Kürt Sorununda Linç Ortamı

Ruşen Çakır medyanın Kürt sorunu ve PKK olgusuna yaklaşımını kritik ederken çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Medyadaki linç ortamı hala sürüyor...

NTV ekranlarında Basın Odası'nda yine medya üstüne ilginç tartışmalar vardı. Programın moderatörü Ruşen Çakır medyanın Kürt sorunu ve PKK olgusuna yaklaşımını kritik ederken çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Çakır, medyada ve gazeteciler arasında Kürt sorunu ve PKK konusunda tetikte bekleyen bir linç atmosferi olduğunu söyledi.

Vatan yazarı Ruşen Çakır, yükselen şiddet dalgasıyla yeniden gündemin odağına oturan Kürt sorununda medyanın yarattığı düşünce iklimini eleştirdi. Medyanın sorunu doğru ve demokratik bir şekilde tartıştırmadığını söyleyen Çakır, gazetecilerin baskıcı ve tekleştirici bir tavır içinde olduğunu söyledi. Yiğit Bulut'un bazı gazetecilere ekran yasağı getirilmesini önerdiğini hatırlatan Çakır bunun sorunu derinleştirdiğini ve tartışma ortamını, ifade özgürlüğünü sınırladığını dile getirdi.

'Her eylemden sonra 'bunlar PKK'nın son çırpınışları' deniyor. Ama bu yalan, tümüyle yalan. Ben işim gereği örgütü yıllardır yakından takip ediyorum ve biliyorum ki bu söylenenler yalan. Ama bunu tartıştığınızda ya da dile getirdiğinizde mesleki olarak çok zor durumda kalıyorsunuz. Hatta bazı gazetecilere ekran yasağı getirmek isteyen arkadaşlar bile oluyor. Yani bu konuda bir şey söylediğinizde hemen hedef haline geliyorsunuz. Siyasetçilerden değil gazetecilerden medyadan söz ediyorum.

Bu mesele yani Kürt meselesi bir çok gazetecinin meslek hayatını bitirdi. Hatta hepinizin tanıdığı bazı önemli isimlerin başına neler geldi. Andıç olayının içinde de irtica değil Kürt sorunu vardı. 30 yıldır kaç gazetecinin başına neler geldi hepiniz biliyorsunuz. 'Bu kişi bu konuda çok çıkıntılık yapıyor' diyerek birilerinin birilerine şikayet etmeyeceğini garanti edemiyorsunuz.

Nuray Mert'in de Başbakan'ın medya eleştirilerini alıntılayarak destek verdiği eleştirilere Hürriyet yazarı Mehmet Y. Yılmaz ise hayli ilginç bir cevap verdi:

"Tabi herkes aynı düşünmek zorunda değil. Demokrasi böyle bir şey zaten. Sen de yazacaksın, söyleyeceksin. Hiç kuşkusuz hedef de gösterirler, hatta manyağın bir çıkar vurur da."

Medyanaliz Haberleri