Tat Hücreleri.......

Hakan ÖZDENER

Tat Hücrelerinin Vücut Dışında Hücre Kültüründe Üretiminin İnsan Sağlıgına Katkıları -1

Herkesin çok iyi şekilde bilebileceği gibi ağzımızdaki tat duyusu çok basit diş sağlığı bozuklukları ve gribal enfeksiyon hastalıklar başta olmak üzere bir sürü iyileşebilen hastalıklar olmak üzere, sigara içen insanlarda bile değişebilmektedir. Tat duyusu değişiklikleri ayrıca yaşlılık, Parkinson, Alzheimer ve AIDS hastalığı gibi sinir sistemi hastalıklarında da sıklıkla görülmektedir. Tat duyusu kaybı veya değişikliği özellikle sinir sistemini tutan hastalıklarda bu kalıcıdır.  Bir ihtimal de, bu hastalıkların ilk bulgusu tat duyu kaybı olabilir. Tat duyu kaybı uzun süre içinde geliştiği için insanların çoğu bu kaybın oluştuğunu anlamamaktadır. Tatları doğru algılayamadığı halde yiyecek ve içeceklerin tadın aldığını zannetmektedirler. Ayrıca kemoterapi veya radyoterapi alan kanser hastalarında sıkça görülen azalmış iştah, ağız tadındaki azalma ve değişikliklerin sonucunda beslenme bozuklukları sık olarak görülmektedir. Bu durum, hastaların genel durumunu daha da kötüleştirmek ve acılarını artırmaktadır.  

İnsan sağlığı açısından öneminden dolayı bu yazımızı ve gelecek yazımızı tat hücrelerinin insan için önemi ve tat hücrelerinin vücut dışında hücre kültürü ortamında üretilmesinin insan sağlığı ve gıda endüstrisine yapabileceği katkılardan bahsedeceğiz.

Tat hücreleri insan vücudunda dil üzerinde bulunan ve tat duyusunu sağlamakla özelleşmiş ve görevli hücrelerdir. Son zamanlara yapılan detaylı bilimsel çalışmaların sonucunda tat hücrelerinin mide-barsak sistemindeki çeşitli organlarda (karaciğer, ince barsak, vd) da bulunabileceği gösterilmiştir. Fakat, dil haricinde bulunan tat hücrelerinin fonksiyonları tam olarak henüz anlaşılmamıştır.   

Tat duyusu algısı tahmin edeceğimizden çok daha karmaşık bir süreçtir. Bunu anlamanın en çarpıcı örneği ise, insanlara herhangi bir “tat” duyusunu tarifini sorduğumuzda alacağımız bir cevaptır. Hele özellikle aynı tat molekülünün (örneğin, tuz) birden fazla insana verildiğinde alınan cevablardaki farklılık, deneyde kullanılan insan sayısı kadardır. Çünkü, tat duyusu, koku duyusu ve öğrenme ve hafızanın ortak çalışmasının sonucudur. 

Tat hücrelerinin en büyük özelliklerinden biri de, çok karakterli olmasıdır. Hücre olarak, epitelyal hücre yapısında olmakla birlikte sinir hücresi karakteri de taşımaktadır. Sinir hücrelerinin üremesi ve tamiri normal şartlarda çok zordur, hatta imkansız olarak kabul edilmekle birlikte, tat ve koku hücreleri bunun istisnasıdır. Tat hücreleri sinir hücrelerinin vucud dışına açılan penceresidir.  Ortalama her 15 - 20 günde bir sınırlı sayıda üreme kapasitesi bu hücrelerin sinir hücre karakterine çok özel bir karakter kazandırmaktadır.  Diğer önemli özelliği ise, tat hücrelerinin dört ayrı tipe sahip olmasıdır. Tat hücreleri arasındaki bu farklılık sadece yapısal değil, fonsiyonel farklılıkları da içermektedir. Değişik tipteki hücreler farklı sinyal ve tanıma sistemlerine sahiptir. İlgiçtir ki basal hücre (tip 4) diye adlandıran hücreler “kök hücre” karakterine sahiptir. Bu basal hücreler gelişim sırasında 3 ayrı hücre tipine dönmektedir. Yani basal hücreler sürekli sinir hücreleri karakteri taşıyan fonksiyonel hücreler üretmektedir.  Ama Merkezi Sinir Sisteminde sinir hücrelerinin üremesi hemen hemen hiç yoktur. Tat hücrelerin gelişiminin aydınlatılması bu açıdan çok önemlidir. Çünkü, sinir hücrelerinin gelişimi hakkında bilgilerimiz çok az ve mevcut deneysel teknolojiler sinir hücrelerinin gelişimini aydınlatmamıza yeterli değildir. Malesef sinir hücreleri (nöron) vucud dışında üretimi de bu sebeblerden dolayı gerçekleştirilememiştir. Sinir hücrelerinin harabiyeti ve/veya fonksiyon bozukluğu ile seyreden Parkinson, Alzhemier ve Multiple Skleroz gibi sinir sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisindeki problemlerin ve başarısızlıkların temelinde sinir hücrelerinin gelişim ve tamiri konusundaki bilgilerimizin azlığı yatmaktadır. Tat hücrelerin vücut dışında üretiminin sağlanması bize bu konuda yeni ufuklar kazandıracaktır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.