Avrupa Birliğine Dair

Prof.Dr. Kamil GÜNGÖR

Kıymetli okurlar!.. İnşaallah bu ve devamındaki birkaç yazımızda sizlere Avrupa Birliği ve AB Türkiye ilişkileri hakkında görüş ve düşüncelerimi paylaşacağım. Bu yazımızda Avrupa Birliğinin kısa künyesi hakkında bilgi verelim.

Avrupa Birliği batı kültür ve medeniyetinin temsilcisi sıfatıyla, aralarında birlik oluşturabilmek amacıyla, ulusal kimliklerinden hatta egemenliklerinden feragat ederek İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulmuş bir kurumdur. Şu andaki haliyle teknik anlamda bir devlet değildir. Ancak bağlayıcı ve emredici karar alma yetkisi, yasama (Avrupa Parlamentosu), yürütme (Avrupa Birliği Komisyonu) ve yargı (Avrupa Birliği Adalet Divanı-ABAD) yetkisine sahip kurumları, diplomatik temsil kabiliyeti, bayrağının, marşının, para biriminin olması gibi devlet niteliği taşıyan özelliklere sahiptir. Ama sözgelimi anayasası ya da başkenti ve ordusu yoktur.[i]

AB esasen ekonomik ve diplomatik bir güçtür. Bir başka deyişle kurumsal yapı olarak askeri bir güç değildir. Askeri konularda hala NATO’ya bağımlı olduğu söylenebilir. Kosova gibi, Ukrayna gibi konularda kurumsal olarak inisiyatif üslenememektedir. Bugün Ukrayna’ya verdikleri askeri destek daha çok diplomatiktir. Askeri destek ülke düzeyinde olup, ABD ile entegredir. Ekonomik büyüklük bakımından dünya sıralamasında birinci sırada iken, İngiltere Birlik’ten çıktıktam sonra ABD’nin gerisine düşmüştür. Bir başka tür hesaplama olan satınalma paritesine göre, Çin ekonomisi nedeniyle, üçüncü sıradadır. (Bu hesaplamada Çin ABD’nin de önünde birinci sıradadır).

Avrupa Birliği international (uluslararası) değil, supra national (uluslarüstü) bir kurumdur. Bu anlamda dünyada bir benzeri yoktur. Avrupa Birliği; tarihsel arka planı, nihai siyasi hedefi, başarısı kanıtlanmış kurumsal yapısıyla da şüphesiz diğer kurumlardan ayrılmaktadır.

AB 65 yılı aşan bir süredir üyelerine siyasi istikrar ve ekonomik refah sunmaktadır. Bu yüzden de cazibe merkezidir. Kaynakların ortak yönetimi ile yeni bir savaş riski ortadan kaldırılmak istenmiş ve bunu şimdiye kadar başarmıştır. Zira savaş sonrası Avrupa'yı tekrar bir araya getirmiştir. Tek pazar ve tek para hedeflerini gerçekleştirmiştir. Gerek kendi içerisinde gerek global çapta zayıf ülkelere kalkınma desteği yapan en büyük donördür.

AB altı Avrupa Ülkesi (Belçika Almanya Fransa İtalya, Lüksemburg ve Hollanda) tarafından kurulmuştur. Bu birlik yeni katılımları beraberinde getirmiş, çeşitli tarihlerdeki katılımlarla üye sayısı 28’e kadar yükselmiştir. AB halen Türkiye’nin ve eski Yugoslav cumhuriyetlerin de arasında olduğu birkaç ülke ile çeşitli seviyelerde üyelik sürecini takip etmektedir.

AB, kendi ilkelerini kabul eden bütün Avrupa ülkeleri ile katılım müzakerelerine açık olup, Norveç İsviçre gibi ülkelerin AB’ye üyelik talepleri yoktur. AB üyelik bakımından Avrupa kıtası dışındaki ülkelere kapalıdır. Ancak Avrupa’nın sınırları kesin olarak çizilmiş olmadığından, mesela Gürcistan da kendisini Avrupa’da saymaktadır.

Avrupa nüfus gerilemesi ve yaşlanma, buna bağlı göç ve mülteci sorunu yaşamaktadır. Emekli sayısı gittikçe yükselmektedir. 2025 yılında nüfusun %6,3’ünün 80 yaş ve üzerindekilerden oluşacağı varsayılmaktadır. Bu 30 milyona yakın insan demektir. Bu yüzden de emeklilik yaşı bizdekinin tersine sürekli yükseltilmekte olup, kimi ülkelerde 70’e dayanmıştır.

Bugün 450 milyon civarında olan nüfusun 2050’de 400 milyonun altına düşeceği ve AB’de çalışma çağındaki nüfusun %18 azalacağı tahmin edilmektedir. Oysa Türkiye geçmişte bu konuda iyi bir politika izlemiş olup, nüfusumuzda ciddi artışlar yaşanmıştır. Nitekim kurtuluş savaşında Anadolu'da yaşayan insan sayısı 10 milyon olarak tahmin edilmektedir. Yunanistan’da ise o dönemde yedi milyon insan yaşıyordu. Şimdi Türkiye 85 milyonu aşmışken, Yunanistan 10.6 milyon ’dur (devamı var).


[i] Polis teşkilatlanması vardır, ordu çalışmaları da gündemdedir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.