu şekilde adlandırılacaksınız.''

Daha önce kurulmuş Türk devletlerinin bayraklarını gösteren Tüzmen, şunları kaydetti:

''Biz çarpışmışızdır, savaşmışızdır ama zulme karşı. Zulümle hiç bir zaman abat olunmaz. İşte bu bayrak Türk bayrağı ve biz tek vatan, tek bayrak, tek devlet, tek millet diyoruz ve gözümüz arkada kalmadan bunu arkadaşımıza bir hatıra olarak masasının üstünde bulundurmak üzere veriyorum.''

Ömer Çelik de Tüzmen'e çiçek sundu.

Perde Arkası Haberleri