SİYASET MİKSERİNDE TÜKETİLEN FİGÜRLER

Fatih KAPLANDERE

SİYASET MİKSERİNDE TÜKETİLEN FİGÜRLER

Girdiğiniz seçimden aldığınız yenilgiden sonra veya biten görevinizden sonra işgal ettiğiniz koltuktan iniyorsunuz ve bir müddet sonra bakıyorsunuz ki etrafınız da hiç kimse kalmamış, yapayalnız tarihe geçmiş siyasi bir figürden ibaretsiniz.

Önümüzde ülkemizde ilk defa gerçekleşecek olan halkın seçeceği bir cumhurbaşkanlığı seçimi var.

Daha önceden asla bir araya gelmesi mümkün olmayan gibi görünen siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek ortak bir aday çıkardılar, çatı aday Ekmeleddin İHSANOĞLU beyefendi.

Hem de iktidarın milli ve manevi çizgisine paralel benzerlik gösteren bir aday çıkardılar.

Kendiside daha önce bulunduğu görevi itibarı ile bu milletin ve ümmetin maddi ve manevi çıkarlarını ve hakkını savunan bir görev yapmaktaydı.

Peki, böyle bir aday profili sunan birleşik muhalefet aslında halk nazarında bir ikileme düşmüş olmuyor mu?

Bunca yıldır kendi seçmenine sunduğu ve gösterdiği yüzün sahteliği ortaya çıkmış görünüyor. Bundan dolayı parti içi muhalefet tüm zorlamalara ve iknaya rağmen kazan kaldırmış durumda.

Her fırsatta bunu dile getirerek adeta içlerinde bulunduğu çıkmazı ve siyasi yalnızlığı halka haykırmaktalar.

Birleşik muhalefet yeter ki iktidarın adayı seçilmesin diye halkımızın muhafazakâr temayülünü kullanarak, halka muhafazakâr bir aday sunmak, halkla dalga geçmenin, alay etmenin başka bir versiyonu galiba.

Kendi partilerinden bir aday göstereceğine bu yapıdaki bir adayı halka sunmak zaman açısından ve siyasi gündem açısından son derece manidar ve son derece ilginç görünüyor.

Düşünmek ve yapılmak istenen, oynanan oyunun ne anlama geldiğini ve ülkemizin başına ne çoraplar örülmek istendiğini iyi algılamak gerekiyor.

Halkımızın sağduyusu ve olaylar karşısındaki basireti Allah cc izniyle yine galip gelecektir.

Cumhurbaşkanlığı yarışında adaylara başarılar dilemekten başka seçeneğimiz yok.

Galibi belli olan yarışın sonunu merak ediyorum hepsi o kadar.

Siyasi yalnızlık içerisinde olanlar yine siyasetin mikserinde tükettikleri bir figür oluşturup tarihe yalnız birini daha atacaklar. Bu yalnız bir siyasi figür üretmekten başka bir ileriye gidemeyecektir.

Kullan at politikaları yüzünden tarihimiz siyasi figürlerin çöplüğü halinde, siyasi yalnızlar ülkesi durumuna gelmiş ve daha da devam edeceğe benziyor.

MEDENİ YALNIZLIĞIN TÜKETTİĞİ FİGÜR

‘’Yabancı ülkenin birinde beyaz eşya fabrikasında çalışan bir vatandaşımız emekli oluyor.

Vatanına dönmeye hazırlanırken birde bakıyor evlatlar okuyor hanım bu ülkeye alışmış, ne yapayım bari bir müddet daha burada kalmak lazım deyip bir beyaz eşya tamir dükkânı açıyor.

Gel zaman git zaman işlerini de yoluna koyuyor, kazancıda iyi geçinip giderlerken bir telefon alıyor. Tamir için bir evden çağırılıyor.

Neyse uzatmayalım atlayıp gidiyor. Yaşlıca bir hanım kapıyı açıyor. Tamir edilecek makineyi göstermesini istiyor hanımefendiden.

Tulumunu giyiyor ve tamire başlıyor. Bir müddet sonra o yaşlıca teyze yanına geliyor ve şöyle bir şey söylüyor.

Sırtınız dokuna bilirmiyim?

Tabi diyor bizim gurbetçi.

Sonrada soruyor neden böyle bir şey yaptınız?

Ben diyor altı yıldır hiçbir insana dokunmadım, evlatlarım çok uzaklarda ben gidemiyorum onlar da gelemiyor yalnızca telefonla görüşüyoruz.’’

Bu da medeni yalnızlığın tükettiği insan figürü.

Vesselam. Kalın sağlıcakla…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.