Fiziğin İktisat Üzerine Matematiksel Dağılımı

Hakkı ERÇETİN

Başlığın artistik bir başlık olduğunun farkındayım. İçerik bu başlığı destekler mi onu bilemem. Ancak kaynağı yaşanmış gerçek bir hayat hikayesinden gelmektedir.

Finans sektöründe çalışmaya başladığım yıllardı. Finans sektöründe de yeni ve farklı bir yere sahip özel finans kurumlarının birinde çalışmaya başlamıştım. Bu yıllarda sektördeki bilgisayar ve teknolojileri desteği yok denecek kadar azdı. Tabir yerindeyse bilgisayarı bir nevi daktilo gibi kullanmaktaydık. Çalıştığımız kurum bir yönüyle banka diğer yönüyle de ticari bir şirket gibi hareket ediyordu. Klasik bankalardan farklı bir çalışma metoduna sahip olan bu finans kurumlarının kendi çalışma sistematiğini oluşturmaya çalıştığı yıllardı. Bu nedenle bu dönemde bu kurumlarda çalışan herkes kendi çapında bu metoda katkıda bulunmuştur.

Çalıştığım bölüm, belli bir limit çerçevesinde fon kullanan firmaların teminatlarını almak ve projelerini onaylamak görevini ifa ve icra etmekteydi. Özellikle çok sayıda getirilen müşteri çek senedi ve bunların proje teminatı olması istenen projelerde manuel olarak ortalama vade hesaplaması yapılmakta ve çıkan vadenin proje vadesi ile uygunluğu kontrol edilerek vade uyumsuzluğu halinde ortalama vadeye uygun olarak hangi vadede ve miktarda çek-senedin getirileceği müşteriye bildirilmekteydi. Ancak bazen beş bini geçen adette müşteri çek senedi olur ve bunların hesaplaması epey vakit alırdı.

Ortalama vade deyince kısa bir hatırlatma yapma ihtiyacı hissettim. Çünkü günlük hayatta taksit ile vade kavramı karıştırılmakta ve aynı manada kullanılmaktadır. Mesela bir komşum " 12 taksit ödemeli olarak aldığı beyaz eşyayı 12 ay vade ile aldığını" ifade ediyordu. Ben de kendisine bu alışverişin vadesinin 6,5 ay olduğunu ancak ödemesinin 12 ay olduğunu söylediğimde şaşırmıştı. Vade farkı hesabı yaparken aklınızda bulunsun taksit ile vade aynı şey değildir. Özellikle eşit taksitler şeklinde yapılan ödemelerde vade hesabı çok kolaydır. "(Taksit sayısı +1) /2 =vade" dir. Şöyle örnekleyelim; 9 eşit taksitle aldığınız bir buzdolabı işleminde vade 5 aydır. (9+1)=10 / 2=5. Bu da kısa bir hatırlatma olsun.

Aynı serviste çalıştığım ve 1999 depreminde kaybettiğimiz aziz kardeşim ve dostum Murat Özokur (Allah gani gani rahmet eylesin) İTÜ İşletme Mühendisliği mezunu olduğu için teknik yönü benden daha kuvvetli idi. Bu çok sayıda gelen müşteri çek senetlerinin ortalama vadesini hesaplayıp proje vadesine uymadığı zamanda proje ortalama vadesine uygun hale gelmesi için gerekli vade ve miktar bilgisini verecek bir programı Lotus programında yapmaya karar verdik. O zaman Microsoft Office ve Windows henüz yoktu. Ortalama vade hesabındaki adat ve vade hesabı gayet kolaydı. Sadece ortalama vadeye uymayanlarda vadeye uygun miktar ve vadeyi veriler girilir girilmez bize verecek olan formülü ilave etmeye çalışıyorduk. Murat kardeşim burada fizikteki vektör veya denge formüllerini uyarlamaya çalışıyordu (Geçmiş zaman olduğu için hatırladığım şekliyle aktardım). Bu nedenle çalışmamıza başlıkta zikredilen ismi vermiştik. "Fiziğin İktisat Üzerine Matematiksel Dağılımı". Kendi içinde tutarlı idi en azından bizim için. Ana işlem ticari bir finansman işlemi olduğu için iktisat ile ilgiliydi. Çalışmada problemi çözecek unsuru fizikten alıyorduk ve matematik metoduyla uygulamaya geçiriyorduk. Yani yalan yok, yanlış yok.

Proje servisinde çalışan ve teknik ve akademik konulara ilgi duyan bir arkadaş vardı. Bizim çalışma başlığını görünce öyle meraklanmıştı ki üç gün boyunca peşimizden koşup ne olduğunu anlatmamızı istemişti. Sonunda biz de çalışmanın sadece bir ortalama vade hesaplaması olduğunu söyleyince arkadaş sükut-u hayale uğramıştı. Ama ben hala o başlığın arkasındayım.

Buradan farklı bir çıkarım yapmak ta mümkündür. Özellikle pazarlama ve sunum farklılığı oluşturma açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir. Yani çok basit bir şeyi afilli bir şekilde sunmak veya pazarlamak mümkündür ve mutlaka ilgi çekecektir. Basit bir yemeğin farklı bir tarzla sunumu ve/veya basit bir hediyenin orijinal bir ambalajla sunulması en azından ilgi çeken bir farklılık oluşturacaktır. Hiçbir şey olmasa bile yukarıda zikrettiğim hadisede olduğu gibi basit bir meseleyi halletme işini keyifli bir uğraş görüntüsüne dönüştürecektir.    

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.