Aydoğdu üzerimize veda tepelerinden

xxxx451

"Aydoğdu üzerimize Veda tepelerinden / Şükür gerekti bizlere Allah'a dâvetinden..."

Bu candan ve imandan gelen sözler kimin için söylenmiştir?

İki cihan serveri, Medine'ye teşrif etmek üzeredir.

Uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra, Ebubekir Sıddık Efendimizle birlikte Medine'ye yaklaşmışlardır.

Onları ensar ve muhacirin sabırsızlıkla beklemektedirler. Yüksek hurma ağaçlarında nöbet bekleyen gözcüler, ilk müjdeyi Medine halkına verince, büyük bir coşku ve heyecan tufanı şehri kaplamıştır.

Hep birden:

"Aydoğdu üzerimize Vedâ tepelerinden,

Şükür gerekti bizlere Allah'a dâvetinden..." Efendimiz nihayet şehre girmişlerdir. Heyecan doruğa çıkmıştır.

Bunun üzerine:

Ente şemsün ente Bedrün, ente Misbahı Süreyya

Ya nebiyyi Ya Resul, avazeleri ile karşılama devam etmiştir.

Bu büyük kavuşma anını, tekrar tekrar yaşayarak kim kendinden geçmez, kim sevincinden uçmaz?

Kim Sallalahu ala Muhammed, Kim Sallalahu Aleyhi ve sellem diye salavat getirerek Cenab-ı Hakk'ın bu kutlu gün için inananlara bahşettiği rûhanî ziyafete katılmaz?..

Zâten bize ayrıca bu hususta emir bile verilmiştir: Bir âyeti kerimede:

"İnnalahe ve melaiketehû yussallune alennebi

Yâ eyyühellezine âmenû sallü aleyhi ve sellimu teslima, buyrulmuştur.

"Meâli, Allah ve meleklerin tamamı, Peygamber'e salat ve selam ederler, ey iman edenler sizler de bu salât ve selâma iştirak ediniz..." denilmektedir.

Bu salavat emri, bizler için ne kadar büyük bir nimettir.

Allah ve Muhammed aşkıyla, gece gündüz hasretinden ağlayan sabırsızlık çeken, gözlerinden kanlı yaşlar akıtan, hak aşıkları için her an Allah'ın habibî ile buluşma ve onun yüzü suyu hürmetine, anında Allah'a yaklaşmada imkân ve fırsatı bizlere bahşediliyor.

Bu Habibullah'a buluşma niçin "Veda Tepeleri" üzerinden oluyor? Acaba bundan murad peygamberlik devresinin çok kısa süreceğine mi işarettir?

Her nedense bu "veda" kelimesi beni etkiliyor, derdime dert katıyor.

Bilmiyorum, hasrette kalmak bizler için yoksa bir nevi atıfet midir...

Ya da âşık Nevres'e "Gül yağını eller sürünü, çatlasa bülbül" dedirten kara sevdalara düşmek için bir davetiyemidir?

Şu günlerde kutlu doğum haftasını yaşıyoruz. Bu heyecan bizlere dünyanın derd ve ıztırablarını unutturuyor. Mana aleminde Peygamber Efendimiz'in nûrûyla nurlanıyor, ahlâkıyla ahlaklanmaya çalışıyoruz."

Bu münasebetle Kutlu Doğum Haftası'na naçizane bir katkıda bulunmak için sizlere iki şiirimi taktim ediyor hürmetlerimi sunuyor, Kutlu Doğum Haftanızı tebrik ediyorum.

NÛRU MUHAMMED

Mânâda bulur lütfunu, andıkça gönüller

Şeydâya döner aşkına yandıkça gönüller

Ruhlarda bahar mevsimidir nû'ru Muhammed

Gül gül açılır zevkine kandıkça gönüller

Mest oldu cihân nûru cemâlin açılınca

Gözler kamaşır nu'ru kuşandıkça gönüller

Alemlere rahmet dağıtır şâhı şefaat

Afve kavuşur şâha sığındıkça gönüller

Cânâna erer aşkın için yâreler alsa

Mansûr gibi alkâne boyandıkça gönüller

Gaflette kalır zatına bîgâne olanlar

Hayrânın olur çünkü uyandıkça gönüller

Âriflere irfan verilir, il'mü ledünden

Sırra erişir, sırra inandıkça gönüller...

NİYET

Halis olursa niyet

Makbûl olur ibâdet

Sen kendi niyetini

İhlas ile tamam et.

Hâlis niyetse kastın

Düş ardına o dostun

Hâlis niyette üstün

Hak elçisi Muhammed

Geç kendi niyetinden

Ol şah gibi niyetlen

Bulmak eğer istersen

En doğru istikâmet

Ermek için visâle

Teslim olup Resûle

Candan sarıl usûle

Etsin Hüda hidayet