ÖLÜMÜ TAÇLANDIRMAK

Haşim AKIN

            Aslında ölüm öldürmez. Ölüm sadece bir diyardan diğerine taşır insanı. İnsanı asıl öldüren onun içindeki hırsları ve amel / niyet tutarsızlığıdır. Bazıları yüreklerinde öylesine güzel şeyleri yeşertir ve ona bahçıvan olurlar ki ölümü öldürmeyi başarırlar.

Bizim kitabımızda Rabbimiz onlar için “ölüler denilmesini” yasaklar. Onlara şehit deriz.

Yusuf Taha Göktaş, Kaan Talip Tığlı, Tarık Kesekçi ve Muratcan Kaya güzel bir gidişler yeni bir ders verdiler. Zira kimileri hayatıyla eğitir, kimileri de buna bir de vefatlarını ilave eder.

Bazen özel notları unutulmamak üzere kalır. Tıpkı isimleri ve davaları gibi...

Hayatımızda fiziken yollarımız hiç kesişmemiş olan dört gönlü güzel gencin şehadet haberleri bir kor gibi düştü yüreklere. Onların haberini okuyunca aklıma rahmetli Adnan DEMRTÜRK geldi. Benzeri bir trafik kazasında yanındaki dostlarıyla birlikte rabbine kavuşmuştu. O gece birkaç yüz metre geride beklemişiz ama polisler yaklaştırmayınca olayın kahramanlarını sabah öğrenebilmiştik. O da başka bir acıydı.

Gerçi hem ülkemiz hem de bu yaşlı dünya, kaza görünümlü suikastların onlarca örneğine şahit olmuştur. Yaşanan bu acı olay da aydınlanacaktır umarım. Gerçi giden gittiğiyle kalıyor ama...

Hayatta iyi bir üniversite kazanabilirsiniz. Oradan başarılı bir mühendis olarak da çıkmak mümkün... Çok iyi bir geliriniz de olabilir. Parmakla gösterilecek bazı icatlarda da emeğiniz vardır. Ama davanızı mesleğinizin, hayatınız ve kazancınızın önüne koyabilmek başka bir meziyet... Sizi neyle hatırlayacaklar ona bakmak lazım. Geldi, kazandı, yedi- içti ve gitti... Gitti işte... Gidince de yokluğu çok şey kaybettirmedi.

Herkesin içinde delice birçok duygu depreşir. Oturup konuşunca onlarca plan ve projeyi size sayabilir. Ama bunlar için yola çıkabilmek, kıtaları aşıp bir mazlumu kucaklamak herkesin işi değildir.

Bazı ölümler sadece o aile içinde kalır. Zira ateş düştüğü yeri yakarmış. Yani o ateş bir aileye düşer. Ama bazı ateşler vardır ki onun alevi ve yanan yüreklerin kokusu kıtalar örtesine ulaşır.

Hem dava adamı olmak hem de inandığı bu dava için koşturmak ve birilerine bu mesajını ulaştırmak, yeni yetişen gençlere bu duyguyu aşılamak için yollara düşmüş bu genç yiğitlere rabbim rahmetiyle muamele etsin.

Burada imrenilecek bir ölüm şekli var işte. Hem inanıcı uğruna yola çıkmak hem de beraberce şehadet şerbeti içmek...

Onlarla tanışmış olmayı ve onların hayatına nokta kadar da olsa bir dokunuşun sahibi olmayı ne çok isterdim.

Ailesine ve hüzünle bıraktıkları tüm sevenlerine sabır duasıyla...

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.