ŞAİR BİR ÂDEMOĞLU “ÂDEM EFİLOĞLU” İLE SÖYLEŞİ

Fatma Ç. KABADAYI

Şair dili sivri kalemi keskin
Söz ile hedefi vurabilmeli
İnleyen ruhları ederek teskin
Acıyla sevinci karabilmeli

   

Hak terazisinden dirhem şaşmayan
Büyük küçük bilip haddi aşmayan
Yatağında akıp asla taşmayan
Mısradan saraylar örebilmeli

Sağcıyı solcuyu bir safta tutup
İlim irfan ile halvete yatıp
Aldığı nefese sabrını katıp
Ayrık duyguları sarabilmeli

Kalemin ucuyla dağları delip 
Gecenin içinde gündüzü bulup
Âdemden beriye aşkını bilip
Gitmeden menzile varabilmeli

Âdem Efiloğlu

“Şair dediğin” şiirinde böyle sesleniyor şairimiz…

 

 Şiir denince aklıma gelen ilk isimlerden biri O. Su gibi okunan şiirler yazan, şiir gibi şiir okuyan bir insan.
“Öncelikle bizi kırmadınız, teşekkür ediyorum. Duygusal, üretken, haksızlığa tahammülü olmayan bir aile babası, bir şairsiniz. Şiirlerinizi bilip de sizi bilmeyenler için bilinmeyen yönleriyle Âdem Efiloğlu kimdir diye sorsak neler söylersiniz?”


1970 yılında Ordu ili Akkuş ilçesinde dünyaya geldim.İlk ve orta öğretimimi Ordu Ünye’de yaptıktan sonra 1986 yılında rüyalarım şehri İstanbul’a taşındık.Lise eğitimimi burada tamamladıktan sonra maddi imkânsızlıktan dolayı içimde ömrümce yara kalacak eğitimimi bitirmek zorunda kaldım.Ama bunu hazzını seneler sonra bıkmadan tamamlayarak işletme fakültesini bitirdim.1995 yılında evlendim bir erkek ve bir kız babası oldum.Bir kamu kuruluşunda yönetici olarak hayatımıza devam etmekteyim.Edebiyat sevdamızı sürekli kılmak için internet sitelerinde senelerce yazdım.Fakat neye hizmet ettiğimi tam kavrayamadığımdan en sonunda kardeşimle birlikte www.sendeyaz.net ve ardından www.edebiyatevi.com ‘u kurarak edebiyatseverlere ev sahipliği yaptım ve devam etmekteyim.

Adem Efiloğlu duygusal yönü çok kuvvetli bir yazardır. Hemen hemen bütün yazılarımda bu güçlü yönü rahatlıkla görebilirisiniz. Ben demeyi çok becerebilen biri olmayıp bu kısmı burada bitirmek istiyorum.

“Çok kısa bir zaman önce raflarda yerini alan Yazmak Yanmaktır isimli eseriniz hayırlı olsun. Gecikmiş bir eser olduğu kanısındayım. Bir yazar için en zor olanı kitabına doğru isim verebilmektir. İsim aşamasında neler yaşadığınızı sormak istiyorum, yazmak yanmaktır ismine karar vermeniz nasıl oldu?”

Öncelikle teşekkür ederim. Gecikme demek çok doğru olmaz belki bir kenarda demlenmeyi bekliyorlardı desek daha doğru olacak. Kitap için hiç acele etmedim çünkü iş olsun diye kitap çıkarmak istemedim. Kitabı olan yüzlerce yazar bilirim hele ki şiir konusunda vasatın üzerine çıkmayana çıkamayacak olanların kitaplarını gördüğümden sakin sakin zamanını bekledim kitap için. O zaman bu zaman oldu. Kitap ismi için dediğiniz gibi bayağı bocaladık ilk düşüncelerimden biri 15 li bir seri olan Kalp Ağrısı olsun diye düşündün ama çok kullanılan bir isim olduğundan vazgeçtim araştır araştır en sonunda çok sevdiğim şiirlerimden olan YAZMAK YANMAKTIR’da karar kıldım. Düşündüm ki okurum emeğin yazmanın bir eylemin ötesinde olduğunu anlasın. İstedim ki nasıl dökülüyor yürek kalemden mısralara bilsin istedim.

 

“Şiir vardır bir anda doğar büyür, şiir vardır bitmesi günler haftalar sürer. Siz şiirlerinize emek harcadığınızı her mısra her kelime her imge sizden özen görüyor, çalakalem yazmıyorsunuz ve her şiiri de beğenmediğinizi sık sık vurguluyorsunuz. Hem şiir kabiliyetiniz hem de kelime hazneniz muhakkak ki tartışılmaz. Âdem Efiloğlu şiir yazarken nasıl bir yol izliyor?”

Benim için ilk ilke şiirde duygu olmazsa olmazdır. İçinde duygu olmayan şiirin karalamadan öte anlamı yoktur diye düşünürüm ve derim ki bir şey yazdıysanız ona ruh giydireceksiniz onu süsleyeceksiniz onu bir bina inşa eder gibi sağlam temeller üzerine konduracaksınız ve onu gözünüz gibi evladınız gibi koruyup gözeteceksiniz. Şiir yazmak için yazılmıyor an’ı yakalamak lazım an’ı resmetmek lazım ki bunun için sürekli yanımda bir karalama kâğıdı ve kalem mevcuttur. Uykudan uyanarak an’ı karaladığım zaman çok oldu. Başucumda seyyar lambam kalemim hep hazır. Şiir yazdığınız zaman kendi imzanı taşıyorken aynı zamanda farklılık olmalı yazdıklarında yoksa günümüze kadar hemen hemen her türde eser vermiş ustalarımız yaşayıp göçenlerimiz. Bize şair olarak düşen faklı yazılmayanı kendi tarzımızla yazmak. Bunun için de en önemli yol çok okumaktan geçer. Okuyan insanın ufku da geniş olmakta.Benim belki de en önemli yönüm çok okumam olsa gerek her ay neredeyse 6-7 kitap okuyorum bazen bir durgunluğa girsem de bu benim için değişmez bir kural.

“www.edebiyatevi.com” adı altında bir edebiyat sitesinin kurucularındansınız. Böyle bir siteyi kurmaya nasıl karar verdiniz? Amacına ulaştığını düşünüyor musunuz?”

İnternet ortamında edebiyat siteleri de hatırı sayılır bir yer tutmakta. Ben de bu siteyi kurmadan önce farklı sitelerde şiirlerimi yayınladım.Buralarda yaşanan çekememezlikler kişisel kompleksler ve arka planda dönen olaylardan dolayı böyle bir siteyi edebiyatseverlerin hizmetine sunmaya karar verdim.Henüz daha amacıma ulaştım diyemem bunun için biraz daha yol almak gerekli.

“Edebiyat denince aklınıza ilk gelen üç kelime nedir? Bu alana ilginiz ne zaman başladı? Ailede şair olan var mı? Sanatın başka dallarıyla ilgili misiniz?”

Ne güzel bir soru buna desem desem en çok aşk, hüzün ve şiir derim ben. Neden derseniz bu evren bile aşk üzere dönmekte. Elbette ilk aklıma gelen bu yüzden aşk hüzün ki şiirin katığıdır. Şiire lise yıllarında şiirimsi karalamalarımla başladım okulda arkadaşlarım karalamalarını ellerinden düşürmezdi. Zamanla daha işin ilmini öğrenerek yazmaya başladım yazdıkça arkası geldi okudukça kalemim farklılaştı. Ailede kardeşimde şiirler yazmakta çocuklarımın da şiirleri var.

“Gelecek için ne gibi projeleriniz var? Hedefiniz nedir?”
İnanın birçok düşünce ve proje içindeyim. Ama bunları öncelikle mesleğimden emekli olmayı hedeflediğimden açıklamak istemiyorum. Zamanı gelince paylaşacağımıza emin olabilirsiniz.

“Örnek aldığınız ‘İyi ki okudum’ dediğiniz kalemlerden bir kaçının ismini öğrenebilir miyiz?”
Necip Fazı Kısakürek
Can Yücel
Abdurrahim Karakoç

Ve bunun yanında günümüz şairlerinden de sevdiğim ve sürekli okuduğum onlarca kalem var.

“Gerek hazırladığınız antolojilerle gerekse şairliğinizle her daim yayın dünyasının içindesiniz. Çoğu zaman yayınlamanın yazmaktan daha zor bir süreç olduğu günümüzde tabiri caizse kurtların kuzuların bol olduğu piyasanın edebiyata zararı olduğunu düşünüyor musunuz? Olması gereken nedir?”
“Şairlikte hem Allah vergisi bir yetenek hem de çalışma ve azim gerektiği kanısındayım. Bana katılıyor musunuz?”


AH bir dertlerimi döksem yol olur. İnsanları kanalize etmek, isteklerini karşılamak onları mutlu etmek ve hemen herkese bunu saplamanın zorluğunu bilemezsiniz. Ne kadar haklısınız desem yeter mi bilmiyorum ama gerçekten çok zor bir süreç.

“Vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyor, habername.com ailesi olarak başarılar diliyoruz. Yolunuz bahtınız açık olsun, şiirleriniz dillerden düşmesin diyoruz.

Ben teşekkür ederim böylesi güzel bir sohbet için. Ve her şey edebiyat için diyor sizleri saygıyla selamlıyorum.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.