Maalesef…

xxx444

Denizde kum, Eruygur Paşa'da 'fişleme' belgesi!

Ergenekon tutuklusu Emekli Orgeneral Şener Eruygur, 2002-2004 yılları arasında Jandarma'nın başında iken Cumhuriyet Çalışma Grubu'nu kurarak adı 28 Şubat'la özdeşleşen BÇG'nin işlevini sürdürmüş; başarısız darbe girişimlerinin de “unutulmaz yönetmeni” olmuştu…

CÇG tarafından hazırlanmış olan “gizli” ibareli belgeler Eruygur'un ofisinde ele geçirilmişti.

Cumhuriyet Çalışma Grubu, Türkiye'nin bütün illerinde kim var kim yoksa önüne geleni fişlemiş; şahıslar ve kurumlar hakkında elde edilen özel bilgiler daha sonra raporlaştırılmıştı.

CÇG, AK Parti'nin 3 Kasım 2002 seçimlerinde iktidara gelmesinin hemen ardından kurulmuştu…

Ortaya çıkan yeni belgeler, CÇG'nin “siyaset mühendisliği”ne soyunduğunu gösteriyor:

Eruygur komutasındaki CÇG, 2004 yerel seçimlerinde AKP'nin başarısını engellemek için seferber olmuş, ancak sonuç alamamış!

Eruygur Paşa'nın seçime müdahale planında “AKP'nin laiklik üzerinden değil, çeşitli yasa tasarıları ve dış politika konuları üzerinden yıpratılması” hedeflenmiş…

İktidar partisinin kimi milletvekillerinin istifalarıyla “parçalanması” planları yapılmış; ayrıca “merkez sağda alternatif bir partinin güçlendirilmesi” amaçlanmış…

Belgede “Mahalli genel seçimler öncesinde TBMM'nin şekillendirilmesinin zorunlu olduğu” ifade ediliyor...

2004 yerel seçim sonuçlarının Eruygur Paşa'yı müthiş rahatsız ettiği söylemeye gerek yok.

* * *

Eruygur açısından başkaca trajikomik durumların yaşandığı yine “fişleme” belgelerinden anlaşılıyor:

CÇG'nin kayda geçirdiği “askeri lojmanlardaki sandıklar”dan AKP birinci parti çıkmış!

“Kara Kuvvetleri ve Jandarma Lojmanları Seçim Sonuçları” başlıklı CÇG fişlemesinde Etimesgut, Beytepe, Güvercinlik'teki lojmanlar başta olmak üzere pek çok yerde AKP'nin ilk sırayı aldığı işaretleniyor; sonuç hakkında ise “Maalesef” vurgusu dikkat çekiyor!

Askeri lojmanlardaki seçim sonuçları Eruygur Paşa'nın moralini bozunca, Cumhuriyet Çalışma Grubu raporunda “Personelin bilinçlendirilmesi ve siyasi tercihlerinin bu bilinç ışığı altında şekillendirilmesinin sağlanması gerektiği” özenle vurgulanmış!

* * *

Bütün bunlardan sonra arşivimizdeki tozlu dosyalara dönüyor ve Eruygur'un ADD'nin Başkanı olduğu dönemde

Milliyet'ten Derya Sazak'a (24 Temmuz'06) söylediklerini okuyoruz:

“ADD'nin amacı Atatürkçü düşünceyi egemen kılmaktır. Siyaset bizim işimiz değil. Bu görev siyasal partilerimize düşüyor.”

Jandarma'nın başında iken “siyasete ve seçimlere müdahale planlarıyla” epeyce meşgul olan Eruygur Paşa “siyasetle zerre kadar ilgilenmediğini” Milliyet'teki söyleşiden birkaç ay sonra çeşitli illerimizde organize ettiği “Öfkeli Tuncay Özkan Mitingleri” ile de ispatlamıştı!

ADD Genel Kurulu'nda 28 Ocak 2007'de yaşanan “arbede” Eruygur Paşa'nın “sert görüntüsünün altında yatan muzipliği” ortaya çıkarmıştı:

Eruygur, kendisini ADD'de sıkıyönetim ilan etmekle suçlayan muhaliflerine “Bana karşı darbe girişimi yaptınız. Bu Atatürkçülere yakışır mı?” diye çıkışmıştı:

“Darbe Girişimi” denince akla kimin adı gelir?

“-Çok Yaşa, Kara Mizah Paşa!”

* * *

Eruygur'un bir ara Nur Serter'le birlikte yönetiminde bulunduğu Çağdaş Eğitim Vakfı'nın “AB fonlarından beslendiği” de ortaya çıkmıştı:

“AB parasıyla AB karşıtlığı yapmak” şahaneydi!

Eruygur'a nezaket ziyaretinde bulunan ABD elçilik yetkilisinin ADD Başkanı'na “Cumhuriyet mitinglerini nasıl finanse ettiklerini sorduğu” Sabah'ın 12 Temmuz 2007'deki manşetinde yer almıştı.

Peki, ADD'ye “sponsorluk yaparcasına yüklüce miktarda bağışta bulunan” kimdi? Eski Cumhurbaşkanı Sezer…

Merak bu ya…

Köşk'te iken üst düzey bürokratları “fişlettiren” Ahmet Necdet Bey, söz konusu “özel istihbarat hizmeti” için acaba Eruygur Paşa'dan mı yardım alıyordu?