Seçimler Nasip Ve Emanetin Ağırlığı

Tahirhan GÜL

Seçimler yaklaşırken  milletvekili olmak için yarışa girmiş birçok partinin adayları hizmet etme aşkıyla artık yollarda. Köy köy mahalle mahalle seçmene gidip oylarına talip olmaktadırlar. Seçimler aslında şenlik havasında ülke insanının hür iradesiyle kendi temsilcilerini seçecekleri güzel bir maratondur. İnşallah güzel bir şekilde ülkeye hayırlı olacak şekilde tamamlanır. Unutmamak gerekir ki makamların büyüklükleri, sorumlulukları ve vebali orantısındadır. Milletin vekilliği çok ciddi sorumluluğu olan bir iştir. Adayken de seçilmişken de ne aldatan olunmalı nede aldanılan.  Ve her şeyin nasip ve imtihan olduğunu unutmamak gerekir.

 İki güzel hikâye ile nasip ve verilene rıza konusunu ele alalım. Bundan 10 yıl önce Ankara’da bir sınava girecek arkadaşla kafede kahvaltı yapıyorduk.  Ben kendisine nasip önemli hakkına hayırlısı olur dedim. Arkadaş yahu dedi nasip nasipte adamı olan işini hallediyor ne nasibi demeye dursun (biraz süre önce bir çay istemiştik garson iki çayla gelmişti tek çayı ben istemiştim arkadaş fikir değiştirip ikinci çayın kendisine bırakmasınını söylemişti garson abi çay karşı masadaki müşterinin sana hemen getiririm deyip gitmişti). Baktık garson tepemizde arkadaşa bakıp çay senin nasibinmiş karşı masadaki abi hemen kalktı çayı veremedim kimse kimsenin nasibini içemez abi diyordu inanın tam arkadaş ne nasibi derken garson gelmiş ve adeta arkadaşa nasibin ne olduğunu öğretmişti.

 Yine ikinci olay seçimlerde bir köyde geçti. Köydeki iki büyük aile ve iki büyük aileye mensup olmayıp bir aile kadar olan toplam üç grup oluşmuştu. Her iki ailede ileri gelenlerden birini muhtar adayı gösterdi. Ondan sonra her bir aile ortada kalanları yanlarına çekip muhtarı kendilerinden biri yapmak istedi.  Ailenin birinden bir gençte aday olmasın mı? 20’li yaşlarda gence eşi babası dâhil kimse oy vermeyeceğini söyleyince oda kendi ailelerinden aday olan amcasına dert yanmış amca demiş züğürt ağadaki ağa misali tek oy alırsam rezil olacağım eşi bile oy vermedi diyecekler demiş. Amcası da kendisinin seçimi kazanacağına olan güvenden ver demiş muhtarlık pusulanı sana ben oy vereceğim iki oyun olsun demiş ve ona oyunu vermiş. Ve işin sonu o genç tek oyla amcasını geçerek muhtar oldu. Tahminen diğer aile kendi adaylarının kazanamayacağını anlayınca gence oy vermiş. Yani nasip olunca rakibiniz bile destekçiniz olabiliyor.

O yüzden seçim çalışmasında bulunacak adaylar sadece millete hizmet etmenin manevi hazzı ve emanetin ağırlığını düşünüp seçim sonuçları ne olursa olsun haklarında hayırlı olanın o çıkan sonuç olacağını bilmelidirler. Ona göre vaatlerde bulunup makam mevki den ziyade insana hizmet hedefe oturtulmalı seçim sonrasın dada ne kazandım diye çok sevinmeli nede kaybettim diye çok üzülmeliler. Mal O’nun mülk O’nun makam O’nun…..

SEÇİMLERİN ÜLKEMİZE HAYIRLAR GETİRMESİ TEMENNİSİYLE

Dostlar bana ulaşmak isteyenler şu mailden ulaşabilirler tahirhangul@hotmail.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.