BİR AYRILIK, BİR YOKSULLUK, BİR ÖLÜM...

Bahattin KARAGÖZ
Herkes şu üç şeyi hep yalnız yaşar:
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm...
Yaşar ey gözlerim üç şeyden yaşar:
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm...
 
Biri cananından canı sıyırır,
Biri bedeninden teni sıyırır,
Biri bu âlemden seni sıyırır:
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm...
 
Ayrılık, sevene her dertten yaman,
Yoksulluk, her kula çektirir aman,
Ölüm ile başlar bitimsiz zaman:
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm... 
 
Anadan, VATAN'DAN, yârdan eder o.
Dinden, tahammülden, ârdan eder o.
Bir hiçi hiçliğe kârdan eder o:
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm...
 
Ayrılık, bağırda sönmez ateştir;
Yoksulluk, şeytanın fendiyle eştir;
Ölüm, karanlıkta doğan güneştir:
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm...

Ayrılık yok eder nimetten tadı.
Yoksulluk engeller nice muradı.
Ölüm ikisinden geri kalmadı:
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm... 

Ayrılık varlıkta çektirir çile.
Yoksulluk kul eder şeytana bile.
İkisi de bitmez bir ölüm ile:
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm... 
 
Ayrılık kaderse karşı durulmaz.
Yoksulluk urbaysa sırta vurulmaz.
Ölümlü dünyada düzen kurulmaz:
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm... 
 
Dertler sıralıydı, mevsim mevsimdi,
Biri başkasının, biri benimdi,
Yiğit hangisiyle baş etsin şimdi:
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm ... 
 
Kulun kudreti kıt, baştan biline!
Hangisi yenilir düşse eline? 
Hayatın gerçeği, zor gelir yine:
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm... 
 
Nice pehlivanı yere indirdi;
Büyük küçük tahta ata bindirdi;
Yine beni kat kat hüzünlendirdi:
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm... 
 


 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.