İnsanlık, nerden nereye...

xxx95

Önce kısa bir özet: Kurulan devlet, ikiye ayrılış, sonra yıkılış ve Babil'e esir olarak sürgün... Tekrar dönüş ve Romalıların istila ve zulüm dönemi... Hazreti Ömer Kudüs'ü alınca İsrail oğullarına da oralara girme imkanı sağlanmış... İsrail oğullarının yeniden canlanmaları ancak İstanbul'un Fethi sonrasında Amerika'nın keşfi ve gelişmesinden sonra olmuş...

Hıristiyanlar ile Müslümanlar arasındaki ticaret gelişince, İsrail oğulları bundan yararlanmış ve zengin olmuşlardır. İşçiliği ve üretimi bilmeyen Avrupalılara Müslümanlardan öğrendikleri sanayii götürmüşler ve bundan yararlanarak dünyaya ekonomik olarak hakim olmuşlardır. Müslümanlarla Hıristiyanları çatıştırıyor, kendi imkanlarını geliştiriyorlardı. Yirminci yüzyıla geldiklerinde, bunlar, 1897 yılında İsviçre'nin Basel kentinde yaptıkları "Yahudi Kongresi" toplantısında şuna karar verdiler: Müslümanlar o kadar zayıfladılar ki, artık bunların Hıristiyanlara karşı durması mümkün değil. Hıristiyanlığı ve Müslümanlığı ortadan kaldıralım, çatışmayı başka bir şey üzerine bina edelim; "kapitalizm ve komünizm/sosyalizm rejimleri" üzerinde kuralım. Marx'a hazırlattıkları tezleri bazı Avrupalıları ve Almanları da kullanarak "Rusya'da/Sovyetlerde komünizmin/sosyalizmin merkezini" kurdular ve "ABD'yi de kapitalizmin merkezi" yaptılar. İslâm dünyasını da işgal ederek/ettirerek dine karşı şiddetli bir saldırıya geçtiler. İslâm âlemi dinsizleştirilecek, sömürgeleştirilecek ve asimile edilecek; Arapça eğitim dili olmaktan çıkarılacak...

Ancak, bir asır geçmeden "kapitalizm-komünizm/sosyalizm rejim bloklaşmaları" sona erdi; "komünizm" yıkılıp gitti, "kapitalizm" can çekişiyor... İslâm ülkeleri/devletleri bağımsızlıklar kazanmaya başladı, "dinsizlik akımı" da adım adım ortadan kalktı, kalkıyor...

Şimdiki soru/n şudur: İsrailoğulları çağımızdaki Batı uygarlığını bu hâle getirdiler. Bunu "dinsizliğe ve ahlâksızlığa dayanan faizli ekonomi" ile sağladılar. Büyük güç elde ettiler. Elleri üzerimizde dolaştı. Şimdi ise elleri tutulmuştur. Sovyetler yani "komünizm" yıkıldı, "kapitalizm" de çöküyor.. ABD'de yani "kapitalizmin merkezinde" Müslüman evladı Barack Hüseyin Obama başkan oldu... AB ülkeleri Papa yani "din" etrafında kenetleniyor... İslâm ülkeleri çok yönlü kaynıyor, çok yönlü bağımsızlıklarına kavuşuyor... Peki, bu durumda, bundan sonra İsrail oğullarının durumu ne olacak?..

Tekrar tarihe dönelim, minik bir özet daha yapalım: İsrail oğulları, Hz. İbrahim'in oğlu İshak'ın oğlu Hz. Yakup'un oğullarıdır. Hz. İbrahim'in diğer oğlu İsmail Mekke'de yerleşmiş, Hz. Muhammed aleyhisselâm da onun torunu olmuştur. Allah insanlığı bir uygarlıkta toplamayı murad etmiş ve bu görevi Hz. İbrahim'in çocuklarına vermiştir. Hz. Yakup'un çocukları Hz. Yusuf'un başkanlığında yeni bir ulus ortaya çıkarmış, bu ulus insanlığı bugünkü hâle getirmiştir. Kur'an Araplara (yani Hz. İbrahim - Hz. Muhammed koluna) nâzil olmuş, onlar da uygarlaşmada etkili olmuşlardır. Hz. Muhammed aleyhisselâm Mekke ve Medine'de yaşamış, Arap Yarımadası'ndaki ilk devleti (Medine Sözleşmesi/Anayasası ve Medine Devleti) kurmuş, bu devlette Yahudiler de yer almışlardır...

Mezopotamya (Babil) ve Mısır medeniyet merkezleri... Fenikeliler ve Grekler... İbraniler ve Araplar... İnsanlar önce toplayıcılık, sonra avcılık ve daha sonra da çobanlık dönemini yaşadılar... Develerin yaşayabildiği geniş ovalara yayılan Arapların geçimleri çobanlıktı... Mekke şehri Hz. İbrahim'in oğlu İsmail tarafından Milattan 2000 yıl önce kurulmuştu... Medine'nin kuruluşu Miladi yıllara rastlamakta... Medine tarıma elverişli bir yerdi, halkı iki medeniyetin muhacirlerince oluştu... Medine yavaş yavaş gelişmiş ve Mekke'ye yetişecek hâle gelmişti... Kur'an, Mekke ve Medine'de nâzil olurken İsrail oğullarından bahsetmekte, "Beni İsrail'e/İsrail oğullarına" hitap hem Mekke hem Medine sûrelerinde geçmekte; "Yakub'un âli" geçmekte, "İsrail'in oğulları" geçmekte, bir yerde de "zürriyet" olarak geçmekte... "İsrail" Hazreti Yakub'un adı mıdır, yoksa başka birisi midir; bu ayırım neye göre yapılmaktadır?.. Bunun ayrıca araştırılması gerekmekte...

Mesele önemli ve derin; bugün kısa ama geniş bir giriş yaptım, devam edeceğim...