Masaya Artık Yumruk Vurma Zamanı!

İbrahim DANACILAR
 
 
Değerli kamuoyu, kıymetli dostlarım;
Bilindiği üzere, uzun yıllardır beklediğimiz o büyük tehlike kapımıza dayandı…
Öyle ki, tehlike tahmin edilenden dahi daha büyük, düşündüğümüzden de çok daha yakındır!
Bilakis Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en ciddi tehdidiyle yüz yüzedir. 
Etnik kimliklerimizden, siyasi görüşlerimizden iyice arınıp sadece ve sadece Türkiye ve ülkemizin geleceği açısından meseleye baktığımızda, birazda gözlerimizi açtığımızda, coğrafya üzerindeki hesaplara dikkat ettiğimizde, yeni harita taslaklarının nerelere uzanacağını görebildiğimizde, bu ironik vahametin tüm boyutu apaçık ortaya çıkacaktır.
 
Bu mesele; hainliği yaşam şiarı olan Barzani’nin gücü ve etnik milliyetçilikle sınırlı bir durum değildir.
Tüm mesele; İsrail’den sonra ilk kez bölge haritalarının resmen değiştiriliyor oluşu ile yüzleşme meselesidir. Bunun bir başlangıç olacağı, Türkiye dahil, bölgenin diğer ülkeleri için de tehdit döneminin başlatıldığını, "siyonizm ve emperyalizm kardeşliği" artık resmen ilan etmiştir.
 
Bakınız!
Kim ne derse desin, Barzani’nin referandumundan sonra coğrafyanın, bölgedeki devletlerin, revizyon dönemi başlatılmıştır. Artık hiçbir ülkenin bütünlüğü güvence altında değildir.
Bu bütünlüğün sadece Kürt milliyetçiliği üzerinden tehdit edildiği tezi meseleyi sadece sulandırmak ve büyük tehdidi gizleyerek, coğrafyamıza yönelik çok uluslu istila haritasına da karşı insanlarımızı uyutmaktır.
 
Bugün siyonist ve emperyalistler tarafından dünya savaşı döneminin bütün dosyaları, haritaları, hesapları açılmıştır. 
Haritalar yüz yıl sonra yeniden çizilecekse, o dönemin alçak işgalcileri, yamyam istilacıları, şerefsiz yağmacıları yeniden bu coğrafyaya akın ettiyse, yeni bir talan ve paylaşım başladıysa; en çok ama en çok bize söz düşmektedir. Bizim de eski defterlerimizi, hesaplarımızı, harita taslaklarımızı açma vaktimiz gelmiştir.
Aziz vatanımız üzerine hesap yapanlara karşı kendi hesaplarımızı masaya sürme vakti gelmiştir. Onlar iç işgal denemeleri yaparken bizim de Selçuklu/Osmanlı geleneğinde, coğrafyayı daha da birleştirecek güçlü adımlar atma vaktimiz gelmiştir. Onlar savaşı Türkiye içlerine servis edeceklerse, bizim de bu kirli savaşı sınırlarımızın çok uzağına itme vaktimiz gelmiştir.
 
Bilinmelidir ki;
Barzani, PKK ile sahipleri İsrail ve ABD. himayesinde, tüm güçleriyle Müslüman avı başlatıp, İslam şehirlerini yağmalayıp, adeta harabeye çevirip, İsrail’in coğrafyadaki varlığı gibi kantonlar oluşturacaklardır…
O zaman hiçbir ülkenin güvende olmayacağını ve bu bölgenin bütün ülkelere saldırı üssü olacağını şimdiden görmemek büyük bir körlüktür.
Öyle ise; Batılı istilaya karşı bölgesel direnç oluşturulacaksa, ilk önce Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki yabancı unsurlara karşı alarma geçilmesi gerekiyor. Şimdiden ve derhal okkalıca önlem alınması, Türkiye’nin tarihsel bir bilinçle harekete geçmesi gerekiyor.
Bir yıl sonra böyle bir fırsat bir daha olmayacaktır, çünkü bölgesel şartlar olgunlaştırılacak ve bizler kendimizi Anadolu içlerinde savunmaya geçmiş pozisyonda bulabiliriz…
 
Velhasıl,
Türkiye'nin bugün ki siyasi aklı; tarihsel sorumluluğunu yerine getirecek, yüzyılların geleneğine ve sürekliliğine bağlı kalacak, yani "Devlet-i ebed müddet" şuurunda, bizi Selçuklu yapan, Osmanlı yapan, Türkiye yapan iradeyi göstermek olmalıdır. 
İç işgalcilere karşı, dış müdahalecilere karşı "Büyük Türkiye" duruşu, coğrafyayı ve tarihi şekillendirecektir. Bunu engellemeye dönük bütün telkinler planlar, öneriler;
Bilakis bizi susturmaya, hareketsiz bırakmaya dönüktür. Bu minvalde oldukça dikkatli ve kurnaz olmak zorundayız.
 
Haydi, gür bir seda ile;
Müslüman Türk'ün gücünü her mecrada gösterip, eski defterleri ve kendi öz haritalarımızı açıp, masaya yumruk vurma zamanı…
 
Gün doğmuş, gün batmış;
Ebet Müslüman Türk'ündür.
İbrahim DANACILAR

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.