AYASOFYADA NAMAZ GEMİ İLE BOĞAZ

Lütfi AYHAN

AYASOFYADA NAMAZ GEMİ İLE BOĞAZ

Aşağıda yazdıklarım bir masaldan alınma satırlar, bir bilim kurgu filminden kesitleri alınmış sahneler olmadığı gibi bir yazarın hayallerinden oluşan bir senaryo da değil, ya nedir? Günümüzden 400 sene önce yaşanmış gerçek bir hayat hikâyesinden alınma satırlardır. Hikâyenin geçtiği yerler İslam Coğrafyasının değişik bölgelerindeki dini, siyasi ve kültürel merkezlerdir. Hikâyemizin kahramanı ise 3 yaşında geçirdiği bir hastalıktan dolayı belden aşağısı tutmayan felçli bir insan, Murad Buhari’dir.

Bu mübarek zatın ibretamiz hayat hikâyesinin en kısa özeti şöyle; 1640 da Semerkant’ta doğuyor üç yaşında belden aşağısı tutmayacak şekilde felç oluyor. Bu hali ile 23 yaşına kadar kendi memleketinde kalıp oradaki âlimlerden dersler alıyor. Sonra ise başlıyor ilim ve irfan yolculuğuna; O günün şartlarında otobüs, araba, uçak, tren kamyon yok, bazen bir gemi, bazen de at, eşek ve develerden oluşan kervanlar… Bu şartlarda bu mübarek zat 60 yıllık bir dönemde sırası ile şuralara gidiyor ve gittiği yerlerde irşad vazifesini yerine getirip ilimle irfanla uğraşıyor.

1- 1640 ta Semerkant'ta doğdu. Üç yaşında felç geçiriyor.

2- 23 yaşında Hindistan'a gidiyor, oradan

3- Hac için Hicaz, oradan

4- Bağdat, Bağdad’dan

5- Isfahan

6--Tekrar Bağdat ve Hac. Oradan Kahire. 1669- Şam (Burada 29 yaşında evleniyor ) 1681- İstanbul’a geliyor.

7--1686- Tekrar Şam'a dönüyor.

8--Buradan 3. Kez hacca gidiyor.

9--1708- Hacdan Şam’a, Şam’dan da İstanbul’a gidiyor.

10-- Onu Çekemeyenler bu Mübarek insanı Hacca götüreceğiz diye Alanya kıyılarına bırakıyorlar.

11--Alanya’dan Konya ve Kütahya üzerinden Bursa'ya geliyor.

12-- 1718 Bursa’dan İstanbul’a gelip Eyüp’teki Nişancı mahallesindeki tekkeye yerleşiyor.

13- 22 Şubat 1720 tarihinde burada vefat ediyor. Eyüp Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından ŞEYH MURAD tekkesine defnediliyor…

Bu mübarek zat sizleri kendisini ziyaret etmeniz için Eyüp’teki sakin, serin, mütevazı ve gönle huzur, kalbe sürur veren tekkesinde bekliyor. Bu Allah dostundan alınacak manevi feyizler elbette çoktur ancak bana göre bizlerin bu zattan alacağı en büyük ders, Yatukluğa karşı mücadelenin en büyük misalini teşkil etmesidir. “Yatukluğun hiçbir bahanesi yoktur. O yatukluk ki, insanın ruhunu kemirir, gönlünü ümitsizlik, aklını ise korku belası ile yosunlaştırır.” Yatuklara gösterilecek en büyük örnek bu mübareğin yaşadığı muazzam hayattır.

KONYADAN İSTANBULA MEVLANADAN EBU EYYÜB EL-ENSARİ’YE

Yukarıda yazdığım ve yazıma medhal olan satırlar bir gezinin sonucunda gönlüme doğan duyguların bir yansımasından neşet etmektedir. Bu hafta sonumu İrfander’in (İrfan Yaşam Derneği) düzenlediği İstanbul kültür gezisi ile değerlendirdim. İşin doğrusu yatukluk hastalığımın bir belirtisi olan “içe kapanma, bir yerlere gitmeme, yolculuğu gözde büyütme ” gibi sanal sıkıntılardan dolayı geziye pek gönüllü katılmadım. Neyse gezimiz umduğumdan daha iyi, daha güzel, daha bereketli ve daha faideli geçti. Geziyi düzenleyen ve planlayan arkadaşlar yaptıkları planın işlemesi için büyük bir çaba sarf ettiler. Katılımcılarda bu çabalara destek olunca kargaşa ve düzensizlik rüzgârları semtimize uğrayamadılar.

Bu seyahate /geziye katılanlar sosyolojik, ekonomik ve yaş itibari ile birbirlerinden o kadar farklı idilerki grupta 15 yaşında gençlerde vardı 65, 70 yaşında dedelerde. İlkokul mezunları da vardı unvan sahibi akademisyenlerde. İşçi de vardı memurda, öğretmende vardı imam da. İşverende vardı çalışanda… Bu kadar değişik renk ve sınıftaki insanı aynı gaye etrafında birleştirmek, aynı hedefe yönlendirmek doğrusu maharet ister. “Niyet hayr olunca akıbette hayroldu” ve güzel bir kültür seyahati gerçekleşti. Kısa sürede gezip gördüğümüz, ziyaret edip, dua okuyup, ibret aldığımız yerlere bakar mısınız:

a- Murad Buhari hazretlerinin külliyesi (Eyüp) ,

b-Ebu Eyyü El-Ensari Camiinde namaz ve mübareğin kabir ziyareti,

c- Esad Coşan Hocamızın kabrini ziyaret ve dua okuma,

d- Topkapı Müzesi gezisi ve Ayasofya’da namaz…

Ertesi gün;

a- Panorama 1453 ziyareti

b- Merkez Efendi Hz.lerini ZİYARET

c- Fatih Camisini ve Fatih Dedemizin kabrini ziyaret

d- Şehzade Başı Camisini ve onun bahçesinde metfun büyük şair Sezai Karakoç’un kabrini ziyaret

e- Süleymaniye Cami ve bu muhteşem Caminin bahçesinde medfun başta, Muhteşem Süleyman dedemiz ile Hürrem Sultan Annemiz, Ahmet Ziyaeddin Gümüşhanevi, M.Zahid Kotku ve diğer büyüklerimiz ile caminin yakınında, hayatta iken yaptırdığı mütevazi mezarında yatan Mimarların yıldızı Mimar Sinan atamızın mezarlarını ziyaret ve ruhlarına Fatihalar, Yasinler okuma

f- Gemi ile Boğaz turu,

g- Aziz Mahmud Hüdayi Hz.lerinin kabirlerini ziyaret

h- Çamlıca Cami ve oradaki sergileri gezme

i- Dönüşte ise Bolu’da Hayreddin Tokadi, Hz.lerinin insana huzur veren büyük ağaçların oluşturduğu orman içinde serin, yeşil, gölgeli bir yerde, buz gibi suların etrafından aktığı bir mekânda bulunan mezarını ziyaret.

j- Ardından gönle huzur kalbe sürur, göze neşe veren Abant Gölü civarında yürüyüş ve gezintimiz…

Bu kadar çok yeri kavgasız, nizasız, gürültü ve patırtıdan uzak, sükunet ve sabırla programı aksatmadan gezip görmek, Boğaza nazır bir mekânda sabah kahvaltısı yapıp, akşam yemekleri yiyip ardından Şehitler Köprüsüne ve Boğaza nazır, sohbet ederek dostlarla çay içmek… Cennet Camiinde yatsı ve sabah namazlarını cemaatle kılıp oradaki küçük hafızların Kur’an çalışmalarına şahitlik etmek, maddi ve manevi güzellikleri bir heybede toplayıp sentezlemek zafer değil de nedir? Buna bir de gezdiğimiz mekânlarla ilgili bilgileri ve ziyaret ettiğimiz mübareklerin hayatlarını rehberin uzun uzun anlattıkları ile öğrenmeyi eklediniz mi gerçekten güzel bir başarı ortaya çıkıyor. Otobüste yapılan birebir sohbetler, tanışmalar, yapılan ikramlar, gençlerimizin hizmetleri hepsi ama hepsi doğrusu takdire şayan eylemlerdi.

ZİNCİRLER KIRILMIŞ AYASOFYA AÇILMIŞ

Bu geziyi özetleyecek olursak benim için en değerli iki kazanç,

1-yıllardır, “ açılsın, bu ülke, bu ümmet Fatih’in bedduasından kurtulsun” diye uğraştığımız AYASOFYA’mızı açılmış görmek ve orada namaz kılmak (Ayasofya’da namaz kılmak benim için bir hülya ve bir gaye idi.)

2- Murad Buhari’nin ilginç ve bizlere misal olan hayatını öğrenmek oldu. Ayasofya'da namaz kılmak belki gençleri o kadar etkilemedi lakin bizim kuşak mesela bendeniz aklım ereliden beri siyasetle ilgilenirim. Bizim siyasi çalışmalarımızın ana hedeflerinden biri de Ayasofya'nın müzelikten çıkarılarak asli hali olan Camiye dönüştürülmesi idi. Bu gaye uğruna bizler yıllarca haykırdık: “ZİNCİRLER KIRILSIN AYASOFYA AÇILSIN” diye. Asırlık bu hedefin gerçekleşmesi bizleri çok derinden etkiledi. Rabbimize şükürler olsun. Bu büyük gayeyi gerçekleştiren ve bu uğurda çaba sarf eden herkesten Rabbim razı olsun. Şunun da bilinmesini isterimki Namaz kıldığımız her cami ve mescitte ziyarette bulunduğumuz her mukaddes mekânda ve ziyaretlerini yaptığımız büyüklerin mezarlarında yaptığımız duaları, sadece ailemize, sadece Türkiye Müslümanlarına değil tekmil Ümmet-i Muhammed’e raci kıldık. Rabbim kabul etsin.(âmin)

GÜVEN DUYGUSU İNSANI RAHATLATIYOR

Bu tür gezileri ben özel aracımla yaptığım gezilerden daha fazla seviyorum. Çünkü araba ile gezerken dikkatimiz yola, trafiğe, yer bulmaya, yol sormaya dağılıyor. Hâlbuki güzel bir otobüs, profesyonel şoförler, yol- iz bilen yöneticiler ile yapılan seyahatlerde, gerçekleştirilen gezilerde insan kendini daha fazla güvende hissedip rahatlıyor. Buna bir de gönlü sevgi ve muhabbetle dolu birçok yoldaşı da ekleyince kalplerde manevi bir iklim oluşuyor. O yüzden insan bu tür gezilerde daha rahat, daha stressiz oluyor ve gönüllerde daha bereketli daha huzurlu muhabbet çiçekleri boy veriyor.

Gezi süresince yoldaşlık yaptığımız tüm âdemoğullarına selam ve sevgilerimi hürmet ve saygılarımı iletiyorum. Rabbimiz bizi bu gün olduğu gibi yarınlarda da gönlü, kalbi, ülkesi, vatanı özgür ve bağımsız olan istediği yere özgürce seyahat edip hikmet ve himmet kazanarak yaşamayı nasip etsin. Rabbim Ümmet-i Muhammedi dinsiz, vatansız, bayraksız bırakmasın. Rabbim cümlemizi cennetinde kavuştursun.

Not: Bu gezimizde gidip ziyaret ettiğimiz mekânlar ve ruhlarına fatihalar okuduğumuz büyüklerimiz ile ilgili daha geniş bilgiler edinirsek seyahatimizin kıymeti daha iyi anlaşılır.

–Mesela Murad Buhari hakkında https://islamansiklopedisi.org.tr/murad-buhari

Linkinde geniş malumat var.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.