Zülfü Livaneli denen zat bir 'ucubedir'

Aklınıza ne gelirse... "Ucube"den tutun da "dönek" sözüne kadar. Bu kavga mahkemede biter gibi....

Star yazarı Yağmur Atsız, Zülfü Livaneli için "ucube" dedi... Sadece bu da değil...
Yazısında "dönek, ödlek" en hafif kalan hakaretti...
Kavga da
Zülfü Livaneli'nin 7 Ekim'de yazdığı yazıdan patladı. O yazıda Livaneli, Yağmur Atsız'ın ismini vermeden şu satırları yazdı;

“12 Mart Cuntasına kafa tutarak yaptığım ve içinde Deniz Gezmiş, Ulaş ağıtları bulunan albümü reddetmişim. Bunu hangi alçak uydurdu bilmiyorum. Bu parçaların bazılarını konserlerimde söylüyor ve kitabımda ‘Bu albüm benim onurumdur.’ Yazıyorum ama iftira doğrudan daha hızlı yayılıyor.”

BU ZAT BİR UCUBEDİR!...

Yağmur Atsız'ı çileden Livaneli'nin satırları arasına sıkıştırdığı "alçak" sözü oldu.
Ağzının ayarını bozan Star yazarı Atsız, Livaneli'ye demediğini bırakmadı.

İşte Yağmur Atsız'ın satırları;

"Karakterinin mümeyyiz vasfı döneklik ve ödleklik olan Zülfü mûtâdı veçhile yine yalan söylüyor. “Ömrümün İlk 65 Yılı” (Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları) adlı kitabımın “Bir Vak’a: Zülfü Lîvâneli” bölümünde bu şahsın ne mal olduğunu örnekleriyle anlatırken o “iftirâ”yı (!) da adımla sanımla dile getirmişdim.

Bu zât hayâtını yalanlar üzerine inşâ etmiş bir ucûbedir. Üstelik o yalanlar da zemîne ve zamâna göre değişebilir. Değişmeyen belki de tek alanı, ortaokul mezûnu olduğu halde İsveç’de “müzik, felsefe ve dil eğitimi” gördükden sonra “Fairfax üniversitesi Müzik Bölümü”nü de bitirmiş olması martavalıdır. Çünki nota da bilmez. Kardeşi Ferhat bilir. Bu ifâdenin sâdece dil bölümü doğrudur ki o da İsveç’e gelen bütün mültecîlerin tâbî tutulduğu dört haftalık dil kursudur.

Bu kadar şiddetli bir aşağılık duygusuna herhalde tabâbet târihinde ender rastlanır.
Demek ben alçağım, öyle mi?
Şimdi aklıma Necib Fâzıl’ın o hârikulâde sözü geliyor:
“Ben sana alçak demiyorum. Çünki o dahî bir irtifâdır!”

Medyanaliz Haberleri