Habîbullah

A. Semih TORUN

Sevgililer sevenleri tarafından her an hatırlanır. Sevgilinin yâd edilmesi için günler, haftalar, aylar kâfi gelmez. Aşk ateşiyle yanan gönüller, sevgilisini bir ömür boyu gönlünde taşır.

Sevgili uğruna yollara düşülür. Bazen divâne olunur; “Leylâ” derken “Mevlâ” bulunur.

Âşık Yunus, sevgiliye olan muhabbeti ve gerçek sevgiye ulaşmayı gönülleri yakan bir üslupla şöyle dile getirmektedir:

“Mecnuna sordular; Leylâ nice oldu?

Leylâ gitti, adı dillerde kaldı.

Benim gönlüm bir başka Leylâ buldu.

Var git Leylâ, var git Mevlâ’yı buldum.

Ağlayu ağlayu Sübhân’a erdim.

 

Kırk yıldır ki Leylam, Leylam demişem.

Yanılmışam bir kez Mevlam demişem.

Senin aşkın ile Hakk’a ermişem.

Var git Leylâ, var git Mevlâ’yı buldum.

Ağlayu ağlayu Sübhân’a erdim.

 

Leylâ, Leylâ deyu büküldü belim.

Şimdi zikrullaha alışdı dilim.

Tevbe kapusuna erişdi yolum.

Var git Leylâ, var git Mevlâ’yı buldum.

Ağladım, sızladım, Allah’a erdim.”

 

Bizler, Allah ü Teâlâ’dan dolayı Rasûlullâh’ı, O’ndan dolayı da bütün kainatı severiz. Yunus Emre Hazretleri “Yaratılanı severiz, Yaratan’dan ötürü” diye ne güzel söylemiş.

Allah ü Teâlâ, âlemlere rahmet olarak gönderdiği rasûlüne “habîbim, sevgilim” demiş, Habîbullah (Allah’ın sevgilisi) sevgisi, Müslümanların gönüllerine yerleşmiştir.

Süleyman Çelebi, Rasûlullah’a duyduğu aşk ile yazdığı Mevlid’inde âşık-mâşuk irtibatını şöyle terennüm etmektedir:

“Zâtıma mir’ât (ayna) edindim zâtını,

 Bileyazdım (beraberce yazdım) âdım ile âdını.

Yukarıdaki  beyti, Hattat Talip Mert (Abdülbari)’in güzel istifiyle sizlere takdim ediyorum. 

Bu aşkın ifadesi olarak Allah ve Muhammed isimleri, bazen yan yana, bazen de iç içe mihrapları, camileri, evleri, iş yerlerini ve çeşitli mekânları süslemektedir.

Âşık mâşukunu her dem zikreder kaidesince bizler de her an Allah ve Rasûlünü anmalı, onların aşkıyla yanmalıyız.

Peygamber Efendimiz SAS'in doğum yıldönümü münâsebetiyle miladi takvime göre yapılan “Kutlu Doğum” etkinlikleri, Habîbullah’ı anmaya sebep olan güzel programlardır. Bu vesile ile DİB, ÖNDER-İmam-Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği ve NİMMDER-Niksar İmam-Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği başta olmak üzere Kutlu Doğum çerçevesinde yapılan bütün programlarda emeği geçen kardeşlerimi tebrik ederim.

“Yâ Habîballah! Bize imdâd kıl,

(Ey Allah’ın sevgilisi! Bize yardım eyle,)

Son nefes dîdârın ile şâd kıl.”

(Ölüm anında cemalini göstermekle bizleri memnun eyle.)

Rasûlullah’a olan aşkından dolayı Müslüman olan Yaman Dede de şöyle feryat etmektedir:

Yanan kalbe devasın Sen, bulunmaz bir şifasın Sen,
Muazzam bir sehâsın Sen, dilersen rehnümâsın Sen,
Habib-i kibriyâsın Sen, Muhammed Mustafa'sın Sen,
Cemâlinle ferahnâk et ki, yandım yâ Rasûlallah....”


Gönüllerimizin Habîbullah aşkıyla kavrulması temennisiyle...

 

Ahmet Semih Torun- Habername

asemihtorun@gmail.com    

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.