Güvenlik Açığı!..

Uğur CANBOLAT

Güvenlik ihtiyacı herkes için, her zaman temel bir konu olmuştur.

Hepimiz güvenli bir alana ihtiyaç duyarız. Bu alanı bulduğumuz yerde rahat eder, kuşkulardan azade bir hayat süreriz.

Gözümüz uyumaz başka türlü, ruhumuz dinginleşmez. Hep bir tedirginlik ve kaygı hâli içinde oluruz.

Güvenli bulduğumuz kişiyle selamlaşırız, hatır sorarız, arkadaş oluruz.

Dostluklar hep güvenli basamaklardan sonraki çıkışların zirvesinde kurulur.

Güvenlik içermeyen merhaba sevimsizdir.

Güvenlik barındırmayan bir selam iç aydınlatıcı olmaz.

Güvenlik telkin etmeyen bir konuşma muhabbete bürünemez.

Güvenle sıkılmayan elden her zaman korkulur.

Güven içinde arkanızı dönemediğiniz yerler sizin mekanınız olamazlar.

Güvenle gözlerin yumulmadığı yerde gönül nasıl sevda demi alabilir ki?! Mümkün mü?

Bu çağın en büyük hastalıklarından birisi ‘Güvensizlik’tir.

Güvenin olmadığı yerlerde huzur da bulunmaz. Aramak nafiledir… Gitti mi, gider, dönüşü ise pek kolay değildir.

Gönül ocağında güvenle bağdaş kuramadığınız kişilerin ruh ikliminde misafir olamazsınız.

Bilmek, tanımak, hüsnü niyet taşımak yetmez, aynı çevrelerde bulunmuş olmak kafi değil!

İlla da güvenmek gerekir!

Yıllar yılı birlikte yol yürümüş olsanız bile eğer onunla aranızda bir ‘Güvenli Alan’ tesis edilmemişse henüz mahreminiz olmamıştır.

Özel daireye girememiş, haslardan olunmamıştır karşılıklı olarak.

‘Güvenli Alan’ı kuramadığınız kişilerin sırrı, sizin için sır değil, kritik bilgidir. Gün gelir, lazım olur anlayışıyla bir mahzene kilitlenir…

İhtiyaç halinde müracaat edilir.

İşte bu nedenle ‘Güvenlik Açığı’ sarsıcıdır. Yıpratır. Saç baş yolmalar, diz dövmeler hep bu açık sebebiyledir.

‘Güvenlik Açığı’ yaşayanalar ‘Biz’ olamazlar. Daima ‘Sen’ dilini kullanırlar. Sözleri yatıştırıcı değildir, aksine harfleri zehirlidir.

‘Güvenlik Açığı’nın olduğu yerde toz her zaman dumana katılır, hırslara gem vurulamaz.

Geri dönüşü olmayan yara bere içinde bırakacak oklar çekilmiş öfke yaylarından bırakılmıştır bir kere!..

Sîneler yangın yerine döner.

‘Güvenlik Açığı’ kurduğunuz arkadaşlıkları, pekişmemiş dostlukları her an darmadağın edebilir.

O nedenle dostlar arasında bir ‘Güvenlik Açığı’ oluşmuşsa acilen giderilmelidir. Yoksa sözler laf olmaya başlar, muhabbette kıvam azalması yaşanır. Sırlar açığa çıkar, zaaflar üzerinden kişisel iktidar devşirme arayışları derinden derine yol bulur kendine.

‘Güvenlik Açığı’ ihmale gelmez, meyve veren ağacı kurutur.

Gürül gürül akan hayat suyunu yanlış yerlere akıtır.

Vefa duygusuna mezar kazar, unutturur.

Hasılı ‘Güvenlik Açığı’ ciddi bir iç meseledir. Ruh ve beden bütünlüğünü tehdit eder. Gönülde onulmaz yaralar açar.

Bazı zamanlarda ise kaçınılmaz olarak  ‘Güvenlik Açığı’ ortaya çıkar.

İnsanın güvendiği, sığındığı, teselli bulduğu yürek, kaderin bir hükmü olarak gerçek âleme vuslat eder.

Bu durumda da benzer şeyler yaşanır.

Sudan çıkan balık gibi alık oluverirsiniz.

Gözünüze değen ceylan bakışı artık size değmez olur.

Şirin söyleyen diller suskunlaşmış, dönmek için öteyi beklemeye başlamıştır.

Cümleleri taşıdığınız heybede kelimeleri bulamaz olmuşsunuzdur.

Bakışınız fersiz, dizleriniz dermansız kalmıştır.

Güvenli olmak ne demekmiş, güvende kalmak neymiş, güvenli alan neden gerekliymiş, güvenlik açıkları nelere sebebiyet verebilirmiş gibi konuları yeniden öğrenme ve değerlendirme zamanıdır.

Yeniden akrabalarınızı, arkadaşlarınızı, çevrenizi, dost bildiklerinizin dostluğa sığmayacak uzaklıklarını, uzağınızda tuttuklarınızın aslında ne kadar yakîn olduklarını görüp taze bir analize ihtiyaç duyarsınız.

Puanlarsınız.

Sıralamaları değiştirirsiniz.

 ‘Güvenlik Açıkları’nı gözden geçirir gerekli yerleri tahkim edersiniz.

Elbette bu analizi kendiniz için de yapmalısınız!

Aynı ölçülerle kendinizi ölçüp, biçmelisiniz!

Kendinize de ayar vermeyi bilmelisiniz! Dostluk tartısına çıkmalısınız.

Başkaları için ‘Güvenlik Açığı’ oluşturuyorsanız durumu hemen düzeltmelisiniz.

Yoksa; “Ey ceylan bakışlım, bülbül avazlım” türküsünü asumana nasıl salabilirsiniz?!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.