Polisin Radar Tuzağı

Naim ÖZGÜNER

Mecliste uzun yıllar Milletvekili danışmanlığı yapmış arkadaşımla 24 11 2012 cumartesi günü özel arabamızla iş görüşmeleri için Yalova Bursa Balıkesir Edremit bölgelerine gittik.Geceyi Edremit’te geçirdikten sonra 25 11 2012 Pazar günü öğlenden sonra Altınoluk üzerinden Çanakkale’ye geçtik.

Ayvacık Ezine bölgesine geldiğimizde saatlerimiz 15.00 gösteriyordu. Karşı yoldan gelen bir araçtan radar sinyalini alınca araç hızımı 80 km ye düşürdüm. Direksiyonda ben vardım. Bir kilometre kadar geldikten sonra sağa park edilmiş taksi radar aracının yanından geçtik. Tam o an radar arabasının içinde görevli polis, kendisini bizim görmememiz için dikiz aynasını düzeltir gibi aynayla meşguldü. İki kilometre kadar geldikten sonra Ezine bölgesinde (D-550-05) polisler bizi durdurdular. Ehliyeti ve ruhsatı istediler. Sebebini sorduğumuzda radara yakalandığımızı söylediler.

Yanımıza gelip bizden ehliyet ve ruhsatı isteyen polise ben, radara girmediğimi, yolda fark ettiğimi, radar aracının bir kilometre kadar gerisinden itibaren 80 km hızla geldiğimi, radar aracının yanından da aynı hızla geçtiğimi söyledim. Telsizle sorduğunda radara 121 km hızla girdiğimizi söyledi, bizde duyduk. Ben, görevlinin doğru söylemediğini, radara 80 km hızla girdiğimi tekrar tekrar söyledim. Bu arada ehliyeti ve ruhsatı aldı. Araçta oturan görevli polis işlemleri yapıp imzalatmak için aracımıza geldi. Ben imzalamadım. Ona da aynı şeyleri söyledim. “Tekrar sorun, ben aracın 1 km gerisinden 80 km hızla geldim ve geçtim, radara girmedim, neden ısrar ediyorsunuz, haksız yere evrak neden imzalatıyorsu nuz ki!?Yanlış yapıyorsunuz, resmi yankesicilik yapıyorsunuz, milleti tuza ğa düşürüyorsunuz, kabul etmiyorum ve sebep olanlara haram ediyorum” dedim. yanımda ki arkadaşım da itirazlarını söledi. İtirazlarımızı telsizle radar sorumlusuna bildirdi. Biz de işitiyoruz. Görevli polis memuru sitemli bir şekilde: “ne yapalım kardeşim bizi de buraya diktiler,vazifemizi yapma ya çalışıyoruz” dedi. Vazifeniz milleti tuzağa düşürerek yanlış yapmak değil herhalde dedim. Radar görevlisi polis telsizle ‘radarın 1600 m ye ayarlandığını, bizi de 121 km hızla o kadar mesafeden yakaladığını’ söyledi.

242364 sicil numaralı A.ÖCAL ve 236465 sicil numaralı A.ZORLU Madde 51/2a dan 154 lira para cezasını kestiler ve bizde imzalamak mecburiyetinde kaldık. Ceza kağıdına daha sonra baktığımızda radara yakalandığımız hızın 107 km olarak yazıldığını gördük.

27 11 2012 Salı günü Çanakkale Emniyet Müdürlüğünü aradım. Müdür beye durumu anlatacaktım. Özel kalem bayan, müdürün yurt dışında olduğunu, vekalet eden Müdür yardımcısının da Vali beyle beraber olduğunu, döndüklerinde konuyu arz edip bana döneceklerini, ilgili tarafa yönlendireceklerini söyledi. Şu saat itibariyle beni arayan ve bana dönen olmadı.

Demek ki ciddiye almadılar. Sen ilk değil son da değilsin hesabı oldu. Sorum şu: Radara yakalanmak demek radar aracının yanından hızın üstünde bir hızla geçmek demektir. Siz radarınızı karşıdan gelen aracı 1600 m den görecek şekilde ayarlarsanız bu doğru bir uygulamamıdır ve Emniyet yetkilileri bu durumu biliyorlar mı? Mobese kameralarına yakalanın hırsızları Polisler yakalarken, araçları radar tuzağına düşüren polisler aynı suçu işlemiş olmuyorlar mı? Bir emniyet yetkilisi arkadaşım, Emniyetin böyle art niyetli polislerden temizlendiğini, çok azı kaldığını söylemişti. Demek ki daha vamış.   

                                              e-mail: naimozguner81@gmail.com