Siyasette Edebiyatı Kullanmak

Lütfi AYHAN

        Edebiyatın önemli dallarından biri de hitabettir. Halkın önüne çıkan herkes bu bilimi öğrenir ve güzelce kullanırsa başarılı olur. Bilhassa siyasette,  din ve askeriyede yani toplumsal olarak yapılan her meslekte önder/yönetici  olan kişiler hitabet sanatını iyi öğrenmelidir. Peygamberimiz (sav) ; “cevami'ul kelim” idi. Yani çok az kelime ile çok geniş anlamları ifade edebiliyordu. Peygamberimizin(sav) veda hutbesine baktığımızda orada hem çok güzel ve çok değerli bilgiler görüyoruz,  hem muhteşem, sanatlı bir konuşma ve hem de üstün bir nutuk misali ile karşılaşıyoruz.

                           Siyasetçilerin Nutuk Karneleri

        Salı günleri TBMM inde siyasi liderlerin yaptıkları konuşmaları, toplumun önemli bir bölümü ilgi ile takip etmekte. Siyasi liderler, bu büyük imkânı her yönü ile iyi değerlendirmeliler. Dünyanın bir başka ülkesinde siyasiler bu kadar çok konuşma imkânı bulamazlar. Avrupa da siyasiler çok konuşmazlar, konuşsalar da kimse dinlemez. Demokrasiden uzak ülkelerde ise muhaliflere konuşma hakkı verilmez. Bu yönü ile Türkiye çok şanslı. Ana siyasi akımlar görüşlerini rahatça ve zorluk çekmeden, hiç bir engelle karşılaşmadan halka ulaştırabiliyorlar. Bu yönü ile Türkiye dünyaya örnek olabilir.
            İletişimin bu kadar gelişmesi, onlarca TV kanalının, yüzlerce Radyo istasyonunun, yüzlerce internet sitesinin yayında olması, ve bunlara erişimin gerek TVler, gerek bilgisayarlar, gerekse akıllı telefonlar vasıtası ile çok kolay olması, partiler için çok büyük bir imkan, pek büyük bir nimet. Tüm Türkiye halkı, salı konuşmaları sayesinde partiler ve onların görüşleri hakkında her türlü bilgiyi alabiliyorlar. Yani hiçbir parti ortalığa çıkıp ;” benim kendimi halka anlatma imkânım yok…” diyemez. En azından meclisteki 4 parti bunu söyleyemez.
        Türkiye’de her salı, siyasi liderler mecliste ve haftanın birçok günü Cumhurbaşkanımız külliyede milyonlarca insanın dinlediği uzun nutuklar serdetmektedirler. Siyasiler ve Cumhurbaşkanımız, bu konuşmaları milyonların dinlediği gerçeğini bilerek hareket etmeliler. Seçilen kelimeler, kurulan cümleler, verilen misaller hem Türkçe gramerine uygun olmalı hem de Edebiyat değeri taşımalı. Çünkü her kelime ruhlara, her cümle gönüllere, her hüküm kalplere isabet eden manevi oklara benzer. Eğer bu oklar uçlarında tedavi amaçlı ilaç taşıyorlarsa insanları tedavi ederler, tersi bir halde ise insanları zehirlerler. Bu manevi mermiler, dinleyenlerin gönüllerine sevgi, kardeşlik, birlik, adalet, hoşgörü, kanaat, iffet, ihlas, tevazu, cömertlik, yaşama sevinci, diğerkâmlık… gibi güzellikler sunmalı… Düşmanlık, zulüm, cimrilik, bencillik, ayrılık… Sunmamalı.

Bu temel ölçülerden sonra gelelim siyasilerin konuşmalarını değerlendirmeye:

1- RECEP TAYYİP ERDOĞAN :  Cumhurbaşkanımız bu mevzuda epey bir mesafe aldı. Gerek metinlerdeki kelimelerin seçimi, gerek konuşma yapılırken metindeki cümlelerin anlamına uygun ses tonunun iyi ayarlaması, tümcelerin manasına uygun vücut dilini iyi kullanması onun nutkunu başarılı kılıyor. Sayın Erdoğan konuşmalarında bilhassa şiiri çok güzel kullanıyor. Onun sayesinde birçok genç Sezai Karakoç’u, Necip Fazılı, Arif Nihat Asya’yı ve onların şiirlerini tanıdı. Birçok insan, Cumhurbaşkanı sayesinde şiire sevgi duymaya başladı. Mehmet Akif den de çok sık alıntılar yapan Erdoğan biraz da başka şairlere yönelirse başarısı daha da yükselir. Onun zaten bir şiir CD’ side mevcut. Adı, Bu Şarkı Burada Bitmez

2-KEMAL KILIÇDAROĞLU: CHP lideri bu mevzuda yani hitabet konusunda maalesef biraz amatör kalıyor. Hem konuşma metinlerinde heyecan ve edebiyat yok, hem de el kol hareketleri manaya uygun yapılmıyor. Örnek vermek gerekirse Sayın Kılıçdaroğlunun görüntülü bir konuşmasını alın. Kendi sesini kısın, onun sesinin yerine bir müzik koyun, o müzikle Kılıçdaroğlunun hareketleri arasında bir ahenk göreceksiniz. CHP lideri bir konuşmacı gibi değil bir orkestra şefi gibi kullanıyor ellerini. Konuşmalarında şiire, atasözüne pek rastlanmıyor. Sürekli iğneleyici ve hakaretamiz konuştuğu için dinleyenlere negatif enerji yüklüyor, belki tabanı böyle istiyor bilmiyorum. Normalde Türkiye’de ve dünyada sol, sanatı (şiiri,tiyatroyu, hitabeti…) diğer siyasi gruplara göre daha çok ve daha etkili kullanır. Türkiye’de CHP bunu pek yapamıyor. Seçim reklamlarında ve seçim şarkılarında da aynı şeyleri yaşamaktayız.

3-Binali yıldırım:  Başbakan Binali Yıldırım henüz lider olduğundan onu genişçe değerlendirmek şimdilik imkânsız. Lakin onun konuşmalarındaki en pozitif taraf güler yüzlülüğü. Umarım yaşayacakları onun yüzündeki tebessümü ve konuşmalarındaki esprileri yok etmez. Henüz yolun başında yani. Benim dikkatimi çeken bir eksiklik çok sık sesini yükseltmesi.

4-Devlet BAHÇELİ: Devlet Bahçeliye gelince. Sayın Bahçelinin sesi çok net ve dolgun değil. Rahatsızlığı da (sık sık öksürmesi) konuşmasını zayıflatıyor. Buna rağmen o bu tabi eksiklikleri gidermeyi başardı. Sayın lider son aylarda müthiş bir çıkış yakaladı. Onun konuşma metinlerini hazırlayanları tebrik etmek gerek. Sayın Bahçeli Konuşmalarında, Atasözleri ve deyimleri o kadar yerinde kullanıyor ki dinleyenler mest oluyor. Kelimeler ve cümleler akla, zihne saplanıp kalıyor. MHP liderinin konuşmalarında en dikkat çeken ve dinleyenleri hayran bırakan bir hususta muhataplarına yaptığı en ağır eleştirileri bile yumuşatan esprili bir dil kullanması. Ses tonunu, el kol hareketlerini konuştuğu cümlenin anlamına göre pekiyi ayarlaması da onun nutkunu hem dinlenir kılıyor hem de konuşmasını güçlendiriyor. Onu dinleyenler nerede alkış yapılacağını, nerede susulacağını, nerede coşulacağını çok açık ve pek net hissedebiliyorlar. Bütün bunlar bir araya gelince Sayın Bahçeli son ayların en büyük çıkışını yakalayan lider haline geliyor.

       Konuşmaları, nutukları etkili kılan birçok faktör vardır. Lakin bu etkilerin hiçbiri konuşmacının hasbiliği ve söylediklerine samimi bir şekilde inanması kadar etkili değildir. Çünkü söz, kelam ruhun bir meyvesidir. Karşı ruhlar, sözün, kelamın kalpten, candan, ruhtan mı geliyor yoksa dilden veya boğazdan mı?  Bunu bilirler ve ona göre hareket ederler. Yani ya kabul ederler ya da reddederler. 

 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.