Milliyetçilik kabadayı ağzıyla konuşmak değildir

Erdoğan, Atatürk Üniversitesi'nin 2009-2010 öğrenim yılı açılış töreninde konuştu

Erzurum'da Atatürk Üniversitesi'nin 2009-2010 öğrenim yılı açılış törenine katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Milliyetçilik, slogan atmak, tahrik etmek değildir. Bunu bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Milliyetçilik, kabadayı ağzıyla seviyesiz üslupla, çocukları korkutacak bir bağırış çağırışla ortalığı velveleye vermek değildir" dedi.

Orkun ÇİZMELİ / ERZURUM (AHT)

Erzurum'da Atatürk Üniversitesi'nin 2009-2010 öğrenim yılı açılış törenine katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Üniversitesi'nden övgüyle bahsetti. Kabinede görev alan birçok bakanın Atatürk Üniversitesi'nden mezun olduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, "Koca 52 yıl geçmiş, benim yaşımla eşit. Böyle bir üniversiteyle tabii ki Erzurumlu ve tüm Türkiye olarak bizler gurur duyacağız. Kuruluş hikayesi de bir hayli dikkat çekici. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1937 yılında TBMM'de yaptığı konuşmada doğuda bir üniversite kurulmasının talimatını vermiş ve tam 13 yıl sonra yeniden gündeme gelmiş. Ancak daha sonra 1957 yılında kurulmuş. Geciktirmişler" şeklinde konuştu.

"TABELA ÜNİVERSİTESİ OLUR DEDİLER"

İktidara geldiklerinde Türkiye'nin birçok ilinde üniversite olmadığını söyleyen Başbakan Erdoğan, "Güneydoğu'da, Doğu Anadolu'da bütün yavrularımız pılısını pırtısını topluyor 'Acaba nerede üniversiteye gidebilirim?' diye yerinden ayrılıyordu. Bütün illere üniversite değimiz zaman herkes şaşırdı. ''Olur mu böyle şey canım. Olsa olsa tabela üniversitesi olur'' dediler. Ama biz verdiğimiz sözü tuttuk ve 81 vilayetimizde üniversitelerimizi kurduk. Bir yere adım atmak çok önemli. Bir yere tohum atarsanız, fidanı görürsünüz, atmazsanız göremezsiniz. Biz şimdi tohumu bu arazilere ektik. Ürünü de aldık, alacağız" diye konuştu.

"ERZURUM İSTANBUL GİBİ TÜRKİYE'NİN ÖZETİDİR"

Erdoğan, Erzurum'un tarihini bilmeyenin bu ülkenin tarihine vakıf olabileceğine inanmadığını söyleyerek, bu bölgenin istiklali için Sarıkamış'ta canını vermiş bir dedenin torunu olarak konuştuğuna dikkat çekti. Erdoğan, Kurtuluş Savaşı öncesinde Erzurum'dan yayın yayapan Albayrak Gazetesi'nin nüshalarından örnekler verdi. Gazetenin ''Ermenistan ile akti sulh edildi'' başlıklı yazısını okuyarak, "Erzurum Valisi Hamit Bey Ankara'ya bir müjde telgrafı çekiyor diyor ki: ''Erzurum'un Valisi sıfatıyla bu kıymetli anlaşmaya imza koymak şerefini idrak ettiğimizden dolayı kazandığımız dini şükranını ödemekten aciziz. Keyfiyetini bütün hemşehrilerimize müjdeleriz.'' Erzurum çektiği tüm bu sıkıntılardan sonra işte bu tarihi zafere imzasını atıyor. O gazete nüshalarını incelerseniz bunu görürsünüz. O dönemler Türkiye topraklarının büyük bir kısmı işgal altında, hani derlerle ya yedi düvelle çarpışıyor. İşte öyle bir durumdayken bu anlaşma imzalanıyor. Bakın, Türkiye çok büyük bir devlet küçük meselelerden korkmayacak. Bu küçük meselelere takılmayacak kadar büyük bir devlet. Başkalarının bizimle problemleri olabilir varsın olsun. Ama biz vaktimizi bu problemlere ayırıp, ilerlemeden yaşayamayız,. Elbette ki tarihi unutmayacağız. Ama bildiğimiz yolda da ilerleyeceğiz'' dedi.

"HABUR'DA BİR SÜRECİ BAŞLATTIK"

Etnik köken temelinde siyaset yapan bazı partilerin özellikle son dönemde kışkırtıcı söylemlerine hız verdiklerine dikkat çeken Başbakan Erdoğan, Habur'da bir süreç başlattıklarını ifade etti. "Herkes doğarken bir etnik kökenle doğar, sonradan bir etnik kökene mensup olmaz" diyen Erdoğan, "Ülkemizde bir etnik unsurlar sorunu, azınlıklar sorunu var. Ülkemizde bir inanç gruplarının sorunu var, işsizlik sorunu var. Biz bütün bu sorunlar yumağını asgariye indirme çabası içinde olacağız. Bunu başarırsak ne mutlu bize. Bunu sadece Tayyip Erdoğan'ın başında olduğu Hükümet başarmayacak, bunu millet başaracak. Ve bunu hiçbir siyasi emel için yapamazsanız. Yaparsanız kendiniz için de bu ülke içi de tuzak olur. Ama bunu bu düşünce istikametinde kullananlar yok değil var. Türkiye'nin bugün sahip, olduğu siyasi tablo çok iyi okunmalıdır. Sizlerin bu kışkırtmalara, aldatmalara, tahriklere kapılmamanızı hasleten rica ediyorum. Habur sınır kapısında sergilenen kışkırtıcı tavırlara aldanacak olursak, siyasi partilerin bu söylemlerine aldanırsak, bölücü terör örgütünün ekmeğine yağ sürmüş, onları hedeflerine ulaştırmış oluruz. Sabırla, soğukkanlılıkla bu süreci aşacağız. Milliyetçilik slogan atmak, tahrik etmek değildir. Bunu bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Kabadayı ağzıyla seviyesiz üslupla, çocukları korkutacak bir bağırış çağırışla ortalığı velveleye vermek değildir. Ülkemiz adına tüm olanlara rağmen umutluyum, geleceğimiz adına umutluyum. Türkiye'yi güzel günler bekliyor. Engelleri aşarak bu güzel günlere ulaşacağız" dedi.

YÖK BAŞKANI ÖZCAN: "AŞI TARTIŞILIYOR ÜNİVERSİTELERDE SES ÇIKMIYOR"

Başbakan Erdoğan'dan önce bir konuşma yapan Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan, üniversiteleri eleştirdi. Türkiye'de son günlerde ?domuz gribi aşısı'nın tartışıldığına dikkat çeken YÖK Başkanı Özcan, "Aşı konusu tartışılıyor ama üniversitelerimizden ses çıkmıyor. Üniversitelerimiz ne aşı üretimine, ne ilaç üretimine, ne de tıbbi cihaz üretimini yardımcı olmuyorlar. Bunlar yardımcı olmadığı için çok büyük paralar dışarıya gidiyor. Bu arada ülkede sağlık hizmetleri ülkenin her kesimine yayılmış durumda ama üniversiteler anlamında katkı olmamıştır. Bu nedenle üretimin yolu aranmalıdır. Üniversiteler buna önderlik etmelidir. Üniversitelerin ekonomiye katkı anlamında yapacağı çok şeyler vardır. İngiliz üniversitelerine bakarsanız İngiltere'de iş tabanlı eğitim devam etmektedir. Bizim üniversitelerimizde de bu işi yapmalıdır" diye konuştu.

İŞSİZ GENCİ KORUMALAR UZAKLAŞTIRDI

Törenin sonunda Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Başbakan Erdoğan'a üzerinde portresinin bulunduğu el dokuması bir halı hediye etti. Törenin ardından Atatürk Üniversitesi kampusü içinde bulunan Erzurum Evi'ne geçen Başbakan Erdoğan burada ayran çorbası, cağ kebabı, su böreği ve kadayıf dolması menüsünden oluşan akşam yemeğini yedi. Bu arada Başbakanlık korumaları Kültür Merkezi'nden ayrılacağı sırada Erdoğan'a doğru yaklaşan Uğur Turhan adlı işsiz genci apar topar uzaklaştırdı. İşsiz genç, "Kötü bir niyetim yok sadece iş isteyeceğim" diye bağırdı.
Erzurum'da Atatürk Üniversitesi'nin 2009-2010 öğrenim yılı açılış törenine katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Milliyetçilik, slogan atmak, tahrik etmek değildir. Bunu bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Milliyetçilik, kabadayı ağzıyla seviyesiz üslupla, çocukları korkutacak bir bağırış çağırışla ortalığı velveleye vermek değildir" dedi.

Orkun ÇİZMELİ / ERZURUM (AHT)

Erzurum'da Atatürk Üniversitesi'nin 2009-2010 öğrenim yılı açılış törenine katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Üniversitesi'nden övgüyle bahsetti. Kabinede görev alan birçok bakanın Atatürk Üniversitesi'nden mezun olduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, "Koca 52 yıl geçmiş, benim yaşımla eşit. Böyle bir üniversiteyle tabii ki Erzurumlu ve tüm Türkiye olarak bizler gurur duyacağız. Kuruluş hikayesi de bir hayli dikkat çekici. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1937 yılında TBMM'de yaptığı konuşmada doğuda bir üniversite kurulmasının talimatını vermiş ve tam 13 yıl sonra yeniden gündeme gelmiş. Ancak daha sonra 1957 yılında kurulmuş. Geciktirmişler" şeklinde konuştu.

"TABELA ÜNİVERSİTESİ OLUR DEDİLER"

İktidara geldiklerinde Türkiye'nin birçok ilinde üniversite olmadığını söyleyen Başbakan Erdoğan, "Güneydoğu'da, Doğu Anadolu'da bütün yavrularımız pılısını pırtısını topluyor 'Acaba nerede üniversiteye gidebilirim?' diye yerinden ayrılıyordu. Bütün illere üniversite değimiz zaman herkes şaşırdı. ''Olur mu böyle şey canım. Olsa olsa tabela üniversitesi olur'' dediler. Ama biz verdiğimiz sözü tuttuk ve 81 vilayetimizde üniversitelerimizi kurduk. Bir yere adım atmak çok önemli. Bir yere tohum atarsanız, fidanı görürsünüz, atmazsanız göremezsiniz. Biz şimdi tohumu bu arazilere ektik. Ürünü de aldık, alacağız" diye konuştu.

"ERZURUM İSTANBUL GİBİ TÜRKİYE'NİN ÖZETİDİR"

Erdoğan, Erzurum'un tarihini bilmeyenin bu ülkenin tarihine vakıf olabileceğine inanmadığını söyleyerek, bu bölgenin istiklali için Sarıkamış'ta canını vermiş bir dedenin torunu olarak konuştuğuna dikkat çekti. Erdoğan, Kurtuluş Savaşı öncesinde Erzurum'dan yayın yayapan Albayrak Gazetesi'nin nüshalarından örnekler verdi. Gazetenin ''Ermenistan ile akti sulh edildi'' başlıklı yazısını okuyarak, "Erzurum Valisi Hamit Bey Ankara'ya bir müjde telgrafı çekiyor diyor ki: ''Erzurum'un Valisi sıfatıyla bu kıymetli anlaşmaya imza koymak şerefini idrak ettiğimizden dolayı kazandığımız dini şükranını ödemekten aciziz. Keyfiyetini bütün hemşehrilerimize müjdeleriz.'' Erzurum çektiği tüm bu sıkıntılardan sonra işte bu tarihi zafere imzasını atıyor. O gazete nüshalarını incelerseniz bunu görürsünüz. O dönemler Türkiye topraklarının büyük bir kısmı işgal altında, hani derlerle ya yedi düvelle çarpışıyor. İşte öyle bir durumdayken bu anlaşma imzalanıyor. Bakın, Türkiye çok büyük bir devlet küçük meselelerden korkmayacak. Bu küçük meselelere takılmayacak kadar büyük bir devlet. Başkalarının bizimle problemleri olabilir varsın olsun. Ama biz vaktimizi bu problemlere ayırıp, ilerlemeden yaşayamayız,. Elbette ki tarihi unutmayacağız. Ama bildiğimiz yolda da ilerleyeceğiz'' dedi.

"HABUR'DA BİR SÜRECİ BAŞLATTIK"

Etnik köken temelinde siyaset yapan bazı partilerin özellikle son dönemde kışkırtıcı söylemlerine hız verdiklerine dikkat çeken Başbakan Erdoğan, Habur'da bir süreç başlattıklarını ifade etti. "Herkes doğarken bir etnik kökenle doğar, sonradan bir etnik kökene mensup olmaz" diyen Erdoğan, "Ülkemizde bir etnik unsurlar sorunu, azınlıklar sorunu var. Ülkemizde bir inanç gruplarının sorunu var, işsizlik sorunu var. Biz bütün bu sorunlar yumağını asgariye indirme çabası içinde olacağız. Bunu başarırsak ne mutlu bize. Bunu sadece Tayyip Erdoğan'ın başında olduğu Hükümet başarmayacak, bunu millet başaracak. Ve bunu hiçbir siyasi emel için yapamazsanız. Yaparsanız kendiniz için de bu ülke içi de tuzak olur. Ama bunu bu düşünce istikametinde kullananlar yok değil var. Türkiye'nin bugün sahip, olduğu siyasi tablo çok iyi okunmalıdır. Sizlerin bu kışkırtmalara, aldatmalara, tahriklere kapılmamanızı hasleten rica ediyorum. Habur sınır kapısında sergilenen kışkırtıcı tavırlara aldanacak olursak, siyasi partilerin bu söylemlerine aldanırsak, bölücü terör örgütünün ekmeğine yağ sürmüş, onları hedeflerine ulaştırmış oluruz. Sabırla, soğukkanlılıkla bu süreci aşacağız. Milliyetçilik slogan atmak, tahrik etmek değildir. Bunu bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Kabadayı ağzıyla seviyesiz üslupla, çocukları korkutacak bir bağırış çağırışla ortalığı velveleye vermek değildir. Ülkemiz adına tüm olanlara rağmen umutluyum, geleceğimiz adına umutluyum. Türkiye'yi güzel günler bekliyor. Engelleri aşarak bu güzel günlere ulaşacağız" dedi.

YÖK BAŞKANI ÖZCAN: "AŞI TARTIŞILIYOR ÜNİVERSİTELERDE SES ÇIKMIYOR"

Başbakan Erdoğan'dan önce bir konuşma yapan Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan, üniversiteleri eleştirdi. Türkiye'de son günlerde ?domuz gribi aşısı'nın tartışıldığına dikkat çeken YÖK Başkanı Özcan, "Aşı konusu tartışılıyor ama üniversitelerimizden ses çıkmıyor. Üniversitelerimiz ne aşı üretimine, ne ilaç üretimine, ne de tıbbi cihaz üretimini yardımcı olmuyorlar. Bunlar yardımcı olmadığı için çok büyük paralar dışarıya gidiyor. Bu arada ülkede sağlık hizmetleri ülkenin her kesimine yayılmış durumda ama üniversiteler anlamında katkı olmamıştır. Bu nedenle üretimin yolu aranmalıdır. Üniversiteler buna önderlik etmelidir. Üniversitelerin ekonomiye katkı anlamında yapacağı çok şeyler vardır. İngiliz üniversitelerine bakarsanız İngiltere'de iş tabanlı eğitim devam etmektedir. Bizim üniversitelerimizde de bu işi yapmalıdır" diye konuştu.

İŞSİZ GENCİ KORUMALAR UZAKLAŞTIRDI

Törenin sonunda Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Başbakan Erdoğan'a üzerinde portresinin bulunduğu el dokuması bir halı hediye etti. Törenin ardından Atatürk Üniversitesi kampusü içinde bulunan Erzurum Evi'ne geçen Başbakan Erdoğan burada ayran çorbası, cağ kebabı, su böreği ve kadayıf dolması menüsünden oluşan akşam yemeğini yedi. Bu arada Başbakanlık korumaları Kültür Merkezi'nden ayrılacağı sırada Erdoğan'a doğru yaklaşan Uğur Turhan adlı işsiz genci apar topar uzaklaştırdı. İşsiz genç, "Kötü bir niyetim yok sadece iş isteyeceğim" diye bağırdı.

Perde Arkası Haberleri