Sofraların bereketi, sofraların duaları

Selma ÖZTÜRK

 Bugün sizlerle sofraların bereketinden ve bu bereketi çoğaltma imkanlarından bahsetmek istiyorum. Sofralar malum yemek öncesi çekilen besmeleyle başlamakla bereketlenir. İnanan insan her işinde olduğu gibi yemeğe de Allah’ın ismini zikretmekle başlar. Şayet yemek başlangıcında besmele unutulduğu takdirde besmelenin telafisini “evveline ve sonrasına” diyerekten mümkündür. Allah Rasulu’nun bir hadisine göre sofranın bereketi besmeleden de önce ellerin yıkannmasıyla başlamaktadır. Yani her daim yemekten önce ve sonra ellerin yıkanması Allah Rasulu’nun sünnetindendir, bereketi arttırır. Bunu da çocuk eğitiminde evlatlarımıza öğretmekte ve onlarda uygulamakta fayda vardır. Yemek bittikten sonra Allah’a şükür ve minnetimizi göstermek için yine yaradana “Elhamdulillah” cümlesiyle O’na şükranımızı arzederiz.

 

Şükürün (veya duanın) en kısası “Elhamdulillah”dır. Fakat bu “Elhamdulillah” cümlesinden ziyade tanıdığımız başka ve farklı yemek duaları da mevcuttur. Bu duaları zaman zaman yemeklerimizden sonra okur ve rabbimize şükrederiz. Çoğu duaları ise anlamadığımız Arapça lisanıyla yaparız.

 

Bizlere küçükken, ta çocuk yaşlarımızda bir sofra duası öğretilmişti. O duayı bugün sizlerle paylaşmak istiyorum. Belki ve muhakkak bu duayı aralarınızdan bilenler ve tanıyanlar vardır. Tanımayanlar ise bu duayı inşaallah bundan sonra öğrenirler ve bu duadan istifade ederler. Bu duayı aynı zamanda çocuklarımıza da öğretmeyi de tavsiye ediyorum. Onların da bu tür dualarla büyümesiyle ve bu tür duaları günlük hayatlarında uygulamalarıyla kendilerini manevi açıdan geliştirecektir. Bilhassa toplantılarda ve Ramazan”daki iftar sofralarında bu güzel duayı okumak sofra atmosferine ayrı bir tat getiriyor.

 

Şimdi sizlere benim küçük yaşlarda, çocukluğumda öğrendiğim ve hala her fırsatta okuduğum bu duayı paylaşmak istiyorum. Hiç kimse bu sofra duasını dinledikten sonra bu duanın onun hoşuna gitmediiğini duymadım. Bilakis. Dua Türkçe lisanında olduğu için içeriğini herkesin anlaması ile daha da anlam kazanıyor ve insanın daha bilinçli bir şekilde yaradana olan minnetini dile getirmesini sağlıyor. Ve işin güzel tarafı ve en anlamlı boyutu ise, bu duanın ‘gerçek’ bir sofra duası olmasıdır. Yani bu dua verilen nimetlere karşı gösterilen “geröek” bir teşekkürdür, öyle cennetteki hurilerden falan bahsetmemektedir...

 

Evet sevgili okuyucularım! Benim çok sevdiğim “sofra duamı” sizlere takdim ediyorum:

 

Allah adı ilk sözümüz

İhlasla dolsun özümüz

 

Rabbimize Hamd-üs Sena

Afiyet Ehl-i İmana

 

Rasul-u Ekrem’e salat

Hanemize bol berakat

 

Daim etsin nimetini

Nail etsin cennetini

 

Vücudumuz şifa bulsun

Gidenlere rahmet olsun

 

İhsanına şükrederiz

Nankörlüğü terkederiz

 

Haram lokma yedirtmesin

Kötü kelam dedirtmesin

 

Çok veripte azdırmasın

İbadetten bezdirmesin

 

Bizi darda bırakmasın

Akibet-Narda yakmasın

 

Duamız Hüsnü-Hatime

Oku Lillahil Fatiha...

 

 

Bu duayı inşaallah ezberleyelim ve evlatlarımıza da öğretelim. Türkçe olduğu için ve kafiyelerden oluştuğu için ezberlenmesi sizlere fazla sıkıntı vermeyeceğini tahmin ediyorum. Umarım benim bu çok sevdiğim ve her defasında ayrı haz aldığım bu dua sizlerin de hoşuna gider. İstifade etmeniz temennisiyle...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.