Tartışmalar erken seçimi gündeme getirebilir

xxx135

Anayasa değişikliği gibi gizli oylama gerektiren konularda parti yönetiminin isteğinin tersi sonuçların ortaya çıkmasının yadırganacak yanı yoktur. Hatta, milletvekillerinin vicdanlarının sesine kulak vermesi olarak da nitelendirilebilir. Liderlerin her dediğinin olmadığını göstermesi bakımından da anayasa değişiklik paketinin parti kapatma ile ilgili maddesinin yeterli oyu alamayarak paketten düşmesi bu yönüyle ülkemizdeki demokratik sistemin oturmuşluğunu gösteriyor şeklinde de değerlendirilebilir. Ancak, demokratikleşme yönünde AK Parti'nin 7 sene sonra da olsa ilk defa ciddi bir adım atmış olması ve bu adımın kendi içindeki karşı çıkış sebebiyle geri çekilmesi doğrusu sürpriz bir gelişme olmuştur.

Bu köşenin sürekli okuyucularının hatırlayacağı gibi anayasa değişiklik paketi gündeme geldiği ilk günlerde parti kapatma davasının açılabilmesinin Millet Meclisi'ne bırakılmasını sakıncalı bulduğum için karşı çıkmıştım. Bunun ileride Millet iradesinin tecelli yeri olan TBMM'yi yıpratacağını düşünmüştüm. O yazılarımda kendimce sakıncalı bulduğum hususları da sıralamıştım. Bunun içinde parti kapatma davası açılabilmesenin Millet Meclisi'nin onayına bırakılmak yerine kapatmayı zorlaştırıcı hükümler getirilmesi teklifinde bulunmuştum. Çünkü, yargının yasamaya müdahalesi nasıl sakıncalıysa yasamanın da yargıya müdahalesinin doğru olmayacağını belirtmiştim. Getirilen değişiklik teklifinde grubu olan partilerden 5'er üyenin katılımı ile bir komisyon kurulması ve savcılığın kapatma davası açma iznini bu komisyonun karara bağlaması öngörülüyordu. İlk bakışta adaletli bir teklif gibi görünmesine rağmen söz gelimi bu günkü TBMM aritmetiği dikkate alındığında grubu bulunan 4 partiden 5'er üyenin katılımı ile komisyon oluşacak bu komisyon kapatma davasının açılmasına ya 'evet' ya da 'hayır' diyecekti. Anayasa değişiklik paketinin görüşülmesinde grubu bulanan AK Parti dışında kalan diğer üç partinin ittifak oluşturduğu düşünülüğünde iktidar partisi için gelecek izin talebi için nasıl bir sonuç çıkabilirdi? Partilerin kapatılmasını zorlaştırmak için getirilen bir anayasa değişikliğini reddeden partiler acaba kapatma davasının açılması talebine "Evet" diyerek iktidar partisinin kapatılması yolunu açmazlar mıydı?

Elbette varsayım ve bazı tahminlere dayanarak kesin karar vermek hem mümkün değildir hem de doğru olmaz. Biz sadece anayasa değişiklik görüşmeleri boyunca ittifak oluşturan partilerin böyle bir kapatma talebi karşısında benzer bir ittifakı oluşturmalarının ihtimal dahilinde olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Artık olan olmuştur ve madde düşmüştür. Bu noktadan sonra madde üzerinde tartışmanın anlamı yoktur ama elbette iktidar partisini böylesine tökezletenlerin kimler olduğu üzerine tahminler sürüp gidecektir. Kimileri, "AK Parti içindeki harekete geçen Ergenekon şebekesini" aramaya çıkacak kimileri "AK Parti'deki Brütüslerin" peşine düşecek kimileri de "Derin devletin AK Parti'yi yardığını" düşünerek bunlara ulaşmaya çalışacaktır. Ancak bu noktada anayasa değişiklik paketinin görüşmelerinin bitmediğini unutmamak, bunun içinde ithamlarda ölçünün kaçırılmaması gerekiyor. Çünkü, ithamlar ağırlaştıkça parti kapatma ile ilgili maddeye hayır diyen AK Partililerin kendi aralarında kenetlenmesine yol açılabilir. Bu bakımdan Başbakan Erdoğan'ın oylamanın ardından yaptığı ilk açıklama ve ilk tepki demokratik olgunluğun bir göstergesi olmuştur ama medyada yansıyan yukarıdaki nitelendirmeler Başbakan'ın tepkisini aşan boyutlardadır. Adeta maddeye karşı çıkanlara karşı bir savaş açmak anlamına gelmektedir. Hemen belirteyim ki şahsen anayasa değişiklik paketinin fire vermeden Parlamento'dan geçmesi ve halkın oyuna sunularak son sözün millete bırakılmasından yanayım. Bu bakımdan maddenin reddi benim açımdan sürpriz olmuştur. Ancak, olaya 'Olanda hayır vardır' anlayışı ile yaklaşmak bunda sonraki gelişmeleri kontrol altında tutmak açısından önemlidir. İşin bir başka boyutu daha var ki o da bu gelişmeler bu sene içinde bir erken seçimi de gündeme getirebilir. Bunu söylemek için vaktin erken olduğu söylenebilir ama eğer olay parti içinde Derin devlet uzantılarını bulma noktasına gelir ve bunun için mücedele başlatılırsa erken seçim kaçınılmaz olabilir.