Gurbet Nerede?

Uğur CANBOLAT

Gurbet, ah gurbet!..

Sızısı hiç dinmeyen gurbettir içimizin içindeki gurbet!..

Bir dünya gurbeti var yaşadığımız, bir de kendi derunumuzdaki, saklımızdaki gurbet!..

Gurbet, gurbet içinde…

Kimi zaman biz onun kuytusunda yaşarız. Sızılarımız yanımızda, hasretlerimiz ve hemen yanı başında da ümitlerimiz!..

Kimi zaman da gurbet bizim içimize saklanır.

Kendini açığa çıkardığı da olur, bol sızılı bir türkü gibi yüreğe oturduğu da!..

Demem o ki, gurbet hep yanı başımızda!

Küçülmüş bir dünyada içsel yaşanan gurbetlerin daha sarsıcı olduğunu söyleyebiliriz.

Kendi derunundan haberdar olmamak aslında biraz da insanın kendine uzak düşmesi, kendi gurbetine mahkûm olması değil midir?

Kalbinin sesini duyamayan, ona yönelmeyen insan kendinden uzak düşmüşlüğün en korkuncunun girdabına yuvarlanmamış mıdır?

Kendi çığlığına uzak düşmek, ruh sancılarının farkına varmamak gurbetlerin an hayıflanılası değil midir?

Sağırlığın tedavi edilemeyeni ya da!

Kendi yürek vaveylasına sağır olan kişiyi hangi vuslat mutlu edebilir ki?!

Derler ki; insan vücudu küçülmüş bir evren!

Büyüğünde ne varsa özeti olan insan bütünlüğünde de aynısı var.

Sılası var, gurbeti de!..

Yolu var, yolcusu var, yol üzerinde konaklayıp nefesleneceği hanları var. Elbette bu yolun yankesicisi var, yol arkadaşı var canını cananına katık eden.

Gecesi var, bin bir sancıyla ve ümitle karılmış sabah beklentileri var!

Günün ışımasını, gelişini haber veren kuşların cıvıldaşması var…

Bunların tümü içimizde olup bitiyor, sadece dışımızdaki dünyada değil.

Hayata biraz dikkatli bakmayı başarabilirsek eğer kendi iç sesimizi duyabilme imkanını bulacağız ve tüm bunları daha yakından hissetmeyi başarabileceğiz.

İşte o zaman başka bir şeyi daha fark edeceğiz.

Neyi?

Hicreti!

İçimizdeki hicreti…

Bitmeyen yolcuğu fark edeceğiz, kendimizden kendimize yaptığımız.

 İçimizde nice duyguların konup göçtüğüne kendimiz tanıklık edeceğiz.

…Ve işte o zaman gurbet nerede, içimizde mi, dışımızda mı gerçek gurbet sorusuna sahici cevaplar aramaya başlayacağız.

Aramak yetmez.

Bulacağız aynı zamanda.

Kötülüklerin, hasetliklerin, kıskançlıkların, kinin, nefretin, hoşgörüsüzlüklerin, çekememezliklerin, kısacası tüm olumsuz duyguların gurbetinde olalım. Uzağımızda kalsınlar hep. Konsalar da yüreğimize göçüp gitsinler, durmasınlar.

İyilikler, güzellikler, dostluklar, yardımseverlikler, sevdalar ise artık gurbetimizde olmasınlar!

Gelsinler gönlümüzde sarsılmayan otağlarını kursunlar!

Aşkın vuslat bayrağını özgürce dalgalandırsınlar.

İşte o zaman gurbet nerede sorusuna sahici bir cevap verebiliriz.

Ne dersiniz?

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.