HEDEFTEKİ ADAM HAKAN FİDAN

A. Serdar ÖZTÜRK

   Hakan Fidan, yerleşik düzene sırtını dayamayıp zor şartlar altında çalışarak MİT Müsteşarlığına kadar ilerlemiş sıradışı bir insan, yurt dışında ateşelik yapmamış ve öğrenim görmemiş, siyonist cenah tarafından sırtı sıvazlanmamış ve şüphesiz bu milletin kendi kaynaklarıyla harmanlanıp zirveye oturmuş, siyonistlerin nezdinde onlardan olmayan hatta düşman olarak görülecek bir figür.                      

    Öyle ki The Wall Street Journal ve Washington Post’un sermayedar yazarları ukalaca ithamlarla manipülasyonlarını bu isim üzerinden organize ediyorlar. Fidan, Esad muhaliflerini örgütlemek ve İsrail hesabına çalışan İranlıları İran devletine ihbar etmek gibi ayak işleri ile suçlanıyor. Bu suçlamanın sıradan birini değil de Milli İstihbarat Teşkilatı gibi bir kurumunun en tepesindeki ismi hedef alması daha da dikkat çekiyor.  Bu kara propagandanın üzerine odaklanmak ve nedenlerini irdelemek  gerekiyor.

*Türkiye Suriye politikası konusunda köşeye sıkıştırılmak mı isteniyor?

*Çinle savunma sistemleri konusunda stratejik öneme haiz anlaşmalar yapılarak Nato’nun bertaraf edilmesine mi cevap veriliyor?

*Türkiye’nin kürt  meselesi konusundaki ilerlemeleri bazı çevrelerin iştahlarını kesmeye mi başladı?

*Terörist İsrail’in Ortadoğudaki prestij kaybının öcünü Türkiye’den alma gayreti olabilir mi?

*Peki Türkiye’yi ABD ve Batı karşısında prestij kaybına uğratmak ve Türkiye ile geliştirilen Ortadoğu projelerinin önüne set çekmek istenmiş olabilir mi ?

    Tüm bu unsurlar zaten operasyonu yapanlarca tehlike arz eden gelişmeler fakat Türkiye’yi ABD hükümeti ve Batı nezdinde gözden düşürmek; Taliban ve Hizbullah  terör örgütleri ile bir seviyeye getirmeye çalışma pervasızlığı ile kamuoyu önündeki itibarını kaybettirme oyunu daha üst perdeden sahneleniyor. Bu sahnenin mimarlarından İsrail eski dışişleri bakanı Avigdor Liberman’ın birkaç  gün önce  ‘’Erdoğan radikal bir İslamcı’dır’’ çıkışında bulunması, Amerian Yahudisi Yanover’in İranlı istihbaratçılar konusuna binaen  ‘’Amerikalılara göre burada suçlanması gereken 50 yıllık işbirliğinin ardından Türkiye’nin bunu yapmayacağını düşünmüş olan Mossad’’ tahriki ve Hakan Fidan’ı hedef alan ‘’Bir sabah arabasında özel bir sürprizi hak eden varsa o da Türkiye istihbarat şefi Hakan Fidan’dır.’’ tehditi yapbozun parçalarını oluşturan unsurlar olarak öne çıkıyor.

    Karanlık bir tablo çizmek cürretinde bulunan kadroların hedefi doğrudan Hakan Fidan olarak belirlenmiş olsa da dolaylı olarak  Başbakan Tayyip Erdoğan’a aba altından sopa gösterilmek isteniyor.  Türkiye için antidemokratik, işbirliği yapılamaz, güvenilemez bir portre çiziliyor. Ve bu siyonist yahudi oyunuyla Türkiye;  ABD ve batı için cephe alınması gereken bir ülke konumuna düşürülmek isteniyor.

    Tüm bu oyunlar sergilenirken gariptir ki içimizdeki İrlandalılar ne ses veriyor ne de solukları yankılanıyor. Amiral gemimiz olan gazete manşete değer bile bulmuyor bu etki gücü yüksek konuları. Elbette ki güçlenen Türkiye;  masabaşında satranç oynayan siyonistlerin de içimizde ki yerleşik kölelerinin de saldırılarını sonuçsuz bırakacak güce ve statükoya korku salacak kudrete sahip görünüyor. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.