GÖRÜŞÜRÜZ !!!

Ahmet Müfit KUTLU

B.

 

 

        GÖRÜŞÜRÜZ !!!

 

“Görüşürüz !” son yıllarda dilimize giren ilginç bir kelime .

 

 Tek kelimelik bir vedâ cümlesi . “ Allahaısmarladık ,Hoşça Kalınız “ yerine söyleniyor .

Yalın , soğuk , ruhsuz bir dilek  ; “ Görüşürüz !”

 

 Tekrar görüşeceğini nereden biliyorsun  ?

 

İlâhî kader planında küçük  kaderimizin sahnesinde oynayan  sıradan aktörleriz . Gözlerin güzelliği, ipek saçlar , gençlik , zenginlik , güç , akıl ; alnımıza yazılı olanların yaşanmasını ne engelleyebilir ne de geciktirebilir . Tedbirimiz , takdiri bozmaz .

 

“ Görüşürüz ! “  Öyle mi ? Vâde , gün , saat gelince öyle olaylar cereyan eder ki görüşme dileğimiz askıda kalabilir .

“Allahaısmarladık “  “ Tekrar görüşmek dileğiyle “ ifadesi kültürel yozlaşma sözlüğünde evrim geçirerek “ Görüşürüz “  densizliğine dönüverdi .

 

Görev gereği Kıbrıs’taki Mücahit Birliklerini denetliyordum . Şoförüm siyahi ve sevimli bir mücahitti. Kıbrıs’lılar askerlerine “ mücahit” derler . Bu siyahi gencin adı da Mücahit idi . Anası , o daha doğar doğmaz bebeğini mücahit yapmıştı . 

 

“Mücahit , dedim ; yarın Güzelyurt’a (Omorfo) gidelim . “

“ Allah isterse gideriz Komutan’ım , dedi .”

 

O pırıl pırıl parlayan güzel yüzüne baktığımda gülümsüyordu .

 

- Mücahit ; sen bu sözü nereden öğrendin ?  Bu söz “İnşaallah”ın Türkçe karşılığıdır .

-Annemden öğrendim Komutan’ım .

- Annen namaz kılar mı Mücahit ?

-Kılar …

- O halde annene benden selam söyle !

 

Adamın biri karısına demiş ki “ Yarın hava açık olursa tarlaya , kapalı olursa ormana gideceğim .

Bu kesin ifade karşısında hanımı uyarmış : “ İnşaallah de Efendi …İnşaallah de ! “

Sabah olunca havayı bulutlu gören adam ormanın yolunu tutmuş . Sık ağaçların arasında bir süre yürüdükten sonra karşısına pür silah bir atlı çıkmış. Kara suratlı , çatık kaşlı , pos bıyıklı , beli silahlı eşkıya , filanca köye nasıl gidileceğini sormuş . Köylü tarif etmiş ama adam ikna olmamış “ Düş ulan önüme ! “ diyerek zavallıyı önüne katmış , basmış kamçıyı . Köylü can kaygısıyla önde koşuyor , eşkiya atın sırtında takip ediyor . Saatlerce yol  yürüyerek varılacak köye gelmişler . Canını kurtaran adam bu defa dönüş yolculuğuna başlamış ama hava da kararmış . Hafiften bir yağmur da başlamış . Sabaha doğru köyüne vardığında bitkin , perişan bir şekilde evinin kapısının tokmağına yapışamadan yere yığılmış . İniltileri duyan hanım içeriden seslenmiş :

-Kim o ?

Adam yattığı yerden bağırmış :

  • Aç kapıyı hanım … aç !  İnşaallah ben geldim .

 

Şair , çok sevdiği eşini kaybetmiş , yavrular  boyun büküp ağlaşıyor . Bu hazin tablo şairin inancını sarsmamış : “ Emir büyük yerden kuzularım !  Emir büyük yerden …”

 

Akıllı insanlar için , olayların ardındaki gerçeği unutmak olur mu ?

 

Allah izin verirse ben tekrar yazarım .

 

Rabbim dilerse elbette görüşürüz .

 

Bence “Allah’a ısmarladık “ demek en güzeli … 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.