BİRİLERİ KONUŞTUKÇA AYDINLANIYORUZ..!

Ramazan KERPETEN

Bundan önceki yazımızda,

1990'lı yıllarda Doğu'da işlenen bazı faili meçhul olayların ayrıntıları İsveç'te 'siyasi sığınmacı' olarak yaşayan eski PKK/JİTEM üyesi Abdülkadir Aygan'a sorulmasının, ilk ifadesinin alınmasının ardından ilk olarak bize konuşan Aygan’ın, "Demirel'den Çiller'e kadar birçok kimse hakkında açıklamalar yapacağım” dediğini aktarmıştık…

Haber olarak da Türkiye’de yankı bulan bu ifadelerin birilerini de harekete geçirdiğini ifade etmiştik. Evet, önümüzdeki günlerde İsveçli Savcıların ve İstihbarat’ın nezaretinde alınacak ifadelerde, JİTEM’in en karanlık yıllarına ışık tutma adına Aygan, dönemin en tepedekileri olan Demirel ve Çiller hakkında konuşacağını söylemesi üzerine Demirel’in dili çözülmeye başlamıştı, belki de bir refleks, 12 Eylül darbesi vb konularda eleştiriler getirmeye kalktı.. Hem de yakın bir zamanda referandum ile bu 12 Eylül Anayasası’nın değiştirilmesine ‘Hayır!’ demişken..!

Neyse efendim,

İfade vermeye hazırlanan Abdülkadir Aygan’a karşı mevzi almalar bununla da sınırlı kalmadı ve kalmayacak da anlaşılan… Yazımızın yayınlandığı akşam bizi Sayın Aygan aradı ve son 3-4 gün içerisinde başına gelen tuhaf olaylardan ve şüpheli bazı girişimlerden bahsetti.

Arabasının deposunun delinmesi ve onun üzerinden bir şeyler yapılmaya çalışılması… Gece yarısı kapısının önüne dayanan ve çok şüpheli hareketleri olan ve sırtında operasyonal faaliyetlerde kullanılacakmış gibi bir yapısı olan çantalı birisi… vs.

Yaşanılan bazı şüpheli durumları tek tek anlatan Sayın Aygan; açıklayacaklarının birilerini paniklendirdiğini, gelen bu tehditlere aldırmadığını ve hayatı pahasına da olsa bildiklerini anlatmaya devam edeceğini belirtti.

Bu şüpheli halleri anında İsveçli yetkililere ilettiklerini söyleyen Aygan, koruma tedbirlerinin daha da arttırıldığını, kendisine tahsis edilen özel korumanın o gün izinli olduğunu, bundan sonra bu duruma dikkat edileceğini aktardı.

Bundan önceki ifadelerinin resmi olmadığını ama artık resmi yollardan ifadelerini aktarmaya başladığı bir noktada birilerinin paniklediğini ve harekete geçtiğini iddia eden Aygan, savcılık ifadesi sonrasında kamuoyuna açıkladığı gibi ölmekten korkmadığını, Allah’tan başka da kimseden bir korkusunun olmadığını ve de doğru bildiği yoldan şaşmayacağını vurguladı.

Bu açıklamalarının ardından fili tacizlerin arttığını ileri süren Aygan, bundan önceki röportajlarında alt kademedeki bazı yetkililere dair açıklamalarda bulunduğunu ama bundan sonra dönemin Başbakan ve Cumhurbaşkanına, Genelkurmay Başkanı ve Olağanüstü Hal Bölge Valisi’ne kadar bir dizi açıklamalarda bulunacağını ve bunu da deklere etmiş olduğunu kaydetti. Aygan: “Bu son açılamalarım, tabii ki daha çok rahatsız edecektir birilerini, ben bu tür girişimler de bekliyordum. Ama Allah’ın verdiği canı Allah alacaktır” demişti…

 

AYGAN’IN ANLATACAKLARI VAR, AMA ÖZAL’IN AİLESİNİN ANLATACAKLARI DA VAR!

Özal ailesi son günlerde artık suikastla ilgili bildiklerini bir bir kamuoyuyla paylaşmaya başladı. Zira Rahmetli Cumhurbaşkanı’nı, o kadar yetkisine rağmen konuşmaktan alıkoyan bu karanlık güç, son günlerde yakasını adalete kaptırmış durumda… Onlar da biraz rahatlayan ortamda, içlerine dert olan bu suikasta dair bildiklerini bizlerle paylamaya başladılar nihayet…

Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal konuştu önce, sonra eşi Semra Özal…

Ve rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın kardeşi Korkut Özal..

TRT Haber'deki Kozmik Oda programına katılan Korkut Özal, ağabeyi Turgut Özal suikastına dair önemli açıklamalar yaptı ve açıklamalarının satırbaşlarında da yazımızdaki göndermelerle tam uyuşan noktalar vardı ve Özal, açık açık Demirel’e işaret ediyordu.

Onun öldürülmesinden kimlerin en çok nemalandığına ve kimin işine geldiğine vurgu yapan Özal:  "Turgut Bey vefat etmeseydi Demirel'in Cumhurbaşkanı olma imkânı yoktu. Turgut Bey'in vefatından o yararlandı kendi bakımından. Sonrasında askeri de kullanarak Türkiye'nin gidişatını etkileyecek işler yaptı. Bana göre bugün Demirel hala bir şeyler götürüyor, bir şeylerin içindedir” demişti.

"1993-2003 arası ülkeyi yönetenlerin; Çiller, Erbakan, Mesut Yılmaz, Ecevit ve Demirel’in ellerine verilen iktidardan kendileri için faydalandıklarını söyleyen Korkut Özal, bu dönem içinde ülkenin yağmalandığını söyleyerek:

“Ülkeyi yağmalayanların, Turgut Bey'in olduğu bir sistemde bunu yapmaları mümkün değildi. Mesela o dönemin parti liderleri. İşin içine girdiğinizde görüyorsunuz ki o parti liderlerini de yönlendiren güçler var. Onlar da kendilerine verilen senaryoyu oynuyorlar" diye ekliyordu. Ve Korkut Özal, programda meseleyi şöyle özetliyordu: "Turgut Bey'in ölümü araştırılsa öyle kimseler ortaya çıkacak ki, bunun için çıkartmıyorlar!"

Özal’ın öldürülmesi, yerine Süleyman Demirel’in getirilmesinin ne gibi bir önemi vardı?

Akabinde neler yaşanmıştı?

Sonraki yazımızda devam edelim meseleye..

Aman, o vakte kadar bizim arabanın deposunu da delmesinler!? (14.10.10)

rkerpeten@gmail.com

RAMAZAN KERPETEN

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.