Şair Ümit Zeki Soyuduru ile Kalemi Üzerine...

Fatma Ç. KABADAYI

Özde olmazsa söz kifayetsiz kalır duyguları anlatmaya...

Ümit Zeki Soyuduru

Yozgat ilinin Sarıkaya ilçesi Kadılı köyü doğumlu olan şair, edebiyat hayatına ortaokul yıllarında amatör olarak yazdığı şiirlerle başladı. Şiirleri daha önce Kırmızı, Şemsiye, Merdiven ve Anahtar isimli antoloji kitaplarında ve Sonsuzluğa Yürüyüş isimli şiir kitabında sevenleriyle buluştu. Şairimiz Soyuduru 2012 Yılında “Seni Bana Verseler” isimli şiir kitabını yayımladı. Şimdilerde yeni bir kitapla okurlarının karşısına çıktı. “Sevgi Sensin” isimli eser, kitaplıklarda yerini almaya devam ederken, kendisi de yazmaya, okumaya paylaşmaya ve şiir dinletilerine katılmaya devam ediyor.

Bu söyleşimizde Zeki Bey’i biraz daha yakından tanıyalım, büyük beğeni alan şiirlerini nasıl kaleme aldığını öğrenelim istedik.

-Hoş geldiniz Zeki Bey, öncelikle teşekkür ediyorum. Yeni kitabınız hayırlı olsun diliyorum. Ümit Zeki Soyuduru şairliğinin dışında nasıl bir insandır? Bize kendinizden bahseder misiniz? Tanımayanlar için neyle meşgul olduğunuzu da yazalım. Neleri sever nelerden hoşlanmaz?

  • Hoş buldum, teşekkür ederim. Biliyorsunuz şairler genellikle duygulu insanlardır. Benim de duygulu, kendi halinde ve biraz da içe kapalı bir yapım var. Haksızlıklara hiç tahammülüm yoktur, görmemezlikten gelemem ve müdahale ederim bu da beni yıpratıyor. Kimsenin kalbinin kırılmasını istemem, yaptığım hatalardan çok pişmanlık duyarım ama bunu ifade edemem. Şiir benim hayatım, şiirsiz olmak imkânsız. Müzik dinlemeyi severim. Şiirin dışında yine şiirle uğraşıyorum, şiirlerimi kitap haline getirmeye çalışıyorum. Kısmet olursa “Sana Geldim” ve “Sözün Özü” isimli iki şiir kitabımın hazırlıklarını yapıyorum.  Bir kamu kurumunda çalışmaktayım.

-Francis Cargo demiş ki; Yirmi yaşında şiir yazıyorsanız bu yirmi yaşında olduğunuzu gösterir, kırk yaşında şiir yazıyorsanız bu şair olduğunuzu gösterir. Ben, devamlı okuyup yazmanın insanı geliştirdiğine inananlardanım. Sizin bu konuda düşünceniz nedir? Şiirin yaşı olur mu?

-Sevginin, sevmenin yaşı mı olur? İnsan her yaşta şiir yazar, şiir sevginin ifadesidir dolayısıyla şiirin yaşı yoktur, şiir her yerde ve her yaşta yazılabilir.

-Zeki Bey, şiir sizin için ne ifade eder? Ortaokuldan beri o sizi, siz onu bırakmadan yola devam ettiniz. Bu yokuşlu yolda şiirden vazgeçmemenizin asıl sebebi nedir? Tutku mu yetenek mi?

-Şiir bir tutkudur, yaşam biçimidir aslında onsuz olamıyorsunuz. Yeteneğiniz, tutkularınızın yardımcısı olabilir ancak... İyi bir şiir, hayata dokunan şiirdir. Anlaşılmayan, karmaşık yazılmış, halkın diliyle yazılmamış bir şiir, sırf şiir sanatı icra etmek için yazılmış bir şiirdir bence. Şiiri nesirden farklı kılan özellik, “kulağa hoş gelen, kafiyeli ve akılda kalıcı olmasıdır”. Bu sebeple iyi bir şiirde hece ölçüsüne, kafiye ve rediflere dikkat edilmeli, Türkçemizin inceliklerinden ve zenginliğinden faydalanılmalıdır. Şiir yazmak, bu sebeple, ustalık gerektirir. Kişinin yazdığını yaşaması, duygularını kaleme dökebilmesidir şiir yazmak. Nitekim özde olmazsa söz kifayetsiz kalır duyguları anlatmaya...

Beğendiğiniz şairlerden bir kaçının ismini alsam ve neden onlar diye sorarsam neler söylersiniz?

-Elbette. Tüm şairlerimizi beğeniyorum ama aralarında Mehmet Akif ERSOY, Necip Fazıl KISAKÜREK, Abdurrahim KARAKOÇ’ u daha çok beğeniyorum. Çünkü onlarla kendimi bütünleştiriyorum.

Birçok edebiyat sitesinde, antolojilerde şiirleriniz yayınlandı ve devam ediyor. Ben üç dört yıl kadar önce bir antolojide okuduğum şiirlerinizi çok beğenmiştim. Sarıkaya’da yayınlanan bir eserdi. Sizce Antolojiler mi yoksa internet ortamındaki şiirler mi daha çok okunuyor kalıcı oluyor, topluma ulaşılıyor?

  • Sarıkaya Şairler ve Yazarlar Derneği adına 2012 yılında Kelami Akdemir’le hazırlamış olduğum “Sevdamız Sarıkaya” isimli 25 yöre şairimizin şiirlerinden oluşan bir antolojiydi, çok güzel bir eserdir. İnternet üzerinden şiirlere çok çabuk ulaşılabiliyor daha fazla okunabiliyor ama antolojiler ve şiir kitapları şiir hırsızlarına karşı hem daha güvenli hem de kalıcı oluyor.

Biz içinde olduğumuzdan mı nedir, her gün yüzlerce kitap piyasaya çıkıyor; fakat okuyanın azlığı bizi üzüyor. Biz küçükken şimdiki nesil çocuklarından daha çok okurduk. Sizce bunda nelerin etkisi oldu?

- Günümüz teknolojisinin şairler üzerinde hem olumlu hem olumsuz etkileri vardır. Şiir sitelerinde denetimsiz gelişigüzel yazılanların şiir olarak yansıtılması, his ve edebiyattan yoksun olması, şiirin kalitesini düşürmüştür. Okuyucu adeta şiir bataklığında boğulmuştur. Dolayısıyla güzel yazılan şiirler de bu durumdan nasibini almıştır. İnsanlar şiir okuyamaz hale gelmişlerdir. Bu durum yeni yetişen şairlerimizi ve gençliğimizi olumsuz yönde etkilemiştir. Şiir kitapları genellikle şairlerinin elinde kalmaktadır. Şimdi kimse şiir kitabına ilgi göstermemekte, hiçbir matbaa şiir kitabı yayımlamamaktadır. Türkiye’de şair enflasyonu vardır. “Kimse şiir yazmasın” demiyorum ama şiir yazanlar kurallarına uygun, güzel şiirler yazsın.

Sizce şaire yaşadığı acılar mı eser yazdırır yoksa daha çok mutluluk mu?

-Acılar kalıcı, mutluluklar ise geçicidir. Acılar çektirir, mutluluklar yaşanır. Acısı olmayanın şiiri olmaz.

Ümit Zeki Soyuduru bugüne kadar nelere “İyi de…” dedi, birkaç hatıranızı bizimle paylaşır mısınız?

Lise yıllarımda, galiba ikinci sınıftaydım. Yozgat Valiliği Ağaç Dikme Bayramı düzenliyormuş ve her okuldan bir öğrencinin şiir okumasını istemişler. Bizim okulu telefonla aramışlar Müdür Yardımcımız Gazi ÖZTÜRK (Allah rahmet eylesin) beni apar topar odasına çağırttı ve Ağaç Bayramında şiir okuyup okuyamayacağımı sordu. Ben de “Okurum” dedim. Telefondaki kişi galiba şiirin ismini sordu ve şiiri istedi. Şaşırdım kaldım, okuyacağım şiiri henüz yazmamıştım, birdenbire “GÜZEL YOZGAT YEŞERSİN” dedim. Hocam telefonu kapattıktan sonra benden şiiri acele kendisine getirmemi istedi. Şiiri henüz yazmadığımı söyledim. Git hemen hocandan izin al ve o derste şiiri yaz dedi. Sanat Tarihi dersiydi galiba, derste şiiri yazarak, idareye ulaştırdım, hiç unutmam.

Maşallah diyelim size o halde… Yetenek olunca öyle oluyor demek. Peki Ümit Hocam, üye olduğunuz dernekler var mı? Ne gibi çalışmalarda bulunuyorlar?

-Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) , Türkiye Sanat Platformu Yazarlar Kurulu ve Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği Derneği (Yoşaybir-Der) üyesiyim.

Bir şiirinizi okurlarımızla paylaşmamıza müsaade eder misiniz?

-Yeni kitabımdan “Yaban Gülü” İsimli şiirimi paylaşayım.

YABAN GÜLÜ

Gönlüme dertleri hüznü dolduran,

Ilgıt ılgıt esen yel senin adın.

İrem bağlarında güller solduran,

Çaresiz kaldığım dil senin adın.

Sözlerin zehirmiş gözlerin hile,

Aşk denen kemendin bahtıma çile,

Sürgüne gönderdin hep bile bile,

Çöllere düşüren yol senin adın.

Koca bir yalanmış sevdim deyişin,

Niye dalga geçtin yok muydu işin?

Ömrüme bedeldir benden gidişin,

Ağaran saçımda tel senin adın!

Üstümden zamanın pusu gitmedi,

Vuslata umudun ömrü yetmedi,

Hasretim sevdana çilem bitmedi,

Bağrımda açılan gül senin adın.

Konuşsa gözlerim olsa da dili,

Doymuyor aşkına gönül sahili,

Açmadın gönlümde ey yaban gülü!

Uğruna öldüğüm kul senin adın.

Ankara- 28.03.2015

Çok güzel… Tebrik ediyorum okurlarım adına. Hocam, yeni kitabınızın ismi nasıl verildi? Kaç sayfalık bir eser oldu? Hece ağırlıklı şiirler olsa gerek … Okuyucularınızdan nasıl tepkiler aldınız?

-Kızıma yazmış olduğum bir şiirin ismini verdim kitabıma. Kitap 136 sayfadan oluşmaktadır. Serbest şiir yazamam, benim şiirlerimin tamamı hece şiiridir. Kitabımdaki şiirleri okuyanlar hep olumlu geri bildirimlerde bulundular. Hatta bu şiirlerden bazıları seslendirildi, beste yapıldı. Hâlen seslendirmek ve bestelemek için teklifler geliyor. Çünkü herkesin günün birinde tattığı veya tadacağı türden hisleri dillendirdim. Şiirlerimde aşkı, sevdayı, firkati, vuslatı işledim. Şiirlerimi bu yüzden beğendiklerini sanıyorum.

Yeni projeler var mı? Bu aralar ne gibi faaliyetler içerisindesini

-Biraz öncede bahsettiğim gibi, iki tane şiir kitabımın hazırlığını yapıyorum. “Sana Geldim” isimli kitabımın konusu; yine sevgi, sevda ve aşk ağırlıklı. “Sözün Özü” isimli kitabımın konusu ise; dinî, millî ve sosyal içerikli temalardan oluşmaktadır.

Vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum Zeki Bey.

-Ben teşekkür ederim. Okurlarımıza sevgi ve selamlarımı iletiniz.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.