Erdoğan rakamların diliyle konuşuyor

Recep KOÇAK

1 Kasım seçimleri için sayılı günler kaldı. Birileri beşinci parti hayali kuruyor. Sandıktan alamadıkları yetkiyi ayak oyunlarıyla elde etmenin çabası içindeler. Bu hayali kuranlar da, açıklamalarıyla onlara destek verenler de Türkiye’ye kötülük ediyor. Bu türden zorlama yöntemlerin dönemi çoktan kapandı.

Fikri, projesi ve halka söyleyecek sözü olanlar normal yollarla parti kurup halkın karşına çıkmalı, sandıktan yetki almalı..

Tayyip Erdoğan nefretiyle biraraya gelmiş birbirinden epeyce farkı çevre, Ak Parti’nin tek başına iktidar olmaması için algı inşasına devam ediyor.

İnsan hafızasının unutkanlıkla malül olduğunu çok iyi bilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmalarda Türkiye’nin bugünlere kolay gelmediğini rakamların diliyle hatırlatmaya devam ediyor.

Erdoğan geçtiğimiz hafta, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "TÜMSİAD TÜMEXPO ve Uluslararası KOBİ Şurası/All In Tech Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, yaklaşık 250 bin yeni derslik yapıldığını ve 117 yeni üniversitenin faaliyete geçirilerek, üniversitesi olmayan ilin kalmadığını söyledi.

Erdoğan, "Türkiye'nin 13 yılda ekonomide ve altyapıda adeta çehresi değişirken pek çok sıkıntıyla, pek çok krizle, pek çok badireyle de karşılaştık. Hamdolsun, hepsini geride bıraktık. Şimdi önümüzde 2023 hedefleri var. Amacımız, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümü olan 2023 yılında Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmektir" dedi.

Türkiye'de 377 yeni öğrenci yurdunun hizmete alındığını bildiren Erdoğan, inşa edilen 2 bin 500 yeni sağlık kuruluşu, göreve başlatılan 575 bin yeni sağlık çalışanı, hizmete sunulan ambulans, MR, ultrason, diyaliz ve diğer araç gereçlerle sağlık alanında büyük bir reforma imza attıklarını vurguladı.

Türkiye'nin kendi vatandaşlarının yanı sıra her yıl yurtdışından gelen 400 bin kişiye de kaliteli sağlık hizmeti verebilen bir ülke haline geldiğini söyleyen Erdoğan, karayollarında 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapılmışken, 13 yılda 17 bin 900 kilometre ilaveyle bölünmüş yolların 24 bin kilometreye çıkarıldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hızlı tren için bin 213 kilometre hat inşa edildiğini ve yeni hatların çalışmalarının sürdüğünü hatırlattı.

Havacılık alanında yapılan çalışmalara da değinen Erdoğan, göreve geldiklerinde 26 havalimanı olduğunu, bu sayının 55'e yükseldiğini belirtti. Türkiye'de havayollarından istifade eden tüm yolcu sayısının 2002 yılı sonu itibarıyla 34 milyon iken, bugün 166 milyona çıktığını aktaran Erdoğan, "Milli şirketimiz Türk Hava Yolları, dünyanın en fazla noktasına uçuş yapan ve hizmet kalitesiyle öne çıkan markamız haline geldi. İnşallah İstanbul'da inşa edilen ve birkaç gün önce 4,6 milyar avroluk kredi sözleşmesinin imzalanmasına şahitlik ettiğimiz yeni havalimanımız, Türkiye'ye bu alanda yeniden sınıf atlatacaktır" diye konuştu.

Türkiye'de 2003 yılından bu yana 279 baraj, 144 tünel, 679 bin toplu konut inşa edildiğini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İstanbul'da şu anda attığımız adımlara baktığımızda, Asya ve Avrupa kıtalarını Boğaz'ın altından birleştiren Marmaray'ı tamamladık ve hizmete aldık. Boğaz'ın altından Avrasya tünelinin inşası sürüyor. Önümüzdeki yıl sonuna kadar bitirme azmindeyiz. İstanbul Boğazı üzerindeki 3. köprü olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün çalışmaları süratle devam ediyor. Bu köprüyü inşallah önümüzdeki yılın haziran ayında hizmete sunuyoruz. İzmit Körfezi'nin 2 bin 682 metre uzunluğundaki bir köprüyle geçişini içeren İstanbul-İzmir otoyolunun inşası hızla sürüyor. Karadeniz başta olmak üzere ülkemizin çeşitli bölgelerinde ulaşımı büyük ölçüde kolaylaştıracak yeni tünellerin yapımı devam ediyor. Mersin Akkuyu ve Sinop'ta iki nükleer santral inşa etmek üzere çalışmalara başladık."

Ekonomide ve yatırımlarda yapılan benzeri örnek çalışmaları saatlerce aktarabileceğini ifade eden Erdoğan, "Türkiye'nin 13 yılda ekonomide ve altyapıda adeta çehresi değişirken pek çok sıkıntıyla, pek çok krizle, pek çok badireyle de karşılaştık. Hamdolsun, hepsini geride bıraktık. Şimdi önümüzde 2023 hedefleri var. Amacımız, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümü olan 2023 yılında Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmektir" dedi.

1950’den sonra her seçim Türkiye için kritik ve hayati önemde olmuştur. 1 Kasım seçimleri de 2023 hedeflerine hızla ilerleyen Türkiye için bir dönüm noktasıdır.

Türkiye 1970’li yıllara, 1990’lı yıllara dönmeyecek elbette dönmeyecek. Ama güçlü bir hükümetin kurulamaması halinde hedeflerine varmakta gecikecektir.

Güçlü bir ekonomi için istikrara ihtiyacımız var. İstikrarlı bir Türkiye için de güçlü yönetimlerin işbaşında olması lazım. Seçmen son yıllarda hep ince ayar yaptı, siyasileri gerektiğinde uyardı ya da sandığa gömdü.

7 Haziran seçimlerinden gerekli dersi çıkarıp aday listelerine ve seçim kampanyalarında kullandıkları dile bunu yansıtan partiler seçmen muhakkak tarafından görülecek ve 1 Kasım seçim sonuçları farklı olacaktır.

Dünyanın bütün mazlumlarıyla ilgilenen güçlü bir Türkiye için 1 Kasım tarihi bir fırsattır. Bu fırsat kaçırılırsa sadece bizler üzülmeyiz. Somali’deki yetimler, Kosova’daki kardeşler, Pakistan’daki dostlar ve Arakanlı mülteciler de büyük hayal kırıklığı yaşayacaklardır.

Allah hepimize basiret ve uyanıklık versin.

recep.kocakk@gmail.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.