Baykal`ın istifasına alınganlık nazarıyla bakınca

xxx12
 
Fakat bu iki başlı yolayrımına bir kavşak daha eklemek lazımdır. CHP, ya “yaşlılar” olarak tarif edilen pozitivist laikler ve aydınlanma kadrolarının değişim ve yenilenmeye direnen iradesiyle ve ülkenin en temel kültürel, toplumsal ve tarihsel gerçeğine karşıt politik tutumla bu meydan okumayı yapacaktır, ya da o temel gerçekle barışık yeni bir açılımla, değişim ve yenilenmenin öncüsü “gençler”in eliyle bunu gerçekleştirecektir.
 
Şu halde Baykal`ın istifasıyla ortaya çıkan yeni duruma bu canalıcı soru çerçevesinde bakıldığında pek çok siyasetçinin alınganlık yapmak için geçerli esaslı bir nedeni var demektir.
 
Türkiye`nin, göreve atanmış bir ülke sıfatıyla bölgesinde “merkez/eksen ülke” haline gelmesine razı veya bu doktrinle işbirliği ya da pazarlık içinde davranan siyasi seçenekler ve onların sivil toplumu ile, bu işe kökten karşı seçenekler ve onları destekleyen sivil toplum arasında bölünmüş bir ülkede yaşıyoruz. Bu ayrım, karşıtlık ve gerilimin “meydan okuma” tarafında yeralmış muhtelif katmanlardaki her siyasi seçenek, kendince, kendine özgü üslup, yöntem ve araçlarla kendi yolunu sürdürüyor olsa da Baykal`ın istifasına alınganlık nazarıyla bakıldığında vazgeçilmez görünen öğe, yeni dünyayı kavrayabildiği kuşkulu figürlerle muhalif tutumun yaratıcı ve sürdürülebilir olamadığıdır.
 
Baykal`ın istifasını değerlendirirken CHP`yi “laik Türkiye`yi koruma ve kollama” siyasi ödeviyle tarif eden “yaşlılar” mı, yoksa ülkenin tarihsel ve kültürel kimliğine ilişkin temel gerçekle barışık ve iktidara odaklanmış yeni bir CHP idealinden bahseden “gençler” mi sözkonusu meydan okumayı hakkıyla tahakkuk ettirebilirler?
 
Bu soru, Baykal`ın istifasından alınganlık yapması gereken başka siyasi seçenekler için de geçerlidir.
 
Üstüste çok sayıda seçim kaybetmesine rağmen on, onbeş yıl aynı görevin koltuğunda oturmaya devam etmekte sakınca görmeyen yöneticilerin mevcut bulunduğu bir siyasi parti geleneğimiz var. Hatta o partilerin mensubu veya seçmeni olan kimilerinin, kendi partileriyle  ilgili hiçbir alınganlık yapmaksızın Baykal`ın veya CHP`nin yaşlılarının artık gitmesi ve yerlerini gençlere (değişim ve yenilenmeye) bırakması gerektiğini söyleyebildiklerine dahi tanık olabiliyoruz.
 
Baykal`ın istifasına alınganlık nazarıyla bakması gerekenlerin başında, hiç kuşku yok, yıllardır başarısız olan siyasi serencamlarının sorumlularının gelmesi icap eder. Baykal`ın, Türkiye`nin atandığı bölgesel role itiraz etmeye ve meydan okumaya mecali yetmemesi malum gerekçeyle olmuşsa da sonuçta mühim olan, “meydan okuma” tavrının liderliğini yürütecek yeterlik ve kuvvetten düşmüş bulunmasıdır. Aynı “meydan okuma”nın liderliğine en layık olduğunu düşünen başka liderler veya siyasi seçenekler, gerçekten bu sorumluluğu üstlenebilecek yeterlik ve kuvvette olup olmadıkları sorusuna dürüst bir cevap verebilmelidirler. Kadroları, entelektüel donanımları, değerlendirme yeterlikleri, önderlik ve öncülük kapasiteleri ve vadedebilecekleri ufuk itibariyle değişim ve yenilenmenin rehberliğini üstlenebileceklerine bizi ikna edecek adımları attıklarını görebilmeliyiz. İktidarı veya muhalefet partilerini değişim konusunda samimiyet sorgulamasına tabi tutan söylemler, bu konuda kendi evlerinin içinde ne yapabildiklerine bakmaya davet edilmelidir.
 
Baykal sonrasında CHP`nin değişmesi gerektiğini konu ederken kendisini bu ihtiyaçtan tenzih eden ve hiçbir alınganlık yapmayan siyasi seçenekleri de sorgulama teknesinde harmanlamaya dahil etmek gerekmiyor mu?
 
Baykal`ın istifasını, onu siyasi umut olmaktan çıkartan gerekçeye dikkat kesilerek değil, güçten ve çaptan düşmesi sonucuyla ve o sonuçtan elde edilecek alınganlıkla ele almaya yanaşan siyasi seçenekler, acilen yapacakları faydalı, etkili ve sarsıcı çok iş olduğunu göreceklerdir.