Siyaset Çirkinleşsin Ama Türkiye'nin Huzuru Kaçmasın

Demliyazılar

Seçimlere bir aydan az bir zaman kaldı. 

Aslına bakarsak bu bir aylık zaman dilimi Türkiye için çok kritik bir dönem.

Hem siyasi olarak hem de Türkiye’nin huzuru açısından.

Şu ana kadar ortaya iki gizli çekim kaset çıktı.

Bazıları yeni  kasetlerin olduğundan bahsediyor.

Kimileri kasetlerin havada uçuşmasına özel hayat gerekçesiyle tavırlıyken, kimileri de kamuoyuna mal olmuş kişilerin ailesinden başka özel hayatı olmayacağını savunuyor.

Şunu kabullenmek gerekir; siyasete giren kim olursa olsun dikkatli olmalı.

Kamuoyu nezdinde kendisini ve ailesini yaralayacak hareketlerden kaçınmalı .

Karda yürüyecek izi olmayacak hesabı.

Çünkü siyasi rakipler her zaman açık ararlar.

Bu sadece Türkiye’de değil, dünya siyasetinde de böyle.

Dedik ya rakipler hep açık ararlar.

Kasetten farklı olarak geçmişini didik didik ederler.

Çocukluğuna yıllarına kadar inerler.

Askerlik yaptı mı, yapmadı mı?

Yakın bir zamanda Sayın Kılıçdaroğlu'nun askerliği gündeme oturabilir.

Bürokratken kimleri kayırdı?

İhalelerden kendine pay çıkardı mı?

Aşk hayatı var mıydı?

Yasadışı gruplarla ilişkisi oldu mu?

Hep bu eksenden bir şeyler arar dururlar.

Türkiye’de geçmişi temiz siyasetçi var mı?

Türkiye’de geçmişi temiz siyasetçi pek nadir.

Mutlaka kamuoyu nezdinde kendini zor duruma düşürecek yanlışları ve hatta suçları olmuş olabilir.

Bizim burada kimseyi yargılama ve suçlama lüksümüz yok.

Ama kamuoyunun da bilmesi gerekenler var.

Mesela Kemal Kılıçdaroğlu askerlik yaptı mı?

Yaptıysa nerede ve ne zaman?

SSK’da Genel Müdür iken kendi akrabalarını kayırdı mı?

ÖSYM sınavı olmadan SSK’ya personel yerleştirdi mi?

Bunların kesinlikle cevabını vermelidir Sayın Kılıçdaroğlu.

Mutlaka bunların müspet veya menfi bir cevabı vardır.

Geçmişiyle yüzleşip ona göre hareket etmelidir.

Hatta Sayın Kılıçdaroğlu “Ben bunları yaptım. Bunlar geçmişte kaldı. Bundan sonra yapacaklarıma bakın.” Deme erdemliliği de gösterebilir.

Biz o zaman böyle  bir özgüvüvene şapka çıkartırız.

Ama yaptığı halde yapmadım diye inkâr ederse halk nezdinde zor duruma düşer.

Gerçi yaptığı iftiralar, yaptığı gaflar ve ağzından çıkan bazı sözler kendisine daima puan kaybettiriyor.

Halkın değerlerini alaya alırsa halk da onu alaya alır.

Geçelim MHP’ye.

Başta da belirttiğimiz gibi hâlâ piyasaya sürülmemiş kasetlerden sözdiliyor.

Bahçeli çıkıp da bu kasetlerin olmadığını kesin bir dille açıklamalı.

Gerçi yok diyecektir ama sonradan çıkarsa pişman olmasın.

Türkiye siyaseti öyle bir hal aldı ki +18’lik görüntüleri bile aşabiliriz.

Ben Türk siyasetinde birilerinin hemcinsiyle görüntülenen bir kaset çıkarsa kesinlikle şaşmam.

Ak Parti için de kaset olayı geçerli.

Var mı, yok mu bilemeyiz?

Ama seçim yaklaştıkça ve siyasi hava kızıştıkça her şey ortaya çıkabilir.

Çünkü siyaset öyle bir hastalık ki babasını bile tanımaz oluyor bazı insanlar.

Herkes kendi ikbali peşinde.

Bu ikbal uğruna kimileri kişiliklerini satarken olan halka olmasın.

Belki de seçim yaklaştıkça halkın huzurunu kaçıracak olaylara da şahit olabiliriz.

Benim tek temennim, siyasetçilerin pisliklerinin ortaya çıkması değil halkın huzurunun bozulmaması.

Umarım, bu süreci kazası belasız atlatırız.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (5)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.