SANA AYIRACAK VAKTİM YOK CEPTE KAL

Meltem KAVAK

Kendimi sizlere karşı bundan sonra önemli göstereyim istiyorum. Nasıl yani diyeceksiniz!? Şöyle iki absürt cümleler kurayım.
Telefon çaldığı vakit 5. Kez çalmasını beklesem hani, gördüğüm halde açmasam sizlerden gelen telefonu. Mesaj geldiği vakit okusam ama cevap verme tenezzülünde bulunmayıp, bir iki saat sonra cevap versem. Hatta durun hiç vermesem. O kişinin değer görüp aramasını beklesem. Tekrardan bir edepsizlik daha yapmayı benimsesem. Yüzümün kızarmasını beklemeden “Ay sorma, dönecektim inan ama işlerim vardı.” Diyip daha bir diplere batsam diyorum, olmaz mı sizce?

Her birimiz böyle olmadık mı? Sosyal mecralarda bilmem ne fenomenin hayatını takip ettiğimiz kadar, sizlere hakkı geçen komşumuzun, arkadaşımızın ne yiyip, içtiğini biliyor muyuz?
Mahremiyet kültürünü, ahlak değerlerimizden arındırmadık mı?
Sabır tüketmeden İnsan tüketmedik mi? İnsan tüketmek, bu kadar kolay mı olmalı?

Gerçek dostları bu soytarıları izlemek için bir bir bırakmadık mı?!

Sonrada dünya değişti, eskiler yok oldu diye yakındık. Yakındığımız ne varsa hepsini kendi ellerimiz ile yok etmedik mi?

Kendini önemli kılmak mı bu yapılanlar? Kendi değerini yok etmek midir tüm yaşanılan anılar?

Büyüdüğümüz toprak mahalleden kaçıp, apartman dairelerindeki soğuk beton bloklar gibi sıcaklığımızı yitirdik.

Mektupların yerini, telefon alırken birden tekrar mektuplaşma işini soyutlaştırdık. Dijital dünyanın macerasına kendimizi kaptırdık. Soyut mesajlaşmaları bile cep telefonundan arkadaşlarımızdan esirger olmadık mı?
Boşver, ben onu sonra ararım diye arkadaşlarınızın telefonuna bakmamazlık yapmadık mı?

Velhasıl öz benliğimizi yitirdik…

Şimdi soruyum size meşgul insanlar mıyız? Yoksa lakayt insanlardan mı oldun?
Sıra sende…

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.