Allah Bizi Korusun!

xxx43

Gerçek büyük adamların övgüye ve pohpoha ihtiyacı yoktur.

Onlar kesinlikle övgü istemezler.

Kendileri istemediği halde bazıları överse, onlara mani olmaya çalışırlar.

Müslümanların zekatlarını, sadakalarını, hizmet ve yardım paralarını toplayıp, bunların bir kısmı ile dinbaronlarını öven, onların reklamını ve propagandalarını yapanlar doğru yolda değildir.

Bütün hamdler, senalar, övgüler, sipaslar Allahü Tealaya mahsustur.

Hatemülenbiya Efendimize salât ve selam getiririz.

Diğer Peygamberler için aleyhisselam deriz.

Ashab-ı Kiram Efendilerimiz için "Radiyallahu anhüm ecmain" (Allah onların hepsinden razı olsun) duasını ederiz.

Âhirete intikal etmiş ulema, fukaha, süleha ve mü'minler için rahimehullah (Allah ona rahmetiyle muamele buyursun) deriz.

Günahkârlar için "Allah taksiratını affeylesin" deriz.

İmanı olan hiç kimseyi, günahı ne kadar çok olursa olsun, ilahî rahmet ve afvden uzak tutmayız.

Gerçek din alimlerine, gerçek fakihlere, gerçek şeyhlere, gerçek mürşid-i kâmillere çok hürmet ederiz. Onları veliyyinimet biliriz.

Din büyüklerini ve ruhbanları kesinlikle tanrılaştırmayız, putlaştırmayız.

Allah'ın izni olmaksızın kimsenin şefaat edemeyeceğini biliriz.

Gerçek alimler, gerçek fakihler, gerçek şeyhler, gerçek mürşidler ücretlerini Allah'tan bekler ve isterler, mahlukattan beklemezler ve istemezler.

Zekâtları Kur'ân'a, Sünnet'e, fıkha ve şeriata aykırı olarak toplayanlar ve sarf edenler hain ve merduttur.

Din ticareti ve bezirganlığı yapılarak elde edilen gelirler ve servetler lanetlidir.

Ulema-i din, fukaha, amme-i din, müfessirin-i kiram, muhaddisin-i zevi'l-ihtiram, eimme-i müctehidîn telif ve tasnif buyurmuş oldukları değerli fıkıh, ilmihal, tefsir, hadîs, ahlak ve tasavvuf kitaplarını telif ücreti, câize, dünyalık elde etmek için yazmamışlardır.

"Bir an önce bol cildli bir tefsir çıkartıp da köşeyi döneyim" zihniyeti lanetli bir zihniyettir.

Yakın tarihin İslâm büyüklerinden Şeyh Adanalı Sami Efendi hazretleri 90 küsur yaşında Medine-i Münevvere'de vefat etti. Kendisine bakan doktorla görüştüğümde şöyle demişti: "Mübarek sanki rölantide yaşıyor, günde aldığı gıda bir ceviz kadardır. Namaz kılıyor, zikrullahla meşgul oluyor, dünyada ölmüş vaziyette yaşıyor..."

Allah'ın yer yüzünde Halifeleri olan sâlih ve velî kişiler "ölmeden önce ölmüş" rütbe ve derecesine yükselmişler, hiçleşmişlerdir.

Riyaset (başkanlık) hırsı cinsel şehvetten 360 derece kuvvetli ve zararlıdır.

Halktan İslâm adına toplanan bütün yardım ve hizmet paraları aşağıda sayacağım şu kutsal değerler için doğru dürüst ve yerli yerinde (Kur'âna, Sünnete, Şeriata, İslâm ahlakına uygun olarak) harcanmalıdır:

(1) İslâm, (2) Kur'ân, (3) Sünnet (4) Şeriat, (5) Fıkıh, (6) Ahlak-ı İslâmiyye, (7) İmamet-i Kübra, (8) Ümmet-i Beyza.

Fıkıh mezhepleri çok faydalı ve lüzumludur ama onlar amaç değildir.

Gerçek tasavvuf tarikatları çok faydalı, çok mübarek, çok lüzumludur ama onlar da amaç değildir.

Her Müslümanın hak ve doğru bir fıkıh mezhebini kabul etmesi ve onu bütün olarak uygulaması gerekir ama mezhepçilik kötüdür. Doğru olan mezhepli olmaktır.

Tarikatli olmak doğrudur, tarikatçilik yanlıştır.

İnanç, fıkıh ve ahlak bakımından Ehl-i Sünnet dairesi içinde cemaat olunabilir ama cemaatçilik, cemaat fanatizmi ve asabiyeti kötüdür.

Her mü'minde Ümmet bilinci olmalıdır. Asıl, temel, esas olan budur. Ümmet bilincine sahip olmayan Müslüman vasıflı ve şuurlu değildir.

Doğru itikada sahip olmayan fırkalar fırka-i dalledir.

Şeriat-ı Garre-i Ahmediyyeye ters düşen bütün itikatlar, ameller, sözde hizmetler hederdir.

İhlassız ameller ve ibadetler hederdir.

Din alimliği ve fakihlik ticarî bir meslek ve sektör değildir, dünyalığa ve zenginleşmeye alet edilemez.

Ümmet-i Muhammed'e en büyük zararı din sömürücüleri vermektedir.

Gerçek mürşidlerin Ümmet-i Muhammed'i aldanmaktan korumaları gerekir.

İlimle aldananlar vardır.

Tasavvufla, hırka ve taçla aldananlar vardır.

Gösteriş için hayır hasenat yaparak aldananlar vardır.

İbadetleri, kendilerini ucba götürenler aldanmıştır.

Ben ben ben diyenler hep aldanmıştır.

Günahkarları hor görüp kendilerini çok beğenenler ve yüceltenler aldanmıştır.

Ramazan çadırlarının kapısına kocaman harflerle "Bu akşamki iftar Hacı Gani Zenginzade tarafından verilmektedir" diye yazdıranlar aldanmıştır.

Allah rızası için yapılmayan ibadetler, nafileler, hayırlar, hasenat makbul olmaz.

Cahil halkın hizmet paralarını cebellezi edenler haindir, merduttur, münafıktır.

Saçı bitmedik yetimlerin, miskinlerin, fukaranın, sürünenlerin haklarını gasb edenler merduttur, mel'undur, haindir.

Râşi de mürteşi de (Rüşvet alan ve veren) cehennemliktir.

İki iftar sofrası:

Birinci sofra: Tarhana çorbası, nohutlu bulgur pilavı, erik kurusu hoşafı, cacık... Bu mütevazı sofra helal para ile hazırlanmıştır.

İkinci sofra: On beş çeşit lüks ordövr (küçük börekler, dolmalar, sucuk pastırma, peynir, zeytin, zeytinyağlılar, bal, reçel, içli köfte, çiğ köfte vs)... Küçük köftelerle yapılmış tereyağlı nefis bir çorba...Bol soğanlı ve kıymalı yumurta... Ana yemek... Fıstıklı, safranlı ve mantarlı pilav... Çeşit çeşit tatlılar... Cacık, salata, turşu, tarama... Beş çeşit tatlı... On çeşit meyva... Dondurmalar... Çaylar, kahveler... Ayran, meyve suları, meşrubat...

Bu ikinci sofra kara haram para ile hazırlanmıştır. Birinci sofra hayırlıdır, ikici sofra ateştir, cehennemdir.

Sevgili din kardeşim sakın aldanma, kanma, yanma...

Biz bütün ömrü boyunca buğday ekmeği ile eti bir arada doyasıya yememiş olan Hâtemülenbiya Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin ümmetiyiz...

Kurtuluş doğruluktadır, dürüstlüktedir.

Kurtuluş ihlastadır.

Kurtuluş nefs-i emmaresini tebrie etmemektedir. (Aklamamaktadır).

Kurtuluş, Allahın lütf etmiş olduğu nafakayı paylaşmaktadır.

Kurtuluş helal ve tayyib kazançtadır.

Muhterem okuyucularımın ve bütün din kardeşleriminRamazan-ı şeriflerini tebrik eder, hayır dualarını beklerim...

Allahü Teâlâ hazretleri bizleri aldanmaktan, ayağımızın kaymasından, lüksten, israftan, tenperestlikten, gurur, kibir ve ucbtan, şeytanın tuzaklarına düşmekten, haram yemekten, Altın Buzağı'ya tapmaktan, kafirler gibi yedi mideyle tıkınmaktan, kardeşlerimiz aç gecelerken tok sabahlamaktan muhafaza buyursun.