Bir dönemle hesaplaşmak

xxx78

Hani insanın gönlünden geçmiyor değil, 'geç olsun da güç olmasın' atalar sözü de gönülden geçeni destekliyor zaten; bu ülke geçmişindeki yanlışlıklarla hesaplaşmadığı için tarihi sürekli tekerrür ettiriyor. Bu durumda, CHP'nin 12 Eylül 1980 darbesi ve darbecilerini yargılama teklifinin üzerine hiç vakit kaybetmeden atlamak gerekiyor.

Atalarımız “Zararın neresinden dönülürse dönülsün kârdır” dememiş mi?

CHP'nin durduk yere ortaya attığı “Geçmişimizle hesaplaşalım, 12 Eylül darbecilerini yargı önüne götürelim” teklifi ortalığı hareketlendirdi. Böyle bir teklif ne zaman ortaya atılsa hareketsiz kalmış olan bir partiydi CHP, şimdiyse ilk hareketlenen ve “AKP katılmasa da MHP'yi yanımıza çeker 184 imzayla girişimimizi yaparız” diyen o. Diğer partilerin tereddüdü biraz da bu yüzden. İktidar partisi, en yetkili kişilerinden başlayarak, “CHP bizi oyuna mı getirmek niyetinde, amacı ne?” sorusunu sorup duruyor.

Yapılacak şey çok basit aslında: Anayasa'nın geçici 15. maddesini değiştirmek... 'Geçici' olsun diye konulmuş o maddede, anayasa, darbecileri niyet ve eylemlerinden ötürü koruma altına alıyor. Madde aynen şu: “12 eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin başkanlık divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı kanunla kurulu Millî Güvenlik Konseyi'nin, bu konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı kurucu meclis hakkında kanunla görev ifa eden danışma meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.”

TBMM toplanıp geçici 15. maddeyi kaldırdığı andan itibaren, 12 Eylül (1980) darbesini gerçekleştirenler yargı önüne götürülebilir.

Şimdi cevabı verilmesi zorunlu soruyu sorayım: Geçici 15. madde kaldırılıp 12 Eylülcüler yargılanmalı mı?

Bu soruya verilecek cevabın “Elbette ve hemen” olacağı açık... Demokratik sisteme müdahale eden bir kadroyla hesaplaşma, bundan sonraki darbe heveslilerinin de iştahını kaçıracağı için önemlidir. Bir darbeyi ve kadrosunu anayasal düzeni kesintiye uğratmak gerekçesiyle ve Türk Ceza Kanunu'nun bazı maddelerine aykırılık yüzünden yargılamak için geç bile kalındı.

Hiç tereddüt göstermeden bu gecikmeyi bir an önce telâfi etmeye çalışmak şart...

12 Eylül'e yasal açıdan göz atmışken karşımıza çıkacak başka gerçeklerle de yüzleşmemiz gerekebilir. 12 Eylül'ün öncesinde ve sonrasında da 'anayasal sistemi kesintiye uğratmak' ile sonuçlanan başka müdahaleler olmuştu. Onları ıskalayacak değiliz ya! Biriyle yüzleşmek başka olağanüstülükleri de hesaba çekmeyi ister istemez getirecektir.

Umarım, 12 Eylül dosyasını yargı açısından açmayı gündeme taşıyan CHP hepimizle alay etmiyordur...

Tereddüt cümlesinin yalnız beni düşündürmediği, başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere önemli siyasetçilerin de, durduk yere ortaya atılan bu girişimi 'sulu şaka' olarak görme eğiliminde olduğu anlaşılıyor. Yıllarca geçmişle hesaplaşmaya direnen CHP'nin kadrosu, gündemde olan 'Ergenekon' dâvâsına da ters bakmayı sürdürürken, 30 yıl öncesini kurcalamak istiyor; bu garip değil mi? Özellikle de, 'Ergenekon', bir yönüyle 12 Eylül sonrası dönemin anayasaya aykırılıklarıyla hesaplaşma anlamına gelirken...

Benim tereddüdüme bakmayın. CHP 12 Eylül'le hesaplaşmayı göze alabiliyorsa, Ak Parti'nin “Hayır” deme lüksü olabilir mi?