Prof. Dr Bilal Kemikli'den Üniversiteyi kazananlara tavsiyeler

Üniversiteyi yeni kazanan öğrencilerimize birkaç not;

Üniversiteyi yeni kazanan öğrencilerimize birkaç not;

Genç kardeşim, çalıştın, çabaladın ve bir yüksek öğretim programına kaydolmayı başardın… Seni tebrik ederim.

Ancak kazandığın programı başarıyla tamamlaman, nitelikli yetişmen ve hayata hazırlanman için şu beş konuyu defterine kaydetmeni ve üzerinde düşünmeni öneririm.

1. Derslerine devam et. Hocan yoklama almasa da, derse devam aranmasa da devam etmeye çalış. Çünkü hoca dersi anlatırken konuya ilişkin tecrübelerini de aktarır. Bilginin yanında tecrübe biriktirmeye de gayret et.

2. Bir okuma grubun olsun. Nitelikli, düşündüren, öğreten, dil becerisi kazandıran, edebi zevki tattıran kitapları arkadaşlarınla birlikte oku; okuduklarını tartış, anlat ve yaz… Okuma becerisi, okuduklarımızı anlamamız, okunan metin etrafında tartışabilme becerimiz ve oradan yola çıkarak yazmamızla gelişecektir. Üniversite sana okumayı, konuşmayı ve yazmayı bu ortamda kazandıracaktır.

3. Sınıf / amfiden başka şu üç şeyle dost ol:
1. Üniversitenin / Fakültenin kütüphanesi. 
2. Üniversitenin / Fakültenin konferans / seminer salonu.
3. Üniversitenin / Fakültenin kantini.

Kütüphane senin için bir hazinedir. Oradan yararlanmayı bilirsen, okuma sevgin araştırma ve keşif yapmaya seni sevk eder.

Konferans veya seminer salonu senin farklı olanları görmeni ve duymanı sağlar.

Üniversite eğitimi farklılıklara kapı açmalı. Sadece kendi bölümünün dersleri ve bilgileriyle yetinmen, orada başarılı olman uzun vadede tekrara kaçmana sebep olacaktır. Kendini tekrar edenler, yeni bilgilere hayatında pencere açamayanlardır. Tekrar, zamanla tükenmeye sebep olur. O bakımdan farklı kapıları açmaktan ve başka başka pencerelerden bakmaktan çekinme. Ders programın el verdikçe, seminer, konferans ve gösterilere katılmaktan çekinme.

Kantin buluşma yeridir. Gözlem yapmak için iyi bir laboratuvar... Ama en önemlisi, dost olma, arkadaşlık kurma ve çay içerken bir konuyu tartışma ortamıdır.

Kantin, fakültelerin istasyonudur. İstasyonda çok eğlenilmez; ama istasyona uğramadan da uzak hedeflere gidilemez.

4. Kazandığın bölümde başarılı olmak için gerekli olan bir yabancı dili öğrenmeye zaman ayır. Mezun olurken, farklı dil ve kültürlerden birisinin senin alanınla alakalı çalışmalarını ve görüşlerini takip etme imkânın olur. Bu seni yerellikten kurtarır. Ama kendi kültürümüzün ve tarihimizin birikimlerini öğrenmek, içinden geldiğimiz toplumu tanımak, bilgi birikimini tanımak için alanımız ne olursa olsun, Osmanlı Türkçesi ile meşgul olmayı da akıl defterimizin bir kenarına yazalım. Bu bize özgüven kazandıracak, hamasetten kurtulup tarihi hakikatlerle buluşmamızı sağlayacaktır.

5. Yüksek öğretim için bir başka şehre geldiniz. Belki bazılarınız doğup büyüdüğü şehirde okuma fırsatı yakaladı. Fakat kendi şehrinde de olsa, şu iki konuda dostluğunu sağlamlaştırmalısın.

1. Şehirle dost ol.
2. Arkadaşlarınla iyi geçin ve onların içinden samimi dostlar kazan.

Şehirle dost olmak, şehri tanımaktan geçer. Yaşadığın şehri tanı. Şehri bir kitap gibi tasavvur et; oku… Şehir kitabını okumak, şehrin tarihini, yetiştirdiği değerleri, mimari yapısını tanımaktır. Fırsat buldukça şehrin yerel yönetimi ve STK’larının kültürel etkinliklerine katılman, kitapçı dükkânlarına uğraman, çarşısında dolaşman, kahvehanelerinde oturman, şadırvanlarında abdest alman sana şehrin sırlarını verecek, şehirle dost olacaksın. Sosyal yönün böylece gelişecek.

İnsan, samimi ve kalıcı dostlarını yolda, ortak proje ve etkinliklerde kazanır. Ruh ikizini, belki bu kaydolduğun bölümde kazanacaksın. O bakımdan kimseye karşı önyargılı olmadan, güvensiz tavırlar sergilemeden, kibirle insanlara bakmadan ortak konularda buluşup yol alman, bazı meseleleri, projeleri, hayalleri paylaşman dost olmana ve dost kazanmana fırsat verecektir.

Genç kardeşim, anlatacak ve söylenecek daha başka sözler de var... Lakin bu tespitlerle şimdilik yetinelim; çünkü sen daha nice hocalarla tanışacak, tecrübe edecek ve kendi yolunu kendin çizeceksin. Ama bu beş konuyu senin için yazdım, yeni gelen bir öğrencim olarak, sana bir hediye sunmak istedim. Bil ki, en güzel hediye tecrübedir. Tecrübelerimi paylaştım; umarım sana bu tespitler güzel şeyler düşündürmüş ve yapacağın eğitim planına katkı sağlamıştır.

Tekrar üniversiteye, aramıza hoş geldin… Hak, yolunu daima açık eylesin

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Eğitim Haberleri