Menderes'in Kalemi Bugün KIRILMIŞTI

"Gerdeğe girecek delikanlı gibi iktidar için sabırsızlanan" İnönü'nün ve CHP'nin 27 Mayıs darbesinde aldıkları rol ve Menderes'i yağlı urgana götüren süreç...

Tam 50 yıl önce bugün Yassıada mahkemeleri Türkiye siyasi tarihini en kara günlerine götürecek süreci başlatan Adnan Menderes ve arkadaşları hakkında kararını açıkladı.

Mahkemenin aldığı idam kararları 2 gün içinde infaz edilecek ve Türk siyasi tarihinin sayfalarına asla unutulmayacak bir utanç yazılacaktı.


Türkiye 2002 yılından itibaren demokratikleşme ve normalleşme adına önemli mesafeler aldı. Yeni Türkiye’yi hayata geçirmeye çalışan kadrolar eskinin seçkin zümreleri ile mücadele etmek zorunda kaldı.

Türkiye’nin demokratikleşme adına kurtulmaya çalıştığı askeri vesayet, yargı oligarşisi ve kurumsal statükonun temelinde 27 Mayıs Darbesi ve onun sonucunda oluşturulan 1961 anayasasıyla hayata geçirilen organlar bulunuyor.

Yakın zamana kadar hükümet üzerine konumlandırılan Milli Güvenlik Kurulu, iktidar partisine kapatma davası açacak kadar ileri gidebilen Anayasa Mahkemesi, merkezileşmeyi simgeleyen Devlet Planlama Teşkilatı, askeri iç hizmet kanununun darbeye gerekçe gösterilmesi, Yüksek Hakimler Kurulu gibi vesayet organlarının tamamı ve daha pek çok düzenleme bu ilk darbenin eseri. Cunta yönetiminin hazırlattığı 1961 Anayasası her ne kadar belli çevrelerce en özgürlükçü anayasa olarak lanse edilse de, tam aksine bu anayasa ile millet iradesi üzerinde kurumsal ipotekler oluşturuldu ve devlet içinde ikinci bir seçkinler devleti yaratıldı.

Türkiye 50 yıl sonra bu bağlarından kurtulmanın mücadelesini veriyor. Bugün devam etmekte demokratikleşme, ekonomik atılımlar, dış politika etkinliği ve buna karşı yürütülen siyasi tartışmalar Demokrat Parti’nin iktidarda olduğu on yıllık süreçle şaşırtıcı benzerlikler gösteriyor. Öyle ki bugün hükümete karşı giriştikleri darbe planlarından dolayı yargılanan Çetin Doğan, Tuncer Kılınç, Şener Eruygur gibi isimler dahi 27 Mayıs darbesinin aktif harbiyelileri arasındaydı. Bununla birlikte arada çok önemli bir fark da var. Bugünkü iktidar ve toplumsal irade “27 Mayıs devleti”ni de yıkıp yerine “Yeni Türkiye”yi inşa ediyor. Ve artık darbeciler de bu ülkede hesap veriyor.

Türkiye, 50 yıl gecikmeli de olsa yaralarını sarıyor sarmasına ancak, darbecilerin miras bıraktıkları arasında asla kabuk bağlamayacak yaralar da var: Boynuna yağlı urgan geçirilmiş bir başbakan ve yol arkadaşlarının vicdanlarda sükunet bulmayacak görüntüsü. O vahşetin bu yıl 50. yıldönümü. Bu yazı dizisinin asıl konusu da bu cinayetler. İlk kez karşılaşacağınız fotoğraflar, belgeler, tanıklıklar ve röportajlarla. Bugün yaşanan normalleşmenin onların açtığı yolda yürüdüğünün bilinci, minneti ve şükranıyla.

CHP İktidar olmak için orduyu kullandı

“CHP başından beri 27 Mayıs’ın tam göbeğindeydi.”
Bu sözler 27 Mayıs darbesini gerçekleştiren 38 kişilik Milli Birlik Komitesi (MBK) üyelerinden Emekli Yüzbaşı Ahmet Er’e ait. İsmet İnönü’nün ‘Şartlar tamam olunca ihtilal meşru olur’ sözlerini hatırlatan Er ihtile ve idamların perde arkasına ışık tutan şu sözleri söylüyor: “İhtilalden önce ben bir gün İstanbul Davutpaşa’da görev yapan arkadaşım Kurmay Yarbay Orhan Erkanlı’nın yanına uğradım. Erkanlı orada tank tabur komutanıydı. Odasına girdiğimde yanında iki sivil vardı. Ben girince sustular. Erkanlı ‘konuşabilirsiniz, o da bizim arkadaşlarımızdan’ deyince tekrar konuşmaya başladılar. Dediler ki ‘Saraçhane’de sağcılarla solcuları birbirine tutuşturduk.’ Kahkaha ile gülüştüler. Onlar gidince ben Orhan’a sordum. ‘Kimdi bunlar’ dedim. Dedi ki, ‘bunlar CHP’li milletvekilleridir.’ Nasıl olur, dedim, insanları birbirine düşürüp böyle gülmek. Bana ‘sen yanlış düşünüyorsun, onlar böyle yaparak ihtilale zemin hazırlıyorlar’ dedi. İşte CHP, bu kadar ihtilalin göbeğindedir. CHP iktidar olmak için orduyu kullandı.”

Mahkeme kurullarını CHP’liler seçti

“Kesinlikle idamlara karşıydık. Bu millet nasıl bir başbakan asar. Bunun acısını herkes kadar duyuyorum. Tutuklamalara da yargılamalara da gerek yoktu. 27 Mayıs’taki kurumlar, mahkemedeki kurullar CHP’li komiteler tarafından seçilmişti. Biz bunlara çok itiraz ettik. 14’ler olarak yurtdışına gönderildikten sonra Alparslan Türkeş bizim adımıza Cemal Gürsel’e idama karşı olduğunu bildiren mektup da gönderdi. Türkiye’deki dostlara ve önemli kurumlar ve isimlere de mektup gönderdik. Kerbela’yı örnek gösterdik. Ama engel olamadık. Bu idam kararlarında Halk Partisi’nin payı olduğu kanaatindeyiz.”

İnönü subaylara senatörlük sözü verdi

“İsmet İnönü ihtilalden sonra subayları Affet İnan’ın evinde topluyor. Subaylar İnönü’ye iktidar sözü veriyor, O da subaylara senatörlük sözü veriyor. Biz idamların arkasında CHP olduğu kanaatindeyiz. Milli Birlik Komitesindeki havacılar Halk Partili idi. Havacılar grubu İsmet Paşa’yı tutardı.”


Yassıada’yı havaya uçuracaklardı

“Hakimleri biz seçseydik daha farklı olurdu. Ama biz 14’ler olarak tasfiye edildik. 23’leri tasfiye etmeyi planladık ama onlar erken davrandı. Bugün ben 14’lerin yurtdışına sürülmesi hayırlı olmuş diyorum. Bunu dememin nedeni şudur; başarılı olsaydık Yassıada ‘yı havaya uçuracaklardı. Adadaki binaların altına tahrip kalıpları yerleştirmişler. Biz eğer tasfiye olmasak demek ki o kadar masum insan öldürülecekti.”

CEMAL GÜRSEL’İN İNÖNÜ ANALİZİ

Gerdeğe girecek delikanlı gibi iktidar için sabırsızlanıyor


Tek parti döneminden sonra iktidar yüzü göremeyen İsmet İnönü liderliğindeki CHP farklı arayışlara yönelmişti. Millet iradesinden umudunu kesen İsmet Paşa, iktidar yolunu askerle açmak istiyordu. Paşa’nın meclis kürsüsünden sarf ettiği darbe tehdidi olan “sizi ben bile kurtaramam”, “Şartlar tamam olduğunda milletler için ihtilal meşru olur” sözlerini de içeren konuşma metni harbiyede çoğaltılıp dağıtılıyordu. Nitekim 27 Mayıs 1960 günü Türkiye darbe sabahına uyandığında “bayram yerine” dönen noktaların başında İsmet Paşa’nın Mebusevleri Ayten Sokak’taki evinin önü geliyordu. Paşa yanında ihtilal subayları ile evinin balkonundan sokakta toplanan CHP’leri selamladı. Darbe sabahı İnönü’nün elini öpmeye gelenler arasında Alpaslan Türkeş de vardı. İnönü, darbenin ikinci günü Cemal Gürsel kendisini arayıp “Bir emriniz var mı?” diye sorduğunda, “Büyük bir iş yaptınız. Başarınıza yardımcı olmak için asıl ben sizin emrinizde olacağım” karşılığını veriyordu. Nitekim Gürsel, daha sonra İnönü’nün iktidar hırsı için “İsmet paşa, gerdeğe girecek bir delikanlı gibi iktidar için sabırsızlanıyor” diyecekti.

Darbecilerin anayasa hazırlamaları için kurduğu komisyonun başkanı Sıddık Sami Onar aynı zamanda tanıktı. Onar, Yassıada’da Menderes aleyhine ifade vermişti.

Madanoğlu bıraktırdı profesörler tutuklattı

27 Mayıs sabahı darbeciler başta Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes ve hükümet üyeleri olmak üzere yüzlerce insanı Harp Okuluna topladı Darbenin güçlü isimlerinden Tümgeneral Cemal Madanoğlu tutuklanan pek çok ismi serbest bıraktı, ancak anayasa yapmaları için Ankara’ya getirilen profesörlerin telkiniyle tekrar hepsini tutuklattı. Yaklaşık bir yıl süren yargılamaların ardından Yüksek Adalet Divanı 50 yıl önce bugün kararını açıkladığında milletin kaderine de izi silinmeyecek karar bir lekeyi reva görüyordu. Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edilecekti.

Darbecilerin kurduğu anayasa komisyonu üyesi Prof. Tarık Zafer Tunaya da, Yassıada mahkemelerinde Menderes aleyhine ifade verenler arasındaydı.

Melik Duvaklı/ Star 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri