Yargıda vesayet dönemi kapanıyor

Anayasa paketinde HSYK'nın yapısını düzenleyen madde referandum sürecinde en çok tartışılan değişiklik oldu.

Halkoyuna sunulan Anayasa paketinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yapısını düzenleyen madde referandum sürecinde en çok tartışılan değişiklik oldu. HSYK'nın yapısını ve işleyişini sil baştan değiştiren düzenleme, yüksek yargının kürsü hakimleri üzerindeki vesayetini sona erdirecek. Kurulun yarısı 12 bin hakim ve savcının oyuyla seçilmiş 1. sınıfa ayrılmış hakim ve savcılardan oluşacak. Yeni yapıyla oluşacak üç dairenin hiçbirinde adalet bakanının görev almayacak olması kurul üzerindeki siyasi etkiyi de azaltacak.

ESKi HALi

MADDE 159. HâkimIer ve SavcıIar Yüksek KuruIu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimIik teminatı esasIarına göre kuruIur ve görev yapar. ÜyeIer dört yıl için seçiIir. Süresi biten üyeIer yeniden seçiIebiIirIer.

Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri arasından bir başkanvekili seçer. Hâkimler ve SavcıIar Yüksek KuruIu; adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, mesIekte kalmaIarı uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disipl in cezası verme, görevden uzaklaştır ma işIemlerini yapar.

Adalet Bakanlığı'nın, bir mahkemenin veya bir hâkimin veya savcının kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar. Ayrıca Anayasa ve kanunlarla veri en diğer görevleri yerine getirir. Kurul kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz. Kurulun görevlerini yerine getirmesi, seçim ve çalışma usulleriyle itirazların Kurul bünyesinde incelenmesi esasları kanunla düzenlenir.

Adalet Bakanlığı'nın merkez kuruluşunda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcıların muvafakatlarını alarak atama yetkisi Adalet bakanına aittir. Adalet bakanı. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun ilk toplantısında onaya sunulmak üzere, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde hizmetin aksamaması için hâkim ve savcıları geçici yetki ile görevlendirebilir.

ÜYE SEÇiMİ-ESKi HALİ

** Kurulun başkanı adalet bakanıdır.

** Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabii üyesidir.

** 3 asıl 3 yedek üye: Yargıtay Genel Kurulu'nun kendi üyeleri arasından her üyelik için gösterecekleri üçer aday içinden cumhurbaşkanınca

** 2 asıl 2 yedek üye: Danıştay Genel Kurulu'nun kendi üyeleri arasından her üyelik için gösterecekleri üçer aday içinden cumhurbaşkanınca

ÜYE SEÇİMİNİN YENi HALi

** Kurulun başkanı adalet bakanıdır.

** Adalet Bakanlığı Müsteşarı kurulun tabii üyesidir.

** 4 asıl üye: Yükseköğretim kurumlarının hukuk dallarında görev yapan öğretim üyeleri, üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasından cumhurbaşkanınca

** 3 asıl 3 yedek üye: Yargıtay üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulu'nca

** 2 asıl 2 yedek üye: Danıştay üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulu'nca 1 asıl 1 yedek üye: Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu'nca kendi üyeleri arasından

** 7 asıl 4 yedek üye: Birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş adlî yargı hâkim ve savcıları arasından adlî yargı hâkim ve savcılarınca

** 3 asıl ve 2 yedek üye: Birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş idarî yargı hâkim ve savcıları arasından idarî yargı hâkim ve savcılarınca

YENi HALi

MADDE 159. HâkimIer ve Savcılar Yüksek Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yirmi iki asıl ve on iki yedek üyeden oluşur; üç daire halinde çalışır. Üyeler dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Kurul üyeliği seçimi, üyelerin görev süresinin dolmasından önceki altmış gün içinde yapılır. Cumhurbaşkanı tarafından seçilen üyelerin görev süreleri dolmadan kurul üyeliğinin boşalması durumunda, boşalmayı takip eden altmış gün içinde, yeni üyelerin seçimi yapılır. Diğer üyeliklerin boşalması halinde, asıl üyenin yedeği tarafından kalan süre tamamlanır.

Yargıtay, Danıştay ve Türkiye Adalet Akademisi genel kurullarından seçilecek Kurul üyeliği için her üyenin, birinci sınıf adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları arasından seçilecek kurul üyeliği için her hâkim ve savcının oy kullanacağı seçimlerde, en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilir. Bu seçimler her dönem için bir defada ve gizli oyla yapılır. Kurulun Adalet bakanı ile Adalet Bakanlığı Müsteşarı dışındaki asıl üyeleri, görevlerinin devamı süresince; kanunda belirlenenler dışında başka bir görev alamazlar veya kurul tarafından başka bir göreve atanamaz ve seçilemezler.

Kurulun yönetimi ve temsili kurul başkanına aittir. Kurul başkanı dairelerin çalışmalarına katılamaz. Kurul, kendi üyeleri arasından daire başkanlarını ve daire başkanlarından birini de başkanvekili olarak seçer. Başkan, yetkilerinden bir kısmını başkan vekiline devredebilir.

Kurul, adIî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaIarı uygun görülmeyenIer hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işIemIerini yapar; Adalet Bakanlığı'nın, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.

Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere (hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri, ilgili dairenin teklifi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanı'nın oluru ile kurul müfettişlerine yaptırılır.

Soruşturma ve inceleme işlemleri, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle de yaptırılabilir. Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz. Kurula bağlı Genel Sekreterlik kuruIur. Genel sekreter, birinci sınıf hâkim ve savcılardan kurulun teklif ettiği üç aday arasından kurul başkanı tarafından atanır. Kurul müfettişleri ile kurulda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcıları, muvafakatlerini alarak atama yetkisi kurula aittir.

Adalet BakanIığı'nın merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcılar ile adalet müfettişlerini ve hâkim ve savcı mesleğinden olan iç denetçileri, muvafakatlerini alarak atama yetkisi adalet bakanına aittir. Kurul üyelerinin seçimi, dairelerin oluşumu ve işbölümü, kurulun ve dairelerin görevleri, toplantı ve karar yeter sayıları, çalışma usul ve esasları, dairelerin karar ve işlemlerine karşı yapılacak itirazlar ve bunların incelenmesi usulü ile genel sekreterliğin kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.

Prof. Dr. Yusuf Şevki HAKYEMEZ:

HSYK'NIN ÖZERK YAPISI GÜÇLENDiRiLiYOR


Değişiklik paketindeki ikinci önemli adım 7 üyeli HSYK  ile ilgilidir. Değişiklikte kurul üye sayısı 22'ye çıkartılmıştır. Adalet Bakanı, Adalet Bakanlığı Müsteşarı, 3 Yargıtay üyesi ve 2 Danıştay üyesine ek olarak değişiklikle 15 yeni üyenin daha kurula katılması sağlanacak. Böylece, adalet bakanı kurul üyesi ve başkanı olarak kalmakla birlikte artık eskiye göre bakanın kuruldaki gücü ve yetkileri azalacak, kurulda yürütmenin ağırlığı da azalmış olacak, kurul daha özerk hale gelecek. Adalet Bakanlığı Müsteşarı'nın ise kurul toplantılarına katılmaması halinde kurulu bloke etme imkânı kalmayacak. Kurulda Yargıtay ve Danıştay'dan gelen üyelerin ağırlıklı etkisi olmayacak. 5 üye oy çokluğu ile istediği kararı alabilirken, değişiklikle birlikte yüksek yargıdan gelen üyeler yanında 10 üyenin de ilk derece mahkemelerinde çalışan hâkim ve savcılar arasından seçilmesi esası benimsenecek. Böylece kurulun oluşumunda yargının bütününün orantılı temsili sağlanmış olacak.

BAKANLIĞIN GÖLGESiNDEN ÇIKIYOR

Pakette HSYK ile ilgili yer alan maddelerden en önemlisi ise 7 üyenin salt çoğunluğu ile karar alabilen Kurulda belli eğilimlerin egemen olması ihtimali, karma oluşumun benimsendiği ve daha çoğulcu bir yapının getirildiği yeni yapıda çok daha düşük olacak. HSYK'nın Adalet Bakanlığı'nın gölgesinde çalıştığı izlenimi ortadan kalkacak. Hâkim ve savcıların disiplin soruşturmaları Kurulun kendi müfettişleri aracılığıyla gerçekleştirilecek. Bu durum göz önüne alındığında HSYK yürütmeden bağımsız hale gelecek. Yine HSYK'nın meslekten çıkarma biçimindeki cezalarına karşı yargı yolunun açılacak. Ancak, kurulun tüm kararlarına karşı yargı yoluna başvuru imkânının sağlanması hukuk devleti açısından daha isabetli bir yenilik olurdu.

Doç. Dr. Sedat LAÇİNER:

Yeni Ferhat Sarıkaya vakaları yaşanmayacak


HSYK şu haliyle başta Ergenekon ve Balyoz davaları olmak üzere yürüyen pek çok davayı etkileyecek türden kararlar alıyor. HSYK'ya kalsa bu davalar vakit yitirilmeden sona erdirilmelidir. Eğer referandumdan hayır oyu çıkar ise HSYK ve genel olarak yüksek yargı mevcut hastalıkları ile güçlenmiş olacak yeni Ferhat Sarıkaya kararlarına şahit olmuş olacağız. Mesleğini kaybetmek istemeyen veya işini yaptığı için ceza almak istemeyen pek çok hakim ve savcı HSYK korkusuyla darbecilik davalarından uzak duracaklardır.

Demokrat Yargı Eşbaşkanı Orhan Gazi ERTEKiN:

Yargıda ilk kez güç ilişkileri değişiyor


Anayasa değişiklik paketi yargıya ilk kez demokrasi getiriyor. 1971 anayasa değişikliği ile hakim ve savcılardan alınan temsil yetkisi yeniden kürsü hakim ve savcılarına veriliyor. Kürsü hakim ve savcıları etkin rol oynayarak ilk defa aktör haline gelecek.Yargı kararlarında onların da iradeleri, karar ve oy hakları olacak.

Bu çok daha açık biçimde yargıda oligarşinin sona ermesi ve demokrasinin gelmesi demek. Bundan I önce yargı idaresi Yargıtay ve Danıştay'a olağanüstü nitelikte yıkıcı temsil yetkisi veriyordu. Bu olağanüstü yüzde yetmişlere varan yetki sadece yüksek mahkemelere verilmemesi gerekiyor.

HSYK'da çoğunluk yüksek yargıda, Adalet Bakanlığı burada iki üye ile temsil ediyordu. Bakanlığın buradaki gücü sadece gündem oluşturma. Diğer 5 üye istediği kararları çıkartabiliyor.Yeni paketle birlikte yargıda ilk kez güç ilişkileri değişiyor. Kurumsal ilişkiler değişiyor. Bu kurumsal ilişkiler ve güç yeni paketle birlikte hakim ve savcılara yer açılacak.

Hâkim ve savcılar bir güç olarak ilk defa Yargıtay, Danıştay ve bakanlığın yanına bir güç olarak, aktör olarak, bir hukuk hazinesi olarak deyim yerindeyse oy hakkı tanınmış bir vatandaş olarak girmeye başlayacak.

Yüksek yargı yüzde 25 varan bir temsil oranı, Adalet Bakanlığı yüzde 30 varan bir temsil oranı ile temsil edilecek ve yüzde elliye varan bir temsil oranı da hakim ve savcılara verilmiş olacak. Bu yargıyı demokratikleştiren bir müdahaledir. Eğer 12 Eylül'deki halk oylamasında "evet" çıkarsa yargıya demokrasi gelecek. Ferhat Sarıkaya ve Sacit Kayasu olaylarının bir daha yaşanmayacağını düşünüyorum.

Emekli Askeri Hakim Faik TARIMCIOĞLU:

Dokunulmaz bir kurum olmaktan çıkıyor


Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) aleyhine veya lehine dava açma imkanı geliyor. Daha önce HSYK ve YAŞ kararlarına dava açılamıyordu. Diyelim Eyüp Ağır Ceza Reisi bir suç işledi ve HSYK tarafından ihraç edildi. Şimdi kendini savunma imkânı veriliyor, dava açma imkânı var. HSYK dokunulmaz bir kurum olmaktan çıkıyor, yargıya açık hale geliyor. Bu demokratikleşme anlamında çok iyi bir iyileştirme. Van'daki savcı Ferhat Sarıkaya olayı olmayabilecek. Hakim veya savcı kendini savunma imkanı bulacak. HSYK'nın yapısı değişiyor. HSYK şu anda 5 kişilik kast sistemine dayanan bir sistemden oluşuyor. Yargıtay ve Danıştay hâkimlerinden seçiliyor. Ama taşradaki 13 bin hakim veya savcı, bu kararlara iştirak edemiyordu, HSYK'nın içerisine giremiyordu. Danıştay ve Yargıtay'a seçilenler HSYK'ya seçiliyordu, HSYK da onları seçiyordu. Bu değişiyor. Mesela Erzurum, Edirne, Bitlis Hâkimi, Antalya savcısı da bu kararlara iştirak edecek.

Prof. Dr. Mustafa ŞENTOP:

SiYASET YARGIDAN UZAKLAŞACAK


Yeni HSYK'nın üye sayısı arttırılmakta, dolayısıyla adalet bakanının ve müsteşarın etkisi üçte bir oranında azaltılmaktadır. Adalet bakanının üç daire halinde çalışması öngörülen kurul toplantılarının hepsine değil sadece genel kurul toplantılarına katılması öngörülmektedir. Müsteşarın sadece dairelerden birinin üyesi olması sağlanmakta, böylece hem adalet bakanının hem de mevcut hükümlere göre önemli ölçüde etkisizleştirildiği açık bir şekilde görülmektedir. Halen Adalet Bakanlığı'na bağlı olan müfettişlerin HSYK'ya bağlanması da yıllardır bağımsızlığın önünde en önemli bir engel olarak nitelendirilen durumun düzeltilmesi anlamına gelmektedir. Sadece bu düzenleme dahi oldukça ileri bir adım olarak kabul edilmelidir.

YARGIDA HiYERARŞi
SONA ERECEK

Bu tablo karşısında, yargı bağımsızlığının "geriye" gittiğini ileri sürmek için görünürdekilerden başka sebepler aranmalıdır. Bu sebepler, HSYK'ya yerel mahkemelerde görev yapan hâkim ve savcılar arasından önemli sayıda üye seçilecek olmasıdır. Yerel mahkemelerde görev yapan hâkim ve savcıların HSYK'da temsil edilmesi, toplam üye sayısının yarıya yakınını oluşturması yüksek yargı mensubu hâkimler tarafından ciddi bir hoşnutsuzlukla karşılanmaktadır. Bu durum, uzun yıllardır, yüksek yargı mensubu hakimler ile yerel mahkemelerde görev yapan hakim ve savcılar arasında oluşturulan "hi-yerarşik" yapının çökmesi anlamına gelmektedir. Değişiklik gerçekleşirse, Yargıtay ve Danıştay üyelerinin belirlenmesinde yerel mahkemelerde görev yapan hâkimler ve savcılar etkili olacaktır; bu durumda, yüksek mahkeme mensupları ile yerelde görev yağan hakim ve savcılar arasında astlık-üstlük ilişkisi değil sadece bir görev ayrımı bulunduğu anlaşılacaktır. Yargı sadece yürütme ve yasamaya karşı değil, yüksek yargıya karşı da bağımsız hale gelecektir.

HSYK BASKISI SON BULACAK

Bugünkü sistemde yerel mahkeme kararlarını temyiz yoluyla inceleyen ve hukukilik denetimi yapan yüksek mahkemeler, HSYK'daki belirleyici güçleri sayesinde, yerel mahke-melerdeki hâkim ve savcılar üzerinde aşılamaz bir güç ve tesir oluşturmaktadırlar. Yerel mahkemelerde görev yapan hâkim ve savcılar yüksek mahkemelerin hukuki denetim sonucu verdikleri kararlara uymama, "direnme" hakkına sahipken, HSYK faktörü ile bundan çekinmekte, yüksek yargıya bağımlı kararlar üretmektedirler. Yüksek yargı ile HSYK arasındaki bu organik ilişki yargı bağımsızlığının önündeki en büyük engeldir. Hukukilik denetimin üzerinden idari denetim gölgesi kalkmadıkça gerçek anlamda yargı bağımsızlığı sağlanamaz. Yasama organına HSYK'ya üye seçme yetkisi tanınmamaktadır; teklifin eleştirilebilecek en önemli noktası budur. Ancak yapılan değişiklikle cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi benimsenmiştir. Cumhurbaşkanı ise "12 Eylül anayasasındaki cumhurbaşkanı" değildir.

Gündem Haberleri