Molladan Allah Rızası İçin Tecavüz..!

Tahsin AKPINAR

Sonucu her ne olursa olsun bugün olimpiyatları yazmaya niyetlenmiştim. Ama, İran’dan okyonus ötesine adeta pas edilmiş ve binlerce güdümlü füzeden daha yıkıcı etkiye sahip bir beyanatla ilgili haber, beynime kan sıçrattı.

Çok öfkeli, kızgın, yıkılmış ve çok çok üzgün bir ruh halindeyim. Nedeni ise İslamofobi... Ve bu korku kazanının altında yanarak bu korkuyu kaynatan odunların bizim ormandan kesilmiş olması... Ve... Şeyhinin kapısına kırk yılda bir kez olsun eğri odun götürmeyen ve bundan haya eden Yunus’u ve onun edebini hatırlıyorum. Yunus’un şeyhine gösterdiği saygıyı, sözde İslamcı mollaların, Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed’in getirdiği İslam dinine göstermemesinden utanıyorum. Ayrıca, bunun İslam adına yapılıyormuş gibi yapılmasından da, ayrıca kahroluyorum.

Biraz uzaktan başlayarak ve çevresel, bir giriş yapmak istiyorum.

Walmart'ta çalışan bir kişi, çarşaflı iki Müslüman kadının fotoğraflarını facebook hesabından paylaşırken altına şöyle ‘kötü ve üzücü’ bir not düşme ihtiyacı hissetmiş: ‘Bu yıl Cadılar Bayramı erken geldi.... gerçekten bu şekilde giyinmelerine gerek var mı? Benim ülkemdesiniz, o kahrolası şeyi çıkarın.’

Amerikan İslam İlişkileri Konseyi(CAIR) New York Başkanı Ryan Mahoney, Walmart ile irtibata geçerek, paylaşılan fotoğraf hakkında Walmart’tan izahat istiyor. Konuyla ilgili bir ön araştırma yapan Walmart yetkilileri, bir mağazalarında müdür yardımcısı olarak görev yapan şahsın işine son veriyor.

İslam ve onun sembololerinin küçük düşürülmeye çalışılması ne kadar kötü ve üzücüyse, demokratik usullerle hakkını koruyan müslümanların gayretleri üzerine, ilgili kişinin ‘kabul edilebilir’ bir şekilde cezalandırılması da o kadar güzel ve sevindirici... Ve insanın, içinden geçtiğimiz şu kapkara zaman diliminde, bir nebze olsun içini ferahlatan ve demokrasiye olan inancını pekiştiren bir olgunluk.

İslamofobi hakkındaki bilinçlenme her ne kadar Antisemitizm kadar gelişmemiş olsa bile bir çirkinliğin bir güzellikle cezalandırılabilmesi ayrıca güzel.

Dünya’nın geleceği açısından ciddi bir tehlike barındıran ve kaynağı, tarihi düşmanlıklardan beslenen İslamofobinin, kısmen engellenebilmesi ve karşılıklıklı saygının geliştirilmesi için 12 ve 13 Eylül'de İstanbul'da İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğünce "Hukuk ve Medya Bağlamında Uluslararası İslamofobi Konferansı" düzenlenecek olması da gayet güzel ve iyi bir haber.

Dünya halklarının % 80’inden daha fazlasının beyninde İslam denilince; Humeyni, Somali’li korsanlar, kafa kesme videoları ve canlı bombalar gibi imgeler oluşması, adı barış olan İslam dini için ne kadar büyük bir şanssızlık olsa gerek.

Muhammed İkbal’in dediği gibi biz Müslüman’ların İslam’a yapabileceği tek ve en büyük hizmet ‘herkesin görebileceği bir meydanda, şahsımızın İslam Dini’ni temsil etmediğini tüm insanlığa haykırmak.’

Nasıl ki, bir zamanlar milyonlarca insanın, İslam’ı kendilerine din olarak seçmelerini, cizye gelirleri engellenecek diye bazı Emevi Halifeleri engellediyse, şu anda da İslam’a susamış insanlığın İslam Dini’ne girmesine, en büyük engel biz Müslümanlarız... Bunu bir zamanların rock starı Yusuf İslam’ın‘İyiki Müslümanları tanımadan Kuran’ı tanımışım’ beyanından da iyi biliyoruz.

İslamofobi kötüdür ve suçtur... Bu doğru. Peki bu İslamofobik korkuların çarklarına sürekli taze yağ basarak, bu korku motorlarının çalışmasını sağlayan ve bu korkuya bazı haklılık payları kazandıran görüntü ve beyanları ortaya atanların hiç mi suçu yok.?

Coğrafyasının her iklimi kan revan içinde olan bir din için gayrimüslimlerin ne ve nasıl düşünmesini bekleyebiliriz? Zaten karanlık odaklar ha bire fitne ve karalama rüzgarları oluştururken ve en ufak bir karalama fırsatını bile kaçırmazlarken biz ne yapıyoruz?

Yedi iklimde birbirimizi boğazlıyoruz... Birbirimizi henüz kesmediğimiz, kesemediğimiz ülkelerde de bunun hesaplarını yapıyoruz. İşte Mısır ve sıradaki Tunus... Tabi birde, bizim Gezi Parkı senaryoları tutarsa Türkiye..!

Adı İslam’la özdeşleşmiş; hatta bu özdeşleşme uluslararası derin mahfiller tarafından kasıtlı olarak gerçekleştirilmiş ve iyicene tutkallandırılmış sözüm ona, İran İslam Cumhuriyeti ne yapıyor?

Afganistan ve Çeçenistan’da Rusya’yı, Azerbaycan’da Ermenistan’ı, Suriye’de Eset’i tutarak Farisi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen, nemenem bir İslam devleti olduğunu ortaya koyduğu yetmezmiş gibi barış ve sevgi dini olan İslam’a zehirli ve dikenli bir dil monte etme gayretlerine girişiyor.

Bu kötülüğü İslam’a, insan gavur olsa yapmaz..!

Eski bir eyalet valisi, ABD Başkanı Obama’yı, hemde daha çocuk yaşlardaki iki kızının kaçırılarak tecavüz edilmesiyle tehdit ediyor.Zinanın kesinlikle yasak olduğu bir dinde insanları tecavüz etmekle tehdit etmek te ne oluyor?

Yo hayır. Bu haber doğru olamaz... Olmamalı. Allah’ım kan beynime yürüdü. Yazıklar olsun... Allah belanızı versin. Bu ne biçim bir İslam anlayışı? Bu ne sapıklık? Bu ne yozlaşmışlık?

Yo hayır dostum; yüce dinimiz İslam’ı, bu alçakça ahmaklığınıza alet edemezsiniz. Buna izin vermeyiz. Söylediğiniz şeyin yapılabilirliği gayri mümkün olsa bile bunu düşünüyor olabilmeniz ve hatta bu sapıkça fikrinizi dercetmeniz affedilemez. Eski bir eyalet valisi olmanız ise faciayı daha da derinleştirerek, insanı derin düşüncelere sevk ediyor.

Şimdi İran İslam Cumhuriyeti’nin anlı şanlı mollalarından ve devlet yetkililerinden, bu kişinin en ağır şekilde cezalandırılmasını ve bu sapıklığın koskoca İran devletini ve onun İslami rejimini bağlamadığını, en açık bir şekilde ifade etmelerini bekliyoruz.

Bir Müslüman olarak bu bizim en doğal hakkımız. Bu kötülüğü İslam Dini’ne, insan; değil molla, gavur olsa yapmaz. Yüzbinlerce kadınına tecavüz edilen Bosna Hersek’li Müslümanlarının efsanevi lideri, Bilge Kral Aliya İzzet Begoviç’in çığlığı  kulak zarlarımı yırtarcasına beynimde zonkluyor: ‘Medem biz o zalimlerin yaptığı şeylerin aynısını yapacaktık, o zaman biz zalimlerle neden savaşıyoruz?’

E Mail : akpinartahsin@hotmail.com

Twitter: @akpinartahsin

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (8)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.