Donkişot'un Seyisi Sanço'ya Nasihatleri

Lütfi AYHAN

Osman Gazinin Oğlu Orhan Bey’e, Şeyh Edebali’nin Osman Gaziye, İmam-Gazalinin oğluna yaptığı tavsiyeler, nasihatler pek meşhurdur. Bir ara bu nasihatler ülkemizde tablolar halinde bastırılıp evlerin, büroların duvarlarına asılmış, internette en çok tıklananlar listesine girmişti. “Ey Oğul!” diye başlayan bu nasihatlerde ebedi gerçekler sade bir dille söylendiğinden hepimizin çok hoşuna gidiyordu. Elanda öyle  

Hakikat, her devirde her asırda, her kıtada her ülkede aynıdır. Yaratan, Evreni ve onu kavrayacak, onu bilecek olan insanı yaratırken değişmez temel gerçekleri,  sönmez hakikatleri birlikte yaratmış. Gerçekler, hakikatler hangi devirde,  hangi iklimde, hangi kıtada olursa olsun;  doğru sözler kim tarafından (ister kadın ister erkek, ister Müslim ister Gayri Müslim)  tarafından söylenirse söylensin  fark etmiyor;  fıtrata uygun olduğunda,  yaratılış amacına paralel düştüğünde tüm normal insanlar tarafından hep baş tacı ediliyor.

Bende bu yazımda yukarıdaki tezlerimi destekleyecek bir misal vermek istiyorum. Dünyada ilk roman örneği sayılan Donkişot adlı eserinde Cervantes,  roman kahramanı Donkişot’un ağzından bir köye/adaya (beşelonya)  vali tayin edilen yardımcısı Sanço panzaya verdiği öğütleri okuduğunuz zaman bu tavsiyelerin bilge, ahlaklı  bir Müslüman tarafından söylenip söylenmediği konusunda  şüpheye düşeceksiniz. “Güzel söz, gerçek nasihat kimden gelirse gelsin güzeldir’e “ en güzel örnek olan bu tavsiyelerden bir bölümünü sizlerle paylaşıyorum:

“….Oğlum Sanço!Bilmiş ol ki dünyada en zor işlerden biri adam idare etmektir.Devlet yönetimi, fırtınalı bir denizde yolculuk etmeye benzer…"

"Oğlum Sanço! Bilmiş ol ki Faziletin  başı Allah korkusudur. Allah’tan korkmayan ve sonunda O’na hesap vereceğine inanmayan devlet adamı insanlara zulmetmekten çekinmez."

"Oğlum Sanço! Her devlet adamını bekleyen üç tehlike vardır: Para, Kadın ve içki. Parayı seven adama maaşı az gelir. Önce hediye alarak işe başlar. Sonra rüşvet gelir. Devlet adamının hanımı aç gözlülük edip lükse dalarsa itibarı beş paraya düşer…”  

“Oğlum Sanço! Zenginlerin sofrasına oturma. Zenginlerle bir olan halkı unutur. Kadınların gözyaşları seni aldatmasın. Resmi işler için bile olsa bir odada bir kadınla yalnız kalma. Devlet adamının ağzı sıkı olmalı, hâlbuki hiçbir sarhoşun sır sakladığı görülmemiştir.”

“Oğlum Sanço! Bilirim uykuyu seversin. Ama cenneti kazanmak istiyorsan en sevdiğin şeyleri feda etmelisin. Beşelonyada (sançonun idare edeceği adanın/köyün adı) en evvel kalkan ve en geç yatan sen ol.”

“Oğlum Sanço! Tatbik edebileceğin kanunlar çıkar. Tatbik edilmedikten sonra en sert kanunların bile bir yararı olmaz. İdare de ne çok sert ol ne de çok yumuşak. Orta yolu seç. Ne pahasına olursa olsun adaletten ayrılma. Haklı kim ise güçlü o olsun. Sakın sinirli iken karar verme. Bağışlayıcı ol! Çünkü tüm sıfatları güzel olan Allah’ın en güzel sıfatı “bağışlayandır”

“Oğlum Sanço!  Gece gündüz halkın arasına karış. Çarşıyı, pazarı, devlet dairelerini sık sık dolaş. Buralarda görülmen herkesin kendisine çeki düzen vermesini sağlar. Meyhaneciye, kumarcıya, tefeciye, fahişeye, stokçuya göz açtırma. Bilmiş ol ki çürük bir elma sepetteki sağlamları da çürütür.”

“Oğlum Sanço! Sade ve temiz giyin! Kimsesiz yaşlıları, fakiri, yetimi ve dul kadınları gözet. Gücü ve zekâsı yerinde olanlara iş bul.  Az ve mümkünse tek çeşit yemek ye…”

Özetlemeye çalıştığım bu nasihatler  1540 yıllarda İspanyada yaşayan,  şövalyeliğe özenen birinin ağzından çıkan sözlerdir.Günümüzde hangi  sağduyulu bir insan, hangi vicdanlı bir Müslüman bu sözlerin altına imzasını atmaz???

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.