Karar oyunun kurallarını değiştirdi

xxx78

Anayasa Mahkemesi'nin Meclis'ten çıkan 'anayasa değişikliği paketi' ile ilgili kararı, halkoylamasına yol vermesi bakımından olağanüstü önemli. Tabii halk da değişiklikleri 'Evet' demeye değer bulursa, bu sayede demokrasimizin kanalları biraz daha genişleyecek, 'hukuk devleti' olma yolunda en ciddi adımlardan biri daha atılmış olacak...

Ak Parti'nin bugüne kadar başardığı en ciddi dönüşüm hamlesi, hiç kuşkunuz olmasın, tek başına da kalsa ve ancak sınırlı bazı maddelerde değişikliği de içerse, bu anayasa değişikliği paketidir.

Karar bu yönden önemli olmasına çok önemli de, sevinmemizi gerektiren başka bir yönü daha var: Anayasa Mahkemesi, bu kararıyla, dış destekli bir cepheleşmede taraf olmak istemediğini dünya âleme ilân etmiş oldu...

Bazılarının karardan sonra verdiği tepkilerin sebebi bu...

İktidar partisinden hoşnut olmayanların, ülkenin direksiyonunu başka partilere terk ederek işbaşından gitmesini isteyenlerin bulunması çok doğal; demokrasi siyasi rekabeti körükleyen ve birinin kazancının diğerlerinin zararı olmasını gerektiren bir rejim çünkü. Ak Parti'nin yaptıklarını CHP kötüleyecek, MHP vatana ihanet ile eşdeğer bulacak, SP yetersiz görecek...

Siyasetin doğası bunu gerektiriyor.

Ancak Türkiye'de şimdilerde demokrasinin kabul edilebilir rekabetçi sınırlarını hayli zorlayan garip bir oyun oynanıyor. Siyasetin içerisinde bulunmaması gereken kişi ve kurumlar da, tercihlerini saklamadan, ellerindeki gücü kullanarak, gelişmeleri etkilemek üzere sahadalar... Bugüne kadar bu durumun pek çok örneğiyle karşılaşıldı. (Bkz.: Cumhurbaşkanlığı seçim süreci.)

Türkiye'yi dışarıda köşeye sıkıştırmanın yollarını arayanlar da bu durumdan hep yararlanıyorlar.

İşte Anayasa Mahkemesi'nin halkoylamasına yol veren kararı bu yüzden olağanüstü önemli: Siyaset dışı kalması beklendiği halde gerektiğinde siyasi mesajlar vermekten çekinmeyen kurumlardan biri olarak biliniyordu Anayasa Mahkemesi, 367 kararıyla, önceki anayasa değişikliği paketini reddiyle bu izlenim yerleşmişti; oysa son kararı "Ben artık oyunda yokum" anlamına da geliyor.

Yalnızca "Ben artık oyunda yokum" demekle de kalmıyor mahkeme, halkoylamasında 'Evet' oyları fazla çıktığı taktirde, hem kendisini hem de Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nu (HSYK) ülkedeki sisteme 'cici demokrasi' görüntüsü veren oyunun dışına ebediyen itmiş oluyor.

Haşim Kılıç'ın, Anayasa Mahkemesi Başkanı olarak, kararı açıkladığı basın toplantısında, "Evet, bu kararla öze de girilmiş oldu, ama bundan sonra ne olur, göreceğiz" demesinin altında muhtemelen bu gerçek yatıyor: Değişikliklerin uygulamaya konmasıyla yapısı köklü biçimde değişecek olan 17 üyeli Anayasa Mahkemesi, bu yeni haliyle, bundan sonra, hukukun sınırları içinde kalmayı yeğleyebilir.

En sert tepkilerin siyasetin alanına tecavüzden çekinmeyen cepheleşme yanlısı kişiler ve çevrelerden gelmesi, bu sebeple, hiç sürpriz değil.

Anayasa Mahkemesi'nin kendisini oyunun dışına atması ve HSYK'nın yapısının değişmesine izin vermesiyle birlikte, cepheleşmeden medet umanlar ve belaltı müdahalelerden yararlananların etkisi keskin biçimde azalacaktır.

Paketin yürürlüğe girmesinin demokrasiyi daha da pekiştirip hukuk devletinin temellerini tahkim edeceği beklentisi bu tahlilden kaynaklanıyor işte.