Somali’de İnsanlık Can Çekişiyor

Recep KOÇAK

Somali’de bir insanlık ayıbı yaşanıyor. Başbakan Erdoğan kalabalık bir ekiple bir günlük Somali ziyareti sonrasında orada gördüğü ağır tablonun benzerini daha önce başka bir yerde görmediğimi ifade etti.

Başbakan Somali’ye giderken orada derin açlık krizi kadar ciddi bir güvenlik probleminin de olduğunu gayet iyi biliyordu. Bildiklerini bir kenara koyup risk aldı ve Somali’ye gitti.

Başbakan Erdoğan’la birlikte Somali’ye giden sanatçılardan birisi, “Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım” diyordu.

Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Av. Mehmet Cengiz9 Ağustos’ta ani bir kararla Somali’ye gitti. Somali’de 10 gün kaldıktan sonra Başbakan’ın ekibiyle birlikte Türkiye’ye döndü. Cengiz dönerken Deniz Feneri Genel Sekreteri İbrahim Altan Somali’ye giderek nöbeti devraldı ve bir ekiple birlikte yardım çalışmalarını devam ediyor.

 Genel Başkan Cengiz dün dernek merkezinde gazetecilerin karşısına geçti ve Somali’de gördüklerini, hissettiklerini, derneğin yaptığı ve yapmayı düşündüğü yardım çalışmalarını anlattı.

Başkan’ın giriş cümleleri manidardı:”Benim Somali yolculuğumun başında bir rüya var” diyerek  başladığı sözlerini şöyle sürdürdü; “Rüyamda bezlere sarılıp küçük bir su birikintisine atılmış bir bebek gördüm. Eşim de yanımdaymış. Bebeği alıp bezleri çözmeye başladım. Çocuğun ölü olduğunu düşünüyordum. Fakat çözdükçe anladım ki çocuk yaşıyor. Sabah kalktığımda acilen Somali’ye gitmeye karar verdim ve gittim. Orada gördük ki açlık, susuzluk ve ilaçsızlıktan insanlar ölümü bekliyor. İşletmeye başladığımız hastaneye gelen hastaların yüzde 95’i çocuk. 10 gün gibi kısa bir sürede 1500 kişinin muayene ve tedavisini gerçekleştirdik. Onlardan iki çocuk öldü. Doktorlar, sağlık personeli ve bizler kendi çocuğumuza üzülür gibi üzüldük, ağladık.“

Bu rüyayı Başkan Cengiz’den Somali’ye gitmeden önce dinlemiştim. Onun gitme konusundaki kararlılığı hâlâ gözlerimin önünde. “Siz daha sonra gidersiniz, şimdi başka arkadaşlarımız gitsin” önerilerinin hiçbir anlamı yoktu onun için.

Muhtemelen Başbakan Erdoğan’a da benzer uyarılarda bulunulmuş, ona da “Gitmeyin” diyenler olmuştur. O da bütün tehlikelerine rağmen o yolculuğa çıkmaktan vazgeçmedi.

Bütün dünya Somali konusunda Türkiye’nin sergilediği kararlılık ve coşkuya şahit oluyor. Seferberlik havasında yürütülen kampanyaların neticesinde Somali için yeni bir dönemin başladığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Başbakan Erdoğan’ın Somali dönüşünde Dolmabahçe Çalışma Ofisinde 20 STK ile yaptığı istişare toplantısına da katılan Başkan Cengiz’in Somali konusunda çok söyleyecekleri var. İstişare toplantısına katılanlar içinde onun gibi 10 gün süreyle Somali’de kalıp dönmüş kimse var mıydı bilemiyorum. Ama Cengiz’in basın toplantısında dile getirdiği önemli tespitler, öneriler ve verdiği mühim bilgiler var.

Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Av. Mehmet Cengiz’in dün yaptığı basın toplantısından bazı paragrafları birlikte okuyalım:

Cengiz, Somali’de çalışmayan bir hastaneyi işletmeye aldıklarını, bahçesine bir sahra hastanesi kurduklarını, bin kişilik gıda yardımı dağıttıklarını ve 5 su kuyusunun açılması için de çalışma başlattıklarını bildirdi.

Somali’de yürüttükleri yardım faaliyetleri hakkında bilgi veren Cengiz, 9-19 Ağustos tarihleri arasında Somali’deki 4 kampı gezdiklerini ve incelemelerinin ardından Somali’de çalışmayan bir hastaneyi devralarak, tamirat ve tadilat işlerini yapıp, işletmeye başladıklarını söyledi.

Hastanede 2 doktor, 3 hemşire ile kamplardan taşıdıkları 70 ağır vaka çocuğa sağlık hizmeti verdiklerini anlatan Cengiz, ayrıca hastanenin bahçesine de bir sahra hastanesi kurduklarını ve burada 1550 çocuğun acil tedavisini yaptıklarını, ancak bunlardan 2′sinin hayatını kaybettiğini anlattı.

Cengiz, bu çocukların kaderini paylaşan binlerce çocuğun doktorsuzluk, ilaçsızlık ve çaresizlikten adeta ölümü beklediklerini ifade ederek, hastane için aylık 8 bin dolar doktor ve hemşire, 15 bin dolar da ilaç gideri olmak üzere bütçe oluşturulduğunu bildirdi.

Her ay 15-20 bin dolarlık ilaç ihtiyacı bulunduğuna işaret eden Cengiz, ilaç ihtiyacının karşılanması için ilaç firmaları ve ecza depolarıyla yazışmalara başladıklarını kaydetti.

Cengiz, ayrıca Somali’de bin kişilik gıda yardımının yanı sıra 500 aileye adak kurban eti dağıttıklarını, su kuyularının açılmasına başlandığını ve 3500 dolar maliyetli 5 kuyunun yeniden açılması için çalıştıklarını söyledi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın depolarında da 2800 ton gıda bulunduğunu ve dernek olarak onların depolarındaki gıdanın dağıtımına ilişkin de protokol yaptıklarını belirten Cengiz, bu yardımın yıllık maliyetinin 1 milyon dolar olduğunu belirtti.

-”YARDIM KAMPANYASI SÜRÜYOR”-

Cengiz, derneğin Somali için başlattığı yardım kampanyasının da devam ettiğini anımsatarak, ”Ayni ve nakdi yardımlar, fitre ve zekatlar verilebiliyor. Somali’ye buradan gıda götürmenin mantığı yok. 10 bin dolarlık gıda satın aldık. Bu gıda bin kişinin bir aylık gıdasına karşılık geldi. Bir kargo uçağı 40 ton gıda taşıyor ve bir uçağın gidişi 80 bin dolar. O nedenle gıda maddelerinin Somali’den satın alınması hem daha ekonomik, hem de oranın ekonomisine de can suyu verecek. Orada gıda var. Bağışları nakit toplayarak oraya yardım götürecek kuruluşların projelerinin hayata geçirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Mehmet Cengiz, 10 milyon nüfusu bulunan Somali’de 400 doktor bulunduğunu ve bunların çok azının da ihtisas sahibi olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

”Türkiye’den mutlaka Sağlık Bakanlığı’nın yanı sıra gönüllü doktorlar götürülmeli. Verilecek sağlık hizmetleriyle ölümlerin önüne geçilmesi lazım. Biz mutlaka Türkiye’den gönüllü doktorları Somali’ye götürmek istiyoruz. Oraya götüreceğimiz doktorların vize ve uçak biletlerini dernek olarak karşılayacağız. Bayram tatilini tatil beldesinde veya memleketlerinde ailelerinin yanında geçirmeyi düşünen doktorlar, bayram tatili tadında Somalili çocuklar için hizmet verebilirler. Somali’de kadın uzman doktoru hiç yok. Çocuk doktoru yok denecek kadar az. Orada çocuk, kadın ve göz doktoru ihtiyacı var.”

Ölümlerin önüne geçilebilmesi için bir aşı kampanyası da düzenlenebileceğini, ancak bunu Sağlık Bakanlığının yapabileceğini ifade eden Cengiz, orada en az 60 hastane kurulması gerektiğini söyledi.

Cengiz, dernek olarak orada en öne çıkan sağlık projeleri kapsamında 5 doktor, 5 hemşire ve 8 yardımcı sağlık personeliyle birlikte 500 kişiye sağlık hizmeti sunulacağını ve bunun da yıllık 200 bin kişiye sağlık hizmeti sunmak anlamına geldiğini dile getirdi.

Cengiz, hastanenin tüm işletme giderleri, doktor, hemşire, yardımcı sağlık, elektrik, su ve ilaç giderlerinin Deniz Feneri Derneği tarafından karşılanacağını ve yıllık bütçesinin de 300-350 bin dolar olduğunu bildirdi.

”ELBİSE İÇİN KUMAŞ BAĞIŞI KAMPANYASI”-

Hastanede tedavi göre çocukların elbise ihtiyaçlarını karşılamak için bir kereye mahsus olmak üzere Mogadişu’dan elbise satın aldıklarını, ancak Türkiye’de kumaş bağışı için kampanya başlatacaklarını bildiren Cengiz, eğer imkânları elverirse teknolojisi geçmiş dikiş makinelerini de kampanya ile toplayıp, orada bir dikiş kursu düzenlemeyi planladıklarını anlattı.

Cengiz, Somalililerin burada hem meslek öğreneceklerini, hem 3-5 aileye gelir kapısı olacağını, hem de bu merkezde çocuk, kadın ve erkek elbisesi üreterek, dağıtmış olacaklarını kaydetti.

Somali’de nitelikli insan gücünün yok denecek kadar az olduğunu, güvenlik nedeniyle bu insanların yurt dışına kaçtığını anlatan Cengiz, güvenliğin sağlanarak, hem bu insanların ülkeye getirilmesi, hem de liman ve balık işletmeciliği gibi alanlarda eğitim projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Somali’deki kampların yaşama kampları değil, adeta ölüm kampları olduğunu ve kısa zaman içinde bu kamplarda toplu ölümlerin görülmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Cengiz, ”Tifo, kolera, tüberküloz en tehlikeli hastalıklar. Bu ölüm kamplarından bu insanlar taşınmalı, ara bölgelerde daha yaşanılabilir kamplar oluşturulmalı. Türkiye bu çalışmalara öncülük yapmalı. Bu kamplarda yaşayan insanların su ve gıda ihtiyacı karşılandıktan sonra köylerine ve daha yaşanılır yerlere taşınması için geri dönüş projesi yürütülmeli” dedi.

-”KAMPLARA TÜRKİYE’DEN İL İSMİ VERİLMELİ”-

Dernek Başkanı Cengiz, ayrıca çok karışık ve iç içe geçmiş olan, hiçbir istatistiki bilgi bulunmayan kamplara Türkiye’den il isimleri verilerek, hem bu illerden yardımların bu kamplara yönlendirilebileceğini, hem de her bir kampta kaç kişi yaşıyor, özürlü, çocuk, yaşlı sayısı, nerelerden geldikleri gibi bilgilerin toplanmasına yönelik çalışmalar yapılabileceğini söyledi.

Cengiz, Somali’ye hem Türk hükümetinin hem de sivil toplum kuruluşlarının yürüttükleri yardım çalışmalarının çok önemli olduğunu ve takdirle karşılandığını belirterek, şunları kaydetti:

”Somali insanı çaresizliğe mahkûm edilmiş. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu ziyareti tarihi bir başlangıç. Bu ziyaret Somali halkı için bir milat olacak ve bu teveccüh tüm İslam ülkelerine yayılacak. Mutlaka İslam ülkeleri Türkiye’nin açtığı bu kapıdan girmeli ve Somali’yi el birliğiyle ayağa kaldırmalı. Somali’deki güvenlik problemi mutlaka çözülmeli. BM’den önce Somali’ye İslam ülkeleri barış gücü gitmeli, belki Türk ordusu İslam Barış Gücü’ne öncülük yapmalı. Dernek olarak ilk periyotta en az bir yıl Somali’de kalacağız. Türkiye’nin açtığı kapı, bizim Somali’de yıllarca kalmamızın ve hizmet etmemizin gerekliliğini ortaya koyuyor.”

gumuslale@gmail.com

 

  

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.