Şaşmaz'dan 'İsrail'i kızdırabiliriz' öngörüsü -video

8 yıldır Kurtlar Vadisi dizisinde Polat Alemdar karakterini canlandıran Necati Şaşmaz'dan oynadığı karakter ve Kurtlar Vadisi Filistin filmi ile ilgili ilginç değerlendirmeler yaptı.

Murat Tokay'ın röportajı

Necati Şaşmaz için "Bir dizide oynadı, hayatı değişti." diyebiliriz. 8 yıldır Kurtlar Vadisi dizisinde Polat Alemdar karakterini canlandıran Şaşmaz'la 28 Ocak'ta gösterime girecek olan Kurtlar Vadisi Filistin filmini konuştuk.

Necati Şaşmaz'la röportaj için Kurtlar Vadisi Pusu'nun setindeyiz. Dizinin bu hafta gösterilecek bölümünün çekimleri yapılıyor. Abdülhey orada, Memati orada ve diğerleri... İç mekanda sürüyor çekim. Belki de iki dakikalık bir görüntü için kalabalık bir ekip işbaşında. Birkaç kez tekrarlanıyor sahne... Polat Alemdar'ın çekimleri bitiyor ve Necati Şaşmaz'la sohbete başlıyoruz. Karşımda sıcak, neşeli, esprili biri var. Şaşmaz'la 28 Ocak'ta gösterime girecek Kurtlar Vadisi Filistin'den Polat Alemdar'a, Malkoçoğlu'ndan Tarık bin Ziyad'a birçok şeyi konuştuk.

Kurtlar Vadisi Irak filminden sonra "Polat Alemdar, Türk askerinin başına çuval geçirilmesinin intikamını aldı." yorumları yapılmıştı. Kurtlar Vadisi Filistin filminde Mavi Marmara'nın intikamı mı alınıyor?

İntikam gibi düşünmemek lazım. İntikam değil de bilinçlendirme diyebiliriz. Dünyanın birçok coğrafyasında yaşanan çatışmayı, savaşı, zulmü bize yansıtıldığı kadarıyla biliyorduk. Basın, medya, bilinçli olarak gerçeği kendi bakışıyla veriyordu. Bosna'da, Kosova'da, Irak'ta, Filistin'de bunu gördük. Biz insanlara gösterilmeyen olayların aslını, perde arkasını anlatıyor, sinemaya taşıyoruz. Senarist arkadaşlar derin araştırmalar yaparak güzel hikâyeler yazdılar. Biz de oynadık. Seyirci beğeniyle karşıladı, sahiplendi. Bu bizim için bir çığlık oldu. Çünkü seslerini duyuramayan bir kitleden bahsediyorduk.

Film dünya sinemalarında da gösterime girecek mi?

81 ülkede vizyona gireceğiz. Ne kadar çok insan sesimizi duyarsa, bizim aracı olduğumuz sesi duyarsa biz o kadar mutlu oluruz.

 

 

 

Kurtlar Vadisi Ortadoğu'da, Balkanlar'da, Orta Asya'da da seyrediliyor, çok seviliyor. Bu ilgi size nasıl yansıyor?

Eskiden uluslararası havaalanlarında sadece Türklerin ilgisine mazhar oluyorduk. Şimdi Araplardan, Balkanlar'dan, hatta Afrika'dan insanlar fotoğraf çektirmek, konuşmak istiyor.

Bugüne kadar hem dizide hem çektiğiniz sinema filmlerinde bir misyon üstlendiniz. Seyirciye bir şey söyleme, anlatma derdiniz oldu. Neden böyle bir yolu seçtiniz?

Özellikle Polat'ın yüklenmiş olduğu bir misyon var. Kardeşlerimin de, senarist arkadaşlarımın da aynı misyonu paylaştığına inanıyorum. Anlatılması gereken çok dert, çok sıkıntı var. Yıllar önce Raci Şaşmaz'a Kurtlar Vadisi dizisi bitti mi, bitiyor mu şeklinde bir soru sormuşlardı. Raci kardeşimin çok güzel bir cevabı vardı. "Anlatacak hikâyemiz bitmedikçe Kurtlar Vadisi bitmez." demişti. Durulma zamanları olur belki. Konsept değişerek devam eder. Anlatmak istediğimiz bizim sıkıntılarımızdır, yaşadıklarımızdır. Irak'ta bizim başımıza çuval geçirilmişti, yine Filistin'te altmış yıldır büyük bir ızdırap yaşanıyor. Filistin'i babamlar anlatırlardı, sonra biz büyüdük yine Filistin'i konuştuk. Neredeyse yüz yıl olacak bir sonraki nesil de aynı şeyi mi konuşacak, dinleyecek? Birilerinin bunu anlatması lazım. Zulüm var, buna kayıtsız kalamazdık. Böyle ızdıraplar yaşanmasın.

Kurtlar Vadisi Filistin'i Mavi Marmara'dan önce mi çekmeye karar vermiştiniz?

Kurtlar Vadisi Irak filmini yaptıktan sonra Raci Şaşmaz, Cüneyt Aysan, Bahadır Özdener ve rahmetli Ömer Lütfi Mete ile bu meseleyle ilgili neler yapabileceğimizi konuşmuştuk. Bir de bunun filmini yapsak denildi. Ve çalışmalar başladı. Bir yılın sonunda araştırmalar neticelendiğinde senaryo çalışılmaya başlandı. Senaryo bitti, bu kez Mavi Marmara olayı yaşandı. Mavi Marmara'dan sonra hikâyemizi değiştirdik.

Film ne kadar sürede çekildi?

11 haftada çekildi. Biliyorsunuz filmin negatifleri yandı. Yeniden çektik, süre uzadı. Bayağı külfetli bir iş oldu. On milyon dolar harcadık.

Filmde one minute sahnesi var mı?

Film, Mavi Marmara'yla başlıyor. Ama one minute duruşu herkesi etkilediği gibi olumlu şekilde filmi de, bizleri de etkilemiştir. Başbakan'ın aleyhinde yazılar yazan ya da karşı görüşte olan birçok insan bile one minute meselesinde takdir etmişlerdi. Takdire şayan bir olaydır demişlerdi.

Film vizyona girmeden İsrail'in kızdığı yazılıp çizilmişti. Size gelen bir tepki var mı?

Bilmiyoruz. Bir buçuk dakikalık bir şey gösterdik dizide. Diplomatik krize yol açtı, konsolos olayları çıktı. Burada da bir buçuk saat film göstereceğiz. Bakalım ne olacak?

Kurtlar Vadisi hem Türkiye'de hem gösterildiği ülkelerde sevildi. Bu sevginin sebebi ne?

Öncelikle sanırım alışılagelmişin dışında karakterlere yer verilmesi diziyi sevdirdi. Türk kültür ve ananeleriyle bezenmiş, güzellikleri yansıtmaya çalışan karakterlerdi. Kurgusal anlamda gerçekçi bir yapısı bir başka neden olabilir. Yine insanların fısıltı ile konuştukları fakat gerçekte söylemeye cesaret edemedikleri şeyleri bu dizi görsel hale getirip insanlara sundu. Senaristlerimiz milyonların fısıldadığı şeyi görsel hale getirip insanların şunu söylemesini sağladılar: İşte benim dediğim şey. Bu şok etkisi yarattı.

Sonra?

Kurtlar Vadisi bir şey söylüyorsa bunun arkasında bir şey vardır denmeye başlandı. Bu da bizim senarist arkadaşlarımızın çok iyi araştırma yapmasına, özellikle satır aralarını iyi okuyup güzel kurgularla hikâyeleri anlatmasıyla oluştu. İnsanlar bunun müdavimi oldular, sevdiler. Bu sevgi Polat karakteri ile bütünleşti. Polat ve ekibi bölünmez bir karakter gibi bir şey.

Polat Alemdar sizin hayatınızı nasıl etkiledi?

Polat 500 milyon izleyeni, seveni olan bir karakter. Müthiş bir kitlesi var. Ayrıca ben de Polat Alemdar hayranlarındanım. Kişisel olarak sima olarak demek istemiyorum, kendini beğenen durumuna düşmüş olmayayım. Ama karakter olarak hayranım. Keşke herkes öyle olabilse...

Herkes olabilse derken?

Vatanına karşı, ailesine karşı, sevdiklerine karşı, iradesiyle, gönlüyle, ruhuyla bir bütün ve sevgi dolu olabilse keşke. O yüzden ben ona karşı meftunum. Severim Polat'ı. Soruya dönecek olursak, evet, hayatım değişti. Sadece benim değil. Diziye bir bölümlük girmiş bir karakterin bile hayatı değişebiliyor. İnanılmaz tanınıyor. Buna alışık olmayanlar şok içerisinde kalıyor.

Siz şok yaşadınız mı?

Ben bunu adım adım yaşadığım için psikolojik bir sıkıntı olmadı. Kimlik problemi yaşamadım. Polat'ın ne olduğunu bilmekteyim. Ben Necati Şaşmaz'ım. Kurtlar Vadisi oyuncuları için gerekse benim için role kendini kaptırdı yorumları yapılır yer yer. Doğru değil bu.

Animasyon film çekiyorum

Vaktinizin çoğu sette mi geçiyor?

Haftanın beş günü setteyim. Bir günü röportajlara ayırıyorum. Reklam filminde oynadım, onun çekimleri, görüşmeleri oluyor. Onun haricinde ailemle vakit geçirmek istiyorum. Hem senaristliğini hem yönetmenliğini yaptığım Alamet diye bir animasyon sinema filmim var, ona koşturuyorum. Türkiye'nin ilk full animasyon filmi olacak. Hayatım dopdolu geçiyor. Aralarda müzik aleti çalmaya çalışıyorum, kitap okuyorum. Şu sıra Kenize Murad'ın 'Toprağımızın Kokusu' kitabını okuyorum. Herkese tavsiye ederim.

Şöhretin afet olduğunu bilerek yola çıktım

Müzik aleti olarak ne çalıyorsunuz?

Ney üflerim. Başka müzik aletlerini denerim. Spor yapmam gerekiyor. Zaman kalmıyor başka bir şeye. Bu arada Kurtlar Vadisi Filistin'in görsel efektlerini benim bulunduğum bir ekip yapıyor. Onların başında duruyorum. www.yazete.com'u kurdum, sonra Pana ekibine teslim ettim. Güzel bir site oldu. Sesimizi orada duyuruyoruz.

500 milyon izleyenim, sevenim var dediniz. Şöhret sarhoşluğu yaşıyor musunuz?

Allah esirgesin bizleri. Her insan nefis sahibi. Hata yapmadım demiyorum, yapmışımdır. Ama ben kulum. "Ben kuluma çekebileceğinden fazlasını yüklemem." diyor Yaradan. Ne gelirse artık hayır da şer de Allah'tan. Ama biz hazırlıklı olmalıyız. Ben hazırlandım. Kurtlar Vadisi birinci bölümünde ben oynamadım. Dizide bana başrol teklif edildi. Ben birkaç ay düşünmek için süre istedim. Dostlarımla, büyüklerimle konuştum. Onlar bana çok güzel öğütlerde, telkinlerde bulundular. Ben dizide oynamaya başladığımın birinci gününde bütün gazetelerde olacağımı düşünüyordum. Benden bahsedecekler zannediyordum. Sağda solda küçük haberlerim çıktı. Oh be dedim yavaş gideceğiz. Dizideki gibi medyada da adım adım gitmiş olduk. Şöhretin afet olduğunu bilerek yola çıkmış olmanın avantajlarını yaşadım.

Şöhret olayım diye yola çıkmadınız doğru mu anladım?

Benim öyle dünya beni tanısın, şöhret olayım gibi hedefim olmadı. Kurtlar Vadisi Irak filminde Sharon Stone sahnelerini çekip Amerika'dan döndüğümde bir arkadaşımız bana şunu sormuştu. Dünyaca ünlü aktör olsanız ne yapmak istersiniz? Ben de 'Sevdiklerimle zaman geçirmek isterim.' dedim. Has kadrom... Küçük kardeşim, Cüneyt, Bahadır, Mehmet, Hasan... Dünyanın en zengini, en şöhretlisi de olsam gariban, fakir de olsam dostlarımın içinde aynı sıcaklıkta olmayı isterim. Çünkü menfaatsiz sevildiğim, sevdiğim bir sevgi halkasının içerisinde olmak kadar güzel bir şey yok.

Kurtlar Vadisi Filistin, Gazze'ye insani yardım malzemeleri götürmeye çalışan gemilere yapılan baskın üzerine Polat Alemdar ve arkadaşlarının Filistin'e gitmesiyle başlıyor. Polat Alemdar, baskın emrini veren İsrailli komutanın peşine düşüyor.

Perşembe günleri Kurtlar Vadisi izlerim

Polat Alemdar'dan sıkıldığınız oluyor mu?

Polat Alemdar'ı oynamaktan da izlemekten de sıkılmıyorum. Çünkü ben işimi yapıyorum.

Perşembe günleri siz de Kurtlar Vadisi izler misiniz?

Eğer çekimimiz yoksa mutlaka izlerim, kaçırmam. Hatta ekip halinde izleriz. Kendimi çok eleştiririm.

Dizinin ilk günlerinde Polat Alemdar'ın bu kadar sevileceğini, ününün sınırları aşacağını hayal etmiş miydiniz?

Dizinin tutacağından emindim. Ama böylesine dünyayı sarabileceğini aklımın ucundan geçirmemiştim.

Çocukluk kahramanım Malkoçoğlu

Türk Rambosu denmesi sizi rahatsız ediyor mu?

Evet. Polat var niye bunu kabullenmek istemiyoruz? Niye güçlü olduğumuzu kabullenmek istemiyoruz? Ben neden Rambo'yla özdeşleşiyorum? Neden Türk Rambo'su diyerek ikincilleştiriyoruz? Başka bir şeyin kopyası yapmaya çalışıyoruz. Seyircinin gözünde Polat, Rambo'dan daha değerli. Bunu ilk kez İspanya'da basında yazdılar. Rambo Turco diye... Orada da aynı tepkiyi vermiştim. Umarım bundan sonrasında öyle karakterler üretilir ki Türklerin Polat'ı gibi denir. Bu söylediklerimi ukalalık ve kibir olarak almayın lütfen. Neden biz taklitçi ve ikincil olmak zorundayız? Benim rahatsız olduğum nokta bu. Bizim olan daha değerli olsun, bunun derdindeyim.

Son soru. Çocukluk kahramanınız kimdi?

Babam çocuklar için Peygamberler Tarihi vermişti bana. İncecik kitaplardı. Peygamberlerin karakterleri etkilemiştir. Sonra padişahların hayatlarını okudum. Fatih, Yavuz, Abdülhamid. Okurken her bir karakterle özdeşleşiyorsun. Yine Tarık bin Ziyad etkilemiştir. Çocukluk kahramanım ise Malkoçoğlu'ydu. Malkoçoğ-lu'nun bugünkü karşılığı Polat. Çizgi roman okurdum. Tarkan, Kara Murat, Teksas, Tommiks. Sanırım animasyon fikri de oradan gelme.

ZAMAN - PAZAR 

Gündem Haberleri