’Dışarıdaki bazıları’ sonunda ses verdi

xxx09
ERGENEKON sanığı Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Kandıra Cezaevi'nden gönderdiği mesajda şunları söylüyordu:

"Biz içeride huzurlu, onurlu ve alnımız açık olarak yüce Türk adaletinin tecellisini bekliyoruz... Ya dışarıdaki bazıları? Onlar ne durumda acaba?"

Hurşit Tolon'dan gelen mesajdaki bu satırları ilk okuduğumda şöyle demiştim:

"Ne isyan, ne rıza... Bu yalnızca ince bir sitem..."

Peki sitemin hedefi kimdi?

Yani "dışarıdaki bazıları" denilerek, kimlere gönderme yapılıyordu?

Kimlere olacak?

Genelkurmay Başkanlığı'nın üst düzey yönetimine...

Yaşar Büyükanıt Paşa'ya...

Kuvvet komutanlarına...

Yani "içerideki" emekli paşaların silah ve mesai arkadaşlarına...

Demek ki neymiş?

Sitemin karşılık bulması için Yaşar Büyükanıt Paşa'nın gitmesi, İlker Başbuğ Paşa'nın gelmesi gerekiyormuş...

İlker Başbuğ, göreve gelir gelmez, Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi'yi Kandıra Cezaevi'ne gönderdi ve emekli paşaların gönlünü aldı...

Böylece...

"Dışarıdaki bazıları" bir ses vermiş oldu...

Sanırım Hurşit Tolon Paşa, artık içeriden "Ya dışarıdaki bazıları?" diye ince sitemler göndermeye gerek duymayacaktır...

Paşalara ziyaret ne anlama geliyor

MUTABAKAT YOKTU Genelkurmay ile hükümet arasında Ergenekon konusunda bir mutabakat söz konusu değildi. Büyükanıt'ın "yargıya müdahale" görüntüsü vermemek amacıyla Ergenekon konusundaki mutlak sessizliği, bir mutabakat varmış izlenimini yarattı.

İKİ PAŞAYA KEFALET Ziyaretin iki emekli orgeneralle sınırlı tutulması, Genelkurmay'ın sadece iki emekli orgenerale kefil olması anlamına geliyor. Veli Küçük'ün ziyaret kapsamına alınmaması ise askerin, "Ergenekon baştan sona zırvadır" görüşünde olmadığının kanıtı.

YARGIYA GÜVEN Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan tutuklu paşalara destek açıklamasında "yargıya güven" vurgusunun yapılması, "Asker yargıya müdahale ediyor" şeklindeki yorumların önünü kesmek amacı taşıyor. Ancak bu vurguya rağmen, yorumların önünü kesmek mümkün olmayacaktır.

BÜYÜK MORAL Genelkurmay Başkanlığı'nın iki paşaya ziyaret kararı, iki paşayla sınırlı olmasına rağmen, Ergenekon sanıklarının tümü için moral verici bir gelişme olarak yorumlanacaktır. Sanırım Ergenekon sürecinin başından beri sanıkların yüzü ilk kez gülmüştür.

BAŞBUĞ PRESTİJ KAZANDI İki emekli orgeneralin tutuklanması karşısında Genelkurmay Başkanlığı'nın sessiz kalışı, ordunun her kademesinde rahatsızlık yaratıyordu. Tutuklu paşalara ziyaret atağı, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un ordu içindeki saygınlığını büyük ölçüde artıracaktır.

ZAMANLAMA İlker Başbuğ'un Genelkurmay Başkanı olmasının daha haftası dolmadan gerçekleştirilen bu ziyaret atağının, Başbuğ tarafından çok önceden planlandığı anlaşılıyor. Yani Başbuğ, "Göreve gelince paşalara sahip çıkacağım" diye karar vermiş ve sahip çıkmanın şeklini belirlemiş.

Bir şeyler söyle Egemen Bağış

YOLSUZLUK iddialarının hedefi olan AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, günler sonra partideki görevlerinden istifa etti...

Oysa...

İddialar ilk ortaya atıldığında...

Bazı AKP'liler, "Ortada hiçbir şey yok... Arkadaşımıza güvenimiz tamdır" diye açıklamalar yapmışlardı.

Bu AKP'lilerden biri de Egemen Bağış...

Egemen Bağış, işi o kadar ileri götürmüştü ki, Şaban Dişli'yi savunurken, "Siz de Kızılderilileri öldürmüştünüz" fıkrasını anımsatırcasına, "CHP'liler de Hz. Muhammed'e hakaret etmişti" demişti.

Yani, "Bizimki yolsuzluk yaptıysa, sizinki de Peygamber'e hakaret etti... Beraberiyiz" demeye getirmişti.

Ardından da cansiperane bir şekilde Şaban Dişli'yi savunmuştu...

Neyse...

Daha fazla uzatmayayım...

Demem o ki, Egemen Bağış'ın, istifaya zorlanan, "Aklan da gel" diye kapıya konan Şaban Dişli ile ilgili yeni şeyler söylemesi gerekiyor.

Bekliyoruz...