Zirve Davası sanığı: Boğaz kesenleri paralel abiler eğitti

Cinayetleri derin örgütün en ince ayrıntısına kadar kurguladığını söyleyen Mehmet Ülger, 'Kaybedecek hiçbir şeyim kalmadı' diyerek itiraflarda bulundu.

Malatya'daki Zirve Davası sanığı emekli Albay Mehmet Ülger, 4 yıldır tutuklu bulunduğu Malatya Cezaevi'nde ilk kez konuştu. Dönemin İl Jandarma Alay Komutanı olan Ülger, "Her şeyimi aldılar. Kaybedecek hiçbir şeyim kalmadı. Gerçekleri dünya duysun" diyerek bildiklerini anlattı; cinayetleri en ince ayrıntısına kadar Paralel Yapı'nın kurguladığını söyledi. Derin örgütten Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak bahseden Ülger'in yanıtları şöyle:

Zirve cinayetlerinin arkasında sizce kim var?

Cinayetlerin tam ortasında PDY var. Cinayetleri işleyenler daha önce PDY'nin Malatya'da Nurs Apartmanı'ndaki evinde iki 'paralel abi' tarafından özel olarak eğitiliyor. Olaydan bir gün önce cinayeti işleyecek olanlar, atış talimi yaparken polis tarafından yakalanıyor. Ama bırakılıyorlar. Polisin üzerlerinde bulduğu silah, ertesi gün cinayette kullanılıyor. Cinayet sırasında Malatya'da emniyet müdürü olan Ali Osman Kâhya ve il emniyet istihbarat şube müdürü olan İsmail Bilgin PDY'ci. Davaya bakması için kendilerinden olan savcı da getirdiler.

'GÜNÜNÜ GÖSTERECEĞİZ' DEDİLER

İddianameye göre; siz, katliamı planlamak ve azmettirmek gibi eylemlerle suçlanıyorsunuz. Bu konuda ne diyorsunuz?
Benim bu cinayetle uzaktan yakından ilgim yok. Malatya'da görev yaptığım süreçte PDY'nin hoşuna gitmeyecek şeyler yaptığım için beni bu torbaya dahil ettiler.

HOŞLARINA GİTMEYECEK NELER YAPTINIZ?

PDY, Malatya'da 2. Ordu'nun onbaşısından orgeneraline kadar tüm personelini, il jandarmanın tüm çalışanlarını, Elazığ'daki tüm askeri birimlerin bütün isimlerini tek tek fişledi. İşte "Alevi'dir", "bize yakındır, bize uzaktır", "gereği yapılmalı" gibi. Kendi adamlarını karşıt, karşıtları ise şakirt diye gösterdikleri bir listeyi jandarma bölgesinde güya unutmuşlar ki ele geçsin de onlardan olmayanlar Cemaatçi sanılıp atılsın, sürülsün, meydan kendilerine kalsın. Biz bunların hepsini görevimiz gereği belirledik, oyunlarını bozduk. Doğu ve Güneydoğu'da generallik sırasındaki albaylarla ilgili bir çalışma başlattı PDY. PDY'ci bir abiyi Başbakan'ın danışmanı gibi gösterip bölgede gezdirdiler. Bu adam benim de yanıma geldi, amaçları kendi albaylarına generallikte yer açmak. Konuşmamızı kayda aldım. Benden, takip ettiği bir ihalede yardım istedi. Meğer bir suçtan aranıyormuş, tutuklattım. "Sana gününü göstereceğiz" dedi.

RAMAZAN AKYÜREK AĞZINDAN KAÇIRDI

Cinayeti işleyenleri siz hiç gördünüz mü, iletişiminiz oldu mu?

Kesinlikle olmadı; tanımam, bilmem. Ben dahil Jandarma'nın hiçbir personeli, cinayeti işleyenleri tanımayız, hiçbir iletişimimiz de olmadı. Ama PDY'ciler onları çok iyi tanıyor. Cinayetten sonra polis müdürü Ramazan Akyürek, "Dinlemeseydik nasıl yakalardık" dedi. Sanırım bu lafı ağzından kaçırdı. Madem izlediniz, cinayeti işleyeceklerini de biliyorsunuz demek ki. Niye önlemediniz? En iyimser bakışla PDY'ci polisler, işleneceğini bildikleri bir cinayeti önlemeyerek suç işlemiştir. Cinayetin failleri, misyonerlikle ilgili bilgileri Emniyet müdürlerinden öğrendiklerini mahkemede söyledi.

ADEM YAVUZ ARSLAN DA İŞİN İÇİNDE

Cinayeti size yıkacaklarını nasıl anladınız?

İsmail Bilgin cinayetten 10-15 gün sonra yanıma geldi, sorular sordu. Sorulardaki bütün içerik, sonradan uydurup yazdırdığı sahte ihbar mektuplarının içeriğiyle aynıydı. PDY'nin abisi Mehmet Ali Badak bu işin tam içinde, gazeteci Adem Yavuz Arslan bu işin tam içinde. Badak diyor ki "Eğer birine zarar vermek isterken kendiniz zarar görmek istemiyorsanız, bu işin başkası tarafından yapıldığı izlenimi uyandırın." Zirve'de, Ergenekon'da, Balyoz'da, 17-25 Aralık'ta olan bu mantığın tezahürüdür. PDY, yaptığı ne varsa kılıfına uydurup başkası tarafından yapıldığı izlenimi vermeye çabaladı.

SAHTE İHBAR MEKTUPLARI YAZDILAR

Uzman Çavuş Aykut Saka'yla ilgili ilginç bir olay yaşanmış. Nedir bu?

Cinayetten sonra PDY abisi Mehmet Ali Badak, Aykut'a sahte ihbar mektubu yazdırmaya çalışıyor; bu işi Mehmet Ülger ve şu kişiler yaptı diye. Aykut kabul etmiyor. Ve gidip 2'nci Ordu Askeri Savcılığı'na şikâyetçi olup durumu anlatıyor. Ben Aykut'u şahit gösterdim. Bunun üzerine PDY'ciler Aykut'u Zirve Davası sanığı konumuna soktular ve tehditle konuşturmadılar. Konuşmaması ve ellerinde tutmak için PDY'ciler Aykut'a iş buldu, şimdi onların işinde çalışıyor. Eğer Aykut konuşur da gerçekleri söylerse Zirve'de PDY ve Mehmet Ali Badak batağa girer.

Cinayet Malatya'da işlendi ama olaya, Yurt Atayün'ün başında bulunduğu İstanbul TEM baktı bir ara. Ne için böyle oldu?
Cinayet sırasında Malatya'da, kendilerinden olmayan Cumhuriyet Başsavcısı Ceyhun Ceylan, 3'üncü Ağır Ceza Savcısı Atilla Ceylan vardı. İstediklerini yaptıramadıkları için olayı Yurt Atayün gibi, Zekeriya Öz gibi PDY'ciler üzerinden İstanbul'dan yürütme yolunu seçtiler. Sahte ihbar mektuplarıyla soruşturmayı Malatya dışına aldılar. İhbarların biri Zekeriya Öz'e gitti güya. PDY, o savcıları Malatya'dan uzaklaştırıp İsmail Aksoy gibi kendi adamlarını getirdi, ardından İstanbul görevsizlik kararıyla olayı tekrar Malatya'ya gönderdi. Tam arayacakları gün evime, cinayeti benim işlettirdiğime ilişkin sahte mektup gönderdiler. Güya mektubu evde bulup kanıt yapacaklar. Eşim posta kutusundan alıp saklamış.

Sahte ihbar mektubunun konusu ne?

PDY bu olayı sahte ihbar mektupları üreterek kotardı denebilir. 15 sahte ihbar mektubu yazdılar. Kimden geldiği belli olmayan sahte ihbar mektuplarını kendi adamlarına; örneğin Zekeriya Öz'e gönderdiler.

KATİLLERİN HEPSİ SERBEST KALDI

Malatya'da Emre Günaydın, Salih Gürler, Cuma Özdemir, Hamit Çeker ve Abuzer Yıldırım, Hıristiyanlıkla ilgili yayınlar yapan Zirve Yayınevi'nde 18 Nisan 2007'de katliam yaptı. Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel'i boğazlarını keserek öldüren zanlılar, olay yerinde yakalandı. Katliam günü, aylar öncesinden ayarlanmış bir konferans için Malatya'ya gelen Orgeneral Hurşit Tolon ve Malatya İl Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Mehmet Ülger'in de aralarında bulunduğu 20 kişi cinayetle ilgili oldukları iddiasıyla tutuklandı. Cinayeti işleyen beş kişi, beş yıllık tutukluluk süreleri dolduğu için tahliye edildi. Fakat Ülger'le üç sanık hâlâ hapiste.

(Akşam)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri