İki yanlış bir doğru etmez

xxx78

Bazıları geç intikal eder; olabilir, önemli olan sonunda insanın gerçekle yüzleşmesidir.

Ergenekon ile Susurluk'u birbirinden çok farklı iki 'örgüt' sayanlar yavaş da olsa arada bir fark olmadığını görmeye başladı. Biraz daha geriye gidildiğinde belki yeni örgüt isimleriyle de tanışacaklar. Şimdiden uyarıyorum: Onlar da aynı soydan geliyor olacak...

Daha ilk günden bilineni bir kez daha tekrarlamakta beis yok: Savcıların şevkle üzerine gittikleri örgüt hiç yabancımız değil; 1952'de NATO üyesi ülkelerde CIA ve İngiliz istihbarat örgütü eliyle kurulmuş bir örgüt bu... Başka NATO ülkelerinin biletini çoktan kestiği örgütle Türkiye bir türlü hesaplaşamamıştı.

Şimdi yapılan, o hesaplaşmadır işte…

İki farklı isimle karşımıza çıkanın aslında aynı örgüt olduğunu anlamakta zorlananların başkalarının kafasını karıştırmak için buldukları yeni malzeme de harika. Gözaltına alınan kişilere dikkat çekip şu soruyu soruyor ve cevabını da kendileri veriyorlar: “Bunların aralarındaki ortak nokta ne? Ak Parti zihniyetine karşı olmaları...”

Kulağa da pek yanlış gelmeyen bir iddia bu... Eski komutanlar, öğretim üyeleri, gazeteciler ve yazarların hemen hepsi televizyon ekranlarında sürekli Ak Parti ile mücadele halindeler...

İnsanın kafası karışıyor gerçekten...

Oysa bu görüntü örgütün yapısından kaynaklanıyor.

Örgütün varlığını kamuoyuyla ilk paylaşan siyasetçi Bülent Ecevit zamanında cesaretle üzerine gidebilseydi, onun döneminde görülecek yargılama sırasında, gözaltına alınanların kimliğine bakılarak, “Bunların ortak özelliği CHP-karşıtı olmaları” denecekti.

Ergenekon, daha doğrusu o dönemde hangi ismi taşıyorsa o örgüt, Ecevit'in başında olduğu CHP'ye iktidarı teslim etmemek, önüne geçmek mümkün olmamışsa, iktidarını siyasi suikastlar ve kitle eylemleriyle karartmak ile görevliydi çünkü... Önceleri hedefi 'sol' olan örgüt şimdilerde farklı bir siyasi çizgiye karşı savaş halinde...

İtalya, Fransa, Belçika, İngiltere'deki benzer örgütlerin tek hedefi vardı: 'Sol'... Ne yaptılarsa, hangi cinayeti işleyip kimleri sokağa döktülerse, bunu, o ülkelerdeki 'komünist' veya 'sosyalist' partilerin işbaşına gelmesini önlemek veya iktidarda rahat ettirmemek için yaptılar...

Temizleme faaliyeti başladığında, o ülkelerdeki -sonradan bir bölümünün örgüt üyesi olduğu anlaşılan- bazı aklıevveller de, “Bunlar hep sol-karşıtı kişileri gözaltına alıyorlar” tepkisini vermişti. Tıpkı bugün bizde olduğu gibi...

Umarım, bizdeki aklıevveller, hiç değilse şimdi doğrusunu öğrenip yanlışta ısrar eden tavırlarını yeniden gözden geçirirler...