Baba Beni Okula Gönder

Ayşe SILA

Baba beni  okula gönder…

 

Uzun zamandır, ünlü bir sanatçı, ünlü bir sporcu hatta siyasi karakterler, yanlarına aldıkları bir kız çocuğuyla '' baba beni okula gönder''  kampanyasıyla boy gösteriyorlar.

Yıllarca çocuklarımızı okula göndermek ve okuma yazma oranımızı yükselterek,  Muasır medeniyetler seviyesine çıkma, en büyük hedefimizdi. Şimdi bakıyorum da bu hedefimizi hemen hemen tutturmuş gibiyiz. Gibiyiz diyorum, çünkü artık kızlarımızı bırakın okulu,  üniversiteye göndermemek için kampanyalar yapmaya başlamışız. Ne acı! Ne vahim bir tablo…

 

Başörtüsü diye bir derdimiz varmış bizim. O başörtüsü yüzünden, baba beni üniversiteye gönder kampanyası yapmaya başlasak acaba kaç ünlü, sporcu yada siyasi ekranlarda baş gösterirdi acaba? Siz yıllarca kızlarınızı okula göndermek için kampanyalar yapın, onları okumaya teşvik edin, sonra da sırf başında örtü var diye onları üniversite kapısında bırakın, bunu hangi akıl ve mantık sınırlarına izah edebiliriz bilmiyorum.

 

Şimdi Avrupa'dan, ABD'den örnek vererek uzaklara gitmeyeceğim. Örneğim çok yakınlardan, bildiğiniz yaşadığınız hayatın içinden olacak. Siz komşunuzun başının açık olup olmadığına dikkat ediyor musunuz? Ya da  Anaokulunda, ilkokulda ve hatta üniversitede çocuğunuzun arkadaşlarının ailesinin örtüsü olup olmadığına göre mi arkadaşlıklarına karar veriyorsunuz? Evet, bunun annesinin başı örtülü onunla görüşmeyelim dediğiniz oldu mu? Bence bu yazıyı okuyanların % 99 bu soruya; yooo hayır bununla karar vermiyoruz demişsinizdir. İnanın bana çocuklarınız da böyle yapıyor. Onlar için şeklin bir anlamı yok. Onlar örtülü, hatta çarşaflı ile minili yan yana, kol kola derse  girebiliyorlar. Ancak o taze beyinleri yıkanmışsa o ayrı tabii…

 

Geçtiğimiz günlerde özel ama zirvede bir üniversiteye gittim. Şaştım kaldım. O kadar çok başörtülü vardı ki. Aaa nasıl oluyor? Diye sordum. Yanımdaki arkadaşım '' Adam akıllı. Elin gavuru anlamış buradaki açığı, ok ben sizi alıyorum gelin demiş, paraya para demiyor'' dedi arkadaşım. Peki açıklar ve kapalıların birbirlerine davranışları nasıl? Dedim… Aldığım cevap beklediğim cevaptı;'' Valla ben bu kadar demokratik bir topluluk görmedim, meclis böyle olsa sorunlarımız çözülürdü , birbirlerine o kadar saygılı davranıyorlar ki hassasiyetlerine o kadar ihtimam gösteriyorlar ki,bu kadar olur '' dedi…

 

İnanın bana üniversitelilerin (istisnalar hariç) başörtüsü gibi bir derdi yok…Siz büyüklerde yorumlarla, anayasalarla, gerekçeli kararlarla gençlerin bu temiz, demokratik topluluklarını bulandırmayın.

 

Baba beni okula ve hatta üniversiteye gönder. Gönder ki bende çocuğuma demokrasiyi, bilgiyi ve çağdaşlığı öğretebileyim. Bana fırsat ver ki, bende çocuğuma nefes alacağı bir ülke ve dünya bırakabileyim. Beni üniversiteye gönder ki, bende modern ve çağdaş olayım, cahil kalmayayım. Okuyup meslek sahibi olup ülkeme ve milletime hizmet edebileyim.

 

Baba beni üniversiteye gönder ama lütfen demokrasiyi yaşayabildiğim Ülkem de  gönder…

 

 

 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (6)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.